|
KEMAL Derviş'in CHP'ye katılışıyla merkez solda birleşme, bütünleşme yolunda dev bir adım atıldı.
Bu gelişme, ülkemizin yazgısını olumlu yönde etkileyecek kadar önemlidir.
AKP karşısında en güçlü parti konumundaki CHP'nin Derviş'in katılımıyla daha da güçlenmesi, hiç kuşkusuz toplumda bir rahatlama yaratacaktır.
Eğer Derviş ile Baykal büyük bir hata yapmazlarsa ve merkez soldaki seçmen bu birlikteliği iyi değerlendirirse CHP birinci parti olabilir.
Kemal Derviş her ne kadar politikayı bilmediğinden dem vurmuşsa da son seçiminde bu konudaki ustalığını ve gerçekçiliğini gösterdi.
Seçime iki ay kala örgütlenme için çabalayan bir hareket ile güçlü bir örgüte sahip köklü bir partinin arasındaki farkı, siyaseti bilmediğini söyleyen Derviş çok iyi değerlendirdi.
Güçlü bir iktidarın CHP ile yakalanabileceğini saptadı ve kararını ona göre verdi.
Artık merkez soldaki tartışmalar bir yana bırakılmalıdır.
Herkesin takkesini önüne koyup düşünmesi ve kararını ona göre vermesi gerekir.
Bu noktada yurtseverlik, kişisel ve partisel çıkarları aşarak hareket etmektir.
Bülent Ecevit'in inadı sürebilir.
Ama DSP liderinin tutumu, merkez solun birleşip bütünleşmesine engel olmamalıdır.
Bülent Bey, DSP'de eşiyle birlikte iki kişi kalsa bile birleşmeye sıcak bakmayacaktır.
* * *
Şimdi sıra merkez sağda.
ANAP ile DYP, yanlarına DTP'yi de alarak merkez sağda bir birliktelik oluşturmalıdırlar.
Bundan ne Tansu Hanım, ne Mesut Bey zararlı çıkar.
Tansu Hanım önce tek başına iktidar olma hayallerini bir tarafa bırakmalıdır.
Merkez sağın tek partisi olma hesaplarını da unutmalıdır. Çünkü gün, bu tip hesapların yapılacağı gün değil.
Tek başına AKP veya AKP-MHP iktidarı, Türkiye'nin 40 yıllık düşlerinin hüsranla noktalanmasına yol açabilir.
Avrupa Birliği ile ilişkiler konusunda ülkemizi çok kritik günler beklemektedir.
Biz bu kritik süreci AKP iktidarı veya AKP-MHP koalisyonuyla mutlu sona ulaştıramayız.
Mutlaka sandıktan çağdaş, dünyaya açık, ufku geniş, evrensel değerlere saygılı, uluslararası ekonomik kurallara uyum sağlayabilecek, demokrat bir hükümet çıkarmak zorundayız.
Üstelik bu hükümet, zor koşullar altında yaşam savaşı veren dar gelirli insanlarımızın durumlarını düzeltme konusunda büyük bir duyarlılık içinde olmalıdır.
Türkiye, merkez solda ve merkez sağda güçlü partiler oluşturamadığı, uç partileri iktidara ortak ettiği sürece siyasi kargaşadan kurtulamaz.
Halkımız bu bilinçle sandık başına gitmelidir.
Politikacılarımız da halkın işini kolaylaştıracak adımlar atmalıdır.
Bu nedenle merkez solda atılan adım çok önemlidir. Şimdi sıra merkez sağda.
NOT YORUM
Bu değirmenin suyu nereden?
BÜYÜK mahdum Burak Erdoğan ve eşi, İngiltere'de ekonomi okuyor. Küçük mahdum Bilal, Amerika'da Harvard'da master yapıyor. Kerimeler Sümeyye ile Esra, Amerika'da Indianapolis'te üniversite öğrenimi görüyor.
İyi güzel de, bu değirmenin suyu nereden geliyor? |