Çelik, Parlamento'da düzenlediği basın toplantısında, bazı çevrelerin AK Partiyi uçlarda gösterme çabası içinde olduklarını savunarak şöyle devam etti:
''Meclis grubumuzdaki milletvekillerinin büyük bir kısmının eski FP'li olması, partimizin FP ve RP'nin devamı olduğuna dair delil olarak kullanılmaktadır. Farklılaşma malzemeden ziyade mimari tarz ve stille ilgilidir. AK Parti'nin 55 milletvekilinin 50'si eski FP'li olabilir. Ancak herkes şunu bilsin ki AK Parti'nin mimari projesi kesinlikle RP ve FP ile benzerlik bile arzetmez.''
Tayyip Erdoğan'ın, ''millet bu seçimde karşı takımı da hakemi de yenecektir'' şeklindeki sözlerini kasıtlı olarak yorumlayan bazı ard niyetli çevrelerin buradaki hakemin ''TSK'' olduğu yorumunu yaptıklarını kaydeden Çelik, şöyle devam etti:
''Bunun adı tek kelime ile fitnedir. Genel Başkanımızın buradaki hekemden kastı, beyan ve tavırları ile AK Parti'yi rejim karşıtı bir parti olarak gösterme çabası içinde olan, siyasette haksız rekabete yol açan bazı basın yayın kuruluşları, sermaye çevreleri, sözde sivil toplum örgütleri ve hakem olmadığı halde kendisini hakem zannederek sahanın kenarından yerli yersiz düdük çalan bazı yazar ve çiverlerdir.''
'İKİ BUÇUK PARTİLİ PARLAMENTO'
Çelik, 3 Kasım seçimlerinde, iki ya da üç partili bir sisteme doğru gidişi hızladıracak bir sonucun alınacağını da iddia ederek, ''Öyle anlaşılıyor ki, önümüzdeki dönem AK Parti parlamento çoğunluğunu elde ederek iktidar olacak, CHP ise barajı aşan ikinci parti olacaktır. Kıl payı barajı aşması muhtemel olan diğer bir partinide Meclis'teki varlığı ile iki buçuk partilik bir parlamento yapısı ortaya çıkacak gibi görünmektedir'' dedi.
ÇOLUK ÇOCUK PARTİSİ
Çelik, Erbakan'ın AK Parti'yi ''çoluk çocuk partisi'' olarak adlandırmasına ilişkin bir soruya özetle şu karşılığı verdi:
''Erbakan'a cevap vermeyeceğim. Ancak bu çoluk çocuk sözü çok fazla kullanılır oldu. Türkiye'nin 70 milyonluk nüfusunun neredeyse 40-45 milyonu genç bir nüfustur. Türkiye'de 38 milyon gencin seçilme hakkı yoktur. Avrupa ülkelerinin büyük çoğunluğunda hem seçme hem seçilme yaşı 18'dir. Gençlerin yönetimde söz hakkı teşvik edilmelidir. Bizim ülkemizdeki garipliği görüyorsunuz.
Özel asansörlerle ofislerinet aşınan insanlar bizi idare ediyor. Partimiz genç bir partidir ama başkanlık divanında yer alan milletvekilleri tecrübeli ve genç olmayan kişilerden oluşmaktadır. Türkiye'de gençlerimize güvenmek zorundayız. 38-40 yaşındaki insanları çoluk çocuk kabul ediyorsak bu ülke yanmış demektir. Erbakan kimi kastetti onu da net bir dille söylemiyor. Muhatabı biz miyiz bir başkası mı ona kamuoyu karar verecektir.''
Seçimlerin ertelenmesine yönelik girişimleri ''millet iradesinden korkmak'' olarak değerlendirdiklerini ifade eden Çelik, ''Eğer bu girişimler parlamento içinde yürütülüyorsa parlamentonun saygınlığına gölge düşürür. Yok eğer parlamento dışında yürütülüyorsa iyi niyetle izah edilebileceğini düşünmüyorum'' dedi.
Çelik, Kemal Derviş'in bugün CHP'ye katıldığını hatırlatarak ''sosyal liberal sentez'' anlayışını değerlendirmesini isteyen gazeteciye de şu karşılığı verdi:
''Bu sentezin ne olduğunu daha detaylı açıklamaları gerekiyor. Sayın Derviş ekonominin başındayken CHP'nin, Derviş'in uygulamalarını eleştirdiğini biliyorum. Sayın Derviş mi tövbekar oldu yoksa CHP'lilermi Derviş'in çizgisine geldiler bunu anlamakta güçlük çekiyorum. sayınDerviş'in Türkiye'de 17 ay boyunca uyguladığı politikalarda sosyal denilen bir kavram varsa o zaman biz sosyal kelimesinin manasını bilmiyoruz demektir.''