25/08/2002 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Anasayfa Son Güncelleme 22:32
25.08.2002
Bahçeli: HADEP'le ittifak sorumluluktur

MHP Genel Başkanı, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, HADEP'i Meclis'e taşıyacak bir siyasi partinin, HADEP'in sorumluluğunu birçok yönüyle üstlenerek Meclis'e gelmesi gerektiğini belirterek, ''Meclis'e taşıdıktan sonra, 'ben yokum' demek olmaz'' dedi.

MHP Genel Başkanı, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, TV8'de canlı olarak yayınlanan ''Pazar Oniki'' programında, gündemdeki konulara ilişkin soruları yanıtladı.

Bir soru üzerine Bahçeli, seçimden kaçmanın hiçbir anlamının bulunmadığını, millet iradesine güvenmek gerektiğini belirterek, hükümetin yapabileceği en son ve anlamlı görevin, ülkeyi sağlıklı ve huzur içinde seçime götürmek olduğunu kaydetti.

Terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan'ın F tipi cezaevine nakledilmesi gerektiği yönündeki görüşlerinin anımsatılması üzerine Bahçeli, ''Devlet cezaevinde bir mahkumu koruyamıyor da onu bir adada saklarsa mı koruyacak, böyle bir devlet olur mu?'' diye sordu. 

Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

''AB'nin bu talepleri doğrultusunda Öcalan'ın İmralı'da kalması isteği siyasi bir taleptir. Orada kalması, PKK veya canibaşına ayrıcalıklı bir statü vererek, Türkiye'de belli hedefleri aşamalı gerçekleştirmek için kullanılması halidir. Ayrıcalıklı bir statüden çıkması lazım. Kendisi ile mücadele veren PKK militanları F tipi cezaevinde yatıyor, onların can güvenliği orada sağlanıyor da onların örgüt başı olan kişi, kendi elamanlarından daha mı korkak ki F tipi cezaevine gelmen çekiniyor.''
   
''MÜZAKERE TAKVİMİ ALMAK MÜMKÜN DEĞİL''
    
Türkiye'nin AB üyeliğine ilişkin soruları da yanıtlayan Bahçeli, Türkiye'nin müzakere takvimi almasının mümkün olmadığını belirtti. 

AB treninin, Türkiye etrafında dolaştığını ancak 40 yıldır Türkiye'ye girmediğini ifade eden Bahçeli, şöyle devam etti:

''Bize önce takvim, tarih verin, geriye kalan konuları müzakere edelim. Her denileni yapmakla uğraşan Türkiye değil, kendi düşüncelerini de karşılıklı görüşmeyle bir uzlaşmaya vardıran Türkiye olalım. Bu anlatımı sağlayacak Türkiye'de çok insan var. Bu insanları,AB'nin her ülkesine gönüllü elçiler olarak göndersem, 3 tane PKK militanının, Dışişleri Bakanımız'ın bulunduğu bir yerde, eylem yaparakderdini anlatabildiği bir ortamda, Türkiye bu kıymetleri ile neyi anlatamıyor? Bunları yapmadığımız takdirde, (AB bunu istiyor, yerine getirelim...) AB Kıbrıs ile ilgili düşüncelerini açıkladığı vakit, yine bu Meclis toplanıp, Kıbrıs'ı da mı verecek acaba? Bu sorunun cevabını bulmak lazım. Kırılma noktası da Kıbrıs olacaktır.''
   
''BİR YERDE BİR ÇARPIKLIK VAR''
    
Başörtüsü konusunda bir soruya karşılık Bahçeli, başörtüsü sorununun, çözülmesi gerekirken, siyasetin iç tüketim malzemesi halinegetirip, çözümsüzlükten beklenen siyasi anlayışın Türkiye'yi felakete götüreceğini kaydetti. Bahçeli, bu konunun, akılcı, uzlaşmacı bir yolla çözülmesi gerektiğini vurguladı.

Bahçeli, devletin, sağlık, eğitim ve adalet hizmetlerini karşılamak zorunda olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Siz, sağlık ve adalette bunları sunuyorsunuz, bir tanesinde ayırım yapıyorsunuz. Bu da siyasetin malzemesi haline dönüştüğünde, bundan da yararlanan çevreler ortaya çıkıyor. 3-5 kişiyken, siyasetin simgesiyle, inansa da inanmasa da -ki büyük çoğunluğunun inanarak taktığına inanıyorum- bir siyasi grup oluşturuyorsunuz. Bunu devletiyle çakıştıran bir konuma getiriyorsunuz. Bundan kimsenin yararsağlayacağı yok. Eğitim amacı ile gelmiş, siyasi amaç peşinde koşmuyor, eylemlere girmemişse, onu ayırdedecek olan devletin güvenlikgüçleri vardır. Aynı düşünceyi taşıyan erkek olarak okula gidiyor, sakınca görmüyorsunuz. Hanımefendi olarak girdiği vakit bunda tehlike görüyorsanız, bir yerde bir çarpıklık var. Bu çarpıklığı çok uzatmanınbir anlamı yok. 

Seçim dönemlerinde, bazı siyasilerimiz, 'verdiğiniz sözü tutmuyorsunuz)'diyorlar. Biz sözümüzün arkasındayız. Verdiğimiz sözü, kendilerinin siyasi istismarı gibi anlıyorsa, biz orada yokuz. Öyle bir şey Türkiye'yi ateşe sokmaktır.''

Bahçeli, seçim ittifaklarına ilişkin bir soruyu yanıtlarken de HADEP'i Meclis'e taşıyacak bir siyasi partinin, HADEP'in sorumluluğunubirçok yönüyle üstlenerek Meclis'e gelmesi gerektiğini, Meclis'e taşıdıktan sonra, ''ben yokum'' demenin olmayacağını söyledi.

 
(aa)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com