23/08/2002 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Gündem
23.08.2002
Emin ÇÖLAŞAN
İşte jurnaller!
  
ecolasan@hurriyet.com.tr
 

OSMANLI'nın sondan üçüncü padişahı Abdülhamit'in nasıl korkulu, kuşkulu bir yaşam sürdüğünü size dünkü yazımda anlatmıştım.

Cuma namazları hariç başını Yıldız Sarayı'ndan çıkaramayan Abdülhamit, öldürülme ve tahttan indirilme korkusuyla ülkede korkunç bir jurnal ve hafiye örgütü kurmuştu.

Kendisine her gün yüzlerce jurnal yağar, padişah bunları tek tek okur, jurnallerde adı geçen ve çoğu iftiraya uğrayan bu insanları ya imparatorluğun uzak bölgelerinde sürgüne gönderir, ya da içeri attırırdı.

Dünkü yazımda bazı jurnal örnekleri vermiştim. Bugün devam ediyorum:

- ‘‘Büyükada'da oturan saray tercümanlarından Maarif Nezareti (eğitim bakanlığı) mektupçusu Sırrı Bey, geçen cumartesi günü familyasıyla (ailesiyle) birlikte Burgaz adasına gitmiştir. Oradaki gazinoda karısıyla birlikte kahve içmişlerdir. Oradan kalkıp Hristos manastırına gitmişler ve familyasıyla alenen işret etmişlerdir (açıkça içki içmişlerdir). Akşam üzeri sarhoş oldukları ve İslam dinine yakışmayacak halde Hıristiyan ahali arasında rezaletle dönmüşlerdir’’.

- ‘‘Kolera münasebetiyle temizliğe dikkat olunmaktadır. Sarayın mutfak dairesinde bir takım aşçı, tablacı, hademe gibi şahısların merdiven altında gusul etmekte ve sabunla yıkanmakta oldukları öğrenilmiştir. Böyle daire aralarında pislik hasıl edilmesi, havanın temizliğini bozup sarayı humayun
(Yıldız Sarayı) içinde hastalık çıkmasına neden olabilir. Dün İsmet Paşa kullarının, koleraya inanmayan Hacı Hasan Paşa yanına gidip uzun müddet konuştuğu da arz olunur.’’

- ‘‘Başkátip Hasbi efendi kullarının iki elleri tuzlu balgam illetine müpteladır. Dairesinde otururken elleri bez ile sarılı ise de, sultan efendiler hazretlerine ders vermeye giderken
(bunları) çıkararak gidiyor. Halbuki istihbarata göre, adı geçenin hastalığı bulaşıcıdır.’’

- ‘‘Başyaver Mehmet Paşa kulları, üzerinde resmi elbisesi olduğu halde dünkü çarşamba günü Köprüden saat 8'de kalkan vapura Beşiktaş'tan binerek Sarıyer'e gitmişlerdir. Orada Mehmet Bey kullarının yalısına gitmiş ve kendisini bulamamıştır. Oradan, Sarıyer karakolhane karşısında oturan deniz albayı Nazif Bey kullarının yalısına uğramış ve Büyükdere tarafına giderek saat 3,5'ta bir sandala binerek döndükleri arz olunur.’’

- ‘‘Bugün Beyoğlu caddesinden geçen kişilerin isimleri aşağıya arz edilmiştir...’’

- ‘‘Eski Sadrazam
(başbakan) Sait Paşa hazretleri bugün Kartal'a gelerek akşama kadar gezdikten sonra döndüğü arz.’’

- ‘‘Bayram nedeniyle bazı ev ihtiyacını almak için iki gece kadar İzmir'e gittiğimde duymuş olduklarımı arz ediyorum: Aydın Valisi Kamil Paşa bir hafta kadar hasta imiş. Bu hastalık, doktorunun ifadesine göre zeytinyağlı ve yoğurtlu karnıbahar yemesinden ve yatak odasındaki camların kırık olması nedeniyle gece soğuk almasından ileri gelmiş. Bayram günü öğleye kadar ziyaret kabul eyledikten sonra yine hareme girmiştir.’’

- ‘‘İzmir valisinin oğlu, mektupçu muavini Kenan ve bazı valilik çalışanlarının, kumar oynamak için bugün Osmaniye vapuruyla Foça'ya geldikleri arz olunur.’’

- ‘‘Sadrazam Paşa'nın haince bir girişimini haber aldığımdan, arz etmek üzere çağrılmamı.’’

- ‘‘Gerek elektriğin keşfi hakkında, gerekse telsiz telgraf hakkında mekteplerde ders verilmemesi, gazetelerde söz edilmemesi, bunlara ilişkin alet edavatın memlekete girmesine izin verilmemesi...’’

- ‘‘Mavro Yani Paşa dün saat 9,5'ta kira arabasına binerek Beyoğlu Derviş sokakta 26 numaralı umumhaneye
(geneleve) girmiş, yarım saat sonra yürüyerek çarşıya gelip bazı eşya satın aldıktan sonra Mösyö Kubrari'nin evinde yarım saat kaldıktan sonra yine umumhaneye uğramış, bir çeyrek saat sonra hareketle konağına dönmüş olduğu arz olunur.’’

- ‘‘Vali beyefendi hazretleri
(Trabzon valisi) saat 5 dolaylarında arabalarına binerek şehir dışında bulunan Soğuksu'ya gitmiş ve yarım saat sonra evlerine dönmüş oldukları arz olunur.’’

Bu aşağılık jurnaller ne canlar yaktı! Hıristiyan álemi şaha kalkmış giderken, bizim padişah bütün yaşamını bunları okuyarak ve yazanlara ödül vererek geçirdi!

Koskoca imparatorluk boşuna çökmedi!


Emin ÇÖLAŞAN
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Perhizi boşlamadık mı?
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Atatürk'ün kaldığı otelde yemek
 
    Bekir COŞKUN
  CHP-D...
 
    Doğan HIZLAN
  Kore dağlarında tabakası kalanlar
 
    Ercan KUMCU
  En büyük kaynak harcamaları kesmektir
 
    Fatih ALTAYLI
  Avcılar Belediye Başkanı'nın suçu belgelendi
 
    Ferai TINÇ
  Avrupa için rekabet
 
    Gila BENMAYOR
  İSO: Bulut da var, güneş de
 
    Dr. Gündüz TEZMEN
  Bacağımın biri kısa
 
    Kanat ATKAYA
  İki fotoğraf
 
    Sedat ERGİN
  21 ay sonra gerçekleşen Baykal-Derviş randevusu
 
    Tufan TÜRENÇ
  Solda adım atıldı sıra merkez sağda
 
    Yalçın BAYER
  Seçim hilesi
 
    Güzin  Abla
  Büyüklerimizin bize kötü bir gelecek hazırlamasına kızıyorum
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Kim kazandı, kim ne kaybetti?
 
    Serdar TURGUT
  Kimi öldürsem ki?
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com