25/08/2002 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Yazarlar
25.08.2002
Oktay EKŞİ
Seçmece partiler var...
  
oeksi@hurriyet.com.tr
 

MECLİS'te milletvekili transfer etmek için ‘‘pazar’’ kurulduğunu biliyorduk ama, Tanrı biliyor, ‘‘siyasi parti pazarı’’ndan haberimiz yoktu.

Adam önce ‘‘şirketlerinin 46'ncı kuruluş yıldönümü’’ gerekçesiyle Anadolu'nun çeşitli şehirlerinde İbrahim Tatlıses'li açık hava konserleri düzenleyip Tatlıses'e refakat ediyor.

Sonra Tatlıses'i dinlemeye gelen binleri kamuoyuna, ‘‘genç lider için gelmiş’’ gibi yutturmaya kalkıyor.

Öyle ya... Türkiye'de büyük bir siyasi hareket yaratmak için kitleleri çekmek lazım.

Sonra 10 Temmuz günü -şirketlerin her yılına bir kişi hesabıyla- 46 kişiyle bir siyasi parti kuruyor.

Ama o Tatlıses hayranlarını ara ki bulasın...

Yirmi gün sonra yani 1 Ağustos 2002 günü partiyi feshediyor.

Ama o sırada sahibi bulunduğu basın organları sanki parti hálá varmış ve seçime girme hakkına sahipmiş gibi yayın yapıyorlar.

Siyasi yaşamımıza genç, dürüst ve ahlaklı bir lider girdi ya... Herkes oy vermek için merakla bekliyor. Genç liderin partisi seçime girecek mi girmeyecek mi?

Derken Hasan Celal Güzel'in Kasım 1992'de kurduğu, Anadolu'da yeterince örgütlendiği için seçime girme hakkına sahip ama seçime girecek kadar takati olmayan Yeniden Doğuş Partisi'ne talip oluyor.

Öyle ya... Siyasi partilerin ülke sorunlarını çözmek için ne gibi politikalar izleyeceklerini belirleyen parti programı ve tüzüğü yirmi günlük partininkiyle ister uyumlu olsun ister uyumsuz... Hiç önemli değil.

Örneğin yirmi günlük partinin tüzüğü ‘‘Atatürk ilke ve inkılaplarına sonuna kadar sahip çıkmak ve hayata geçirmek’’ taahhüdünde bulunduğu halde Hasan Celal Güzel'in Yeniden Doğuş Partisi programında kendisini, ‘‘Hak'ka ve halka dayanan bir siyasi oluşum’’ diye tanımlamış...

Bunlar için fark etmiyor.

Yirmi günlük parti ‘‘vakıf’’ kavramına hiç önem vermemiş hatta onu yok saymış. Oysa Yeniden Doğuş Partisi ‘‘Vakıflar Genel Müdürlüğü özerk bir, ‘Milli Vakıflar Kurumu' haline getirilecek’’ demiş. ‘‘Diyanet İşleri Başkanlığı'nı devletten koparmayı’’ taahhüt etmiş. Çünkü Güzel, merhum Turgut Özal’ın dini vakıflar kurdurarak laik Cumhuriyeti tahrip etme yönünde ne kadar mesafe aldığını ve Diyanet İşleri'nin devlet bünyesinde olmasının amaçlarını nasıl engellediğini biliyordu.

Birbirine bu kadar zıt iki partiden biri ötekine nasıl iltihak eder?

Öteki söylentileri dile getirmek istemiyoruz. Çünkü bize inandırıcı görünse de ‘‘Yeniden Doğuş Partisi'nin 35 milyar lira tutarındaki borçları ödendi. Yöneticilerden dördüne 100'er bin dolar ödendi’’ türünden iddiaları muhatapları tekzip etti.

Ama böyle bir maskaralığın daha önce ne tanığı olduk ne de bir örneğinin başka bir ülkede yaşandığını okuduk.

Buyurun... Ülkeyi kurtaracak lider oylarınızı bekliyor.


Oktay EKŞİ
Tüm yazıları
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Ne güzel abimizdin sen Hamza abi
 
    Ali Atıf BİR
  İtiraf ediyorum öğrencimdi
 
    Ayşe ARMAN
  Kader utansın ben Londra'da siz e-posta'larla burada...
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  Mızıkçı generali neden yazmadılar
 
    Bekir COŞKUN
  Çalıntı memleket
 
    Doğan HIZLAN
  Bu ödül ‘bon pour l’orient' değildir
 
    Doğan ULUÇ
  Türklere düşmanlık gına getirdi
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Hoşçakalın
 
    Ferai TINÇ
  Kürtler ve Türkler birbirine güvenmeli
 
    Gila BENMAYOR
  Leni’nin altıncı hayatı
 
    Yurtsan ATAKAN
  Bilişim devletin muhabbet tellálı
 
    Murat BARDAKÇI
  Adlon’da, Vahideddin’in yaveri olarak kalmıştı
 
    Pakize SUDA
  Seks yazıları
 
    Sedat ERGİN
  Baykal’dan Cumhurbaşkanı ve YTP’ye kritik mesajlar
 
    Tahir Perek
  ‘Nereden Buldun’ ertelenecek mi?
 
    Tuğrul ŞAVKAY
  Piresiz çarşaf bilmem nesiz hela olursa turizm endüstrisi de olur
 
    Uğur CEBECİ
  F28 kuleden atılacak
 
    Yalçın BAYER
  Tayyip'in arkadaşı Duran'ın öyküsü
 
    Mehmet YAŞİN
  Konya: Bozkırın çocuğu
 
    Özdemir İNCE
  Osmanlı modeli
 
    Oğuz ARAL
  Ölmeden duramayan bir millet
 
    Korkut GÖZE
  Gül ve diken
 
    Vedat OKYAR
  Yine beğendim
 
    İbrahim Bilik
  Puroyu buzdolabından çıkardıktan sonra ısınmasını bekleyin
 
    Sevgi'nin Diviti
  Kimler geldi, kimler geçti?
 
    Serdar TURGUT
  Konuşmayan bir o kalmıştı
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com