Bahçeli, idam, anadilin öğretilmesi ve yayın hakkının gerçekleştirilmesine karşın AB'den müzakere takvimi alınamayacağını savunurken, "Üç konuya karşılık tarih alınacağı iddiaları doğru değildir. Bunun doğru olmadığını bizzat AB yetkilileri resmi kanallardan Türkiye'ye iletmişlerdir. Devletin resmi kayıtları ortadadır" dedi.
Devlet Bahçeli, partisinin Ar-Ge Merkezi tarafından çıkartılan "Türkiye ve Siyaset Dergisi"nde yayınlanan "Türkiye-AB İlişkilerinde Hayal ve Gerçek" başlıklı yazısında, 3 Kasım seçim kampanyasında kullanabileceği argümanlara yer verdi.
Bahçeli, Türkiye'nin AB'ye üyeliğini uzun zamandır gündemde olduğunu ancak somut adımların MHP'nin de içinde bulunduğu 57'nci hükümetin döneminde atıldığına dikkat çekti. Buna karşın MHP'nin mesnetsiz sözler, kasıtlı ve planlı eleştirilerle karşı karşıya kaldığını belirten Bahçeli, bu eleştirilere çok daha ağır karşılık verme haklarının olduğunu belirtti.
Hiçbir zaman sadece Avrupa Birliği'ni değil, herhangi bir uluslararası ilişkiyi ve projeyi bir 'iman alanı', bir 'mahkümiyet ilişkisi' olarak görmediklerine dikkat çeken Bahçeli, şöyle devam etti:
"Böyle bir uluslararası ilişki anlayışının, meselenin daha en başından teslimiyeti ifade edeceği, ilişkilerin tek taraflı olarak muhataplarımızın insiyatifine terk edilmesi anlamına geleceği yeterince açıktır. Türkiye milliyetçilerinin böyle bir yaklaşımı kabul etmesi ve bu tür bir politikayı benimsemesi tabii olarak mümkün değildir.
Buna ne denirse densin, bizim bu temel bakışımız ve kararımız kesindir ve değişmeyecektir.
'CENNETE YOLUCULUK ÇAĞRIŞIMI" YAPANLAR VAR'
Bahçeli, AB üyeliği tartışmaları sırasında Türk toplumunun çarpık ve yanlış bilgilendirildiği ve yönlendirildiğini belirterek, "Hatta AB trenini kaçırmama söylemi 'cennete yolculuk çağrışımı' yapan temel bir slogan haline getirilmiştir" dedi.
Bu süreçte MHP'nin AB cennetine yolculuğu engelleyen parti olarak gösterildiğini kaydeden Bahçeli, "MHP, AB cennetine yolculuk yapan ve hedefine varması için de çok kısa mesafenin kaldığı imajı yaratılan bir 'tren'in yolunu tıkayan parti konumuna sokulmak istenmiştir" diye konuştu.
TARİH ALINAMAYACAK
Bahçeli yazısında, AB yetkililerinin açıklamalarına da yer vererek, bu açıklamalardaki çelişkilerin altını çizdi. AB Karma Parlamento Komisyonu Başkanı Joost Lagendijk'in PKK ve KADEK'in AB törer listesine sokulması konusunda "alınmamalı ve alınmalı" şeklinde iki farklı tutum sergilediğini belirten Bahçeli, "Bütün bunları bir ay içinde aynı şahıs söylemektedir. Ortaya çok büyük bir ciddiyetsizlik va samimiyetsizlik ya da çok büyük bir oyunun oynandığı gerçeği çıkmaktadır" görüşünü savundu.
İspanya Dışişleri Bakanı'nın 'Türkiye özendirilmeli, Kopenhag kriterlerini yerine getirdiği takdirde müzakere tarihi verilmelidir' sözlerini anımsatan Bahçeli, bu sözlerin AB çevrelerinden tepki aldığını belirtti. Bahçeli, "Bu sözler AB bürokratları ve başta Almanya Başkanı olmak üzere diğer ülke yöneticileri tarafından tekzip edilmiş ve bu sözlerin Birlik yönetimini bağlamadığı söylenmiştir" dedi.
Bahçeli, Türkiye'deki AB taraftarlarının müzakere tarihinin alınmasını idamın kaldırılması, ana dilin öğretilmesi ve yayın hakkının sağlanması ön şartlarına bağlayarak aşırı beklenti yarattığını ifade ederken, bu ön şartların yerine getirlemesinin Türkiye'yi müzakere takvimine kavuşturmayacağını kaydetti. Bahçeli, "Üç konuya karşılık tarih alınacağı iddiaları doğru değildir. Bunun doğru olmadığını bizzat Avrupa Birliği yetkilileri resmi kanallardan Türkiye'ye iletmişlerdir. Devletin resmi kayıtları ortadadır" dedi.
3 KASIM VURGUSU
Bahçeli, erken seçimin bir AB referandumuna dönüştürülmesinin amaçlandığına da dikkat çekti. 3 Kasım seçimlerinde, AB konularının gerçekler temelinde ve her yönüyle tartışılacağını kaydeden Bahçeli, şunları söyledi:
"Bu gerçekleri Türk milletinden saklamak, bu oyunu sürdürmek imkanı artık kalmamıştır. Biliyor ve inanıyoruz ki, gerçekler gibi, Milliyetçi Hareket'in dürüst ve samimi politikası da balçıkla sıvanamayacak, milletimizin teveccühü giderek artacaktır."