|
TÜRKİYE'de yalakalar tarafından estirilen AB rüzgárı biraz olsun dindi. Meclis'ten tek taraflı yasalar çıkarıldı. Taşeronluğunu ANAP, AKP ve DYP'nin yaptığı AB olayının sonucunu merakla bekliyoruz.
AB'nin çok önemli ve olmazsa olmaz kuralları var:
Ülkelerin demokratik rejimi değişmez, toprak bütünlüğü güvence altındadır. Bu doğrultudaki yayın ve girişimlere AB'de göz yumulmaz.
Yani herhangi bir AB üyesi ülke, diğer ülkelerdeki rejimi değiştirmek, ya da toprak bütünlüğünü bozmak için çaba harcamaz, başkalarına harcatmaz.
Peki Almanya'da bu açıdan durum nasıl?
PKK'nın yayın organı olan gazete Almanya'da özgürce yayınlanır ve her gün Türkiye aleyhine yazılarla doludur. Türkiye'nin belli yerlerini ‘‘Kürdistan’’ olarak tanımlar.
Almanya buna göz yumar, görmezden gelir.
Türkiye'deki terör örgütlerinin önde gelenleri, başta Belçika, çeşitli AB ülkelerinde ellerini kollarını sallaya sallaya dolaşırlar.
***
Cemalettin Kaplan isimli din tüccarı öldü. Oğlu Metin Kaplan ve örgütü, Almanya'da özgürce çalışıyorlar. Metin şimdi hapiste. Adam öldürmeye teşebbüs suçundan yargılanıyor.
Bu örgüt Almanya'daki saf vatandaşlardan para toplar ve elebaşıları krallar gibi yaşar. Bunların bir de gazetesi vardır. Nerede? Türkiye'de değil ya, elbette Almanya'da!
Bu gazetenin her sayısında Türkiye Cumhuriyeti'ne, Atatürk'e sövülür, laik rejimin devrilmesi için yayınlar yapılır.
İşte bir manşet:
‘‘Türkiye'de Kur'an Anayasa, Şeriat Kanun, Halife Devlet Başkanı iken dünyada birinci idik.’’
Var mı böyle şeyleri Almanya'da özgürce yazmak?
Almanya'da bir gazete ‘‘Bu ülkede Hitler varken her şey güzeldi, dünya birincisi idik’’ diye yayın yapabilir mi? Yaptırırlar mı?
***
Almanya'da özgürce yayınlanan aynı şeriatçı gazeteden birkaç örnek daha:
‘‘Dünya, Mustafa Kemal gibilerin zalimliğine şahit oldu, zulümleriyle çalkalandı. Bunlar katliamlarından dolayı hesaba çekilmediler...’’
‘‘Köhne Türkiye Cumhuriyeti dikiş tutturamıyor. Müslüman millet yeniden İslam'a, Şeriat'a sahip çıkmalı ve bunları yürürlüğe getirmelidir.’’
‘‘Gelin bir ve beraber olalım. İslam aynı zamanda devlet olsun. Müslümanların esaret ve çilesi bitsin. Put (Atatürk) rejimiyle uzlaşmayın.’’
***
Türkiye aleyhine PKK Almanya'da özgürce yayın yapar, şeriatçı Almanya'da yayın yapar.
Laik rejime, Atatürk'e, Türk ordusuna sövülür.
Kürtçü ve şeriatçı, Cumhuriyet rejiminin yıkılması gerektiğini Almanya'da savunur.
Bu nasıl bir ülkedir ki, bütün bunlara göz yumar.
Hangi AB ülkesinde, bir başka ülke hakkında bu tür yayınlar yapılır? Buna kim bir tek örnek verebilir?
Ama işin içinde Türkiye olunca atış serbesttir, her şey özgürdür!
Avusturya seçimlerinde Haider isimli aşırı sağcı bir parti başkanı halkın oylarıyla başbakan olduğunda, kıyameti koparıp adamı alaşağı ettiren bu AB değil miydi?
Aynı çatı altında böylesine çifte standart nasıl oluyor?
***
Fakat kabahat onlarda değil, bizde. Türk devleti bu yayınları sessizce izledikçe, tavır koymadıkça, Alman devleti indinde sürekli protesto edip sona erdirmedikçe, bu rezalet sürüp gidecek.
Sadece devlet değil, öte yanda da bizim AB yalakaları var. Teslimiyetçi, hiçbir pazarlık yapmadan, güvence almadan yasa çıkaranlar, onlara arka çıkanlar ve AB'nin bizi içine alacağı palavrasıyla toplumu ayakta uyutmaya kalkışan hipnozcular!
Türkiye kimlerle, nelerle kuşatılmış! Kimlerle, nelerle boğuşuyoruz!
Buna rağmen dimdik duruyoruz. Gerçekten güçlü ülkeyiz biz. |