22/08/2002 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Anasayfa Son Güncelleme 22:14
22.08.2002
Sanayide çalışan arttı kapasite yükseldi
 

İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) Ekonomik Durum Tespit Anketi'nden, yılın ilk yarısı için 2001 yılına göre daha olumlu bir tablo çıktı. Anket sonuçlarına göre, çalışan sayısı yüzde 2.1 artarken, tüm ölçeklerde kapasite kullanım oranlarında az da olsa artış görüldü.

İstanbul Sanayi Odası üyelerinin, yılın ilk yarısı itibariyle sektör ve ölçek bazında durumları ile ikinci yarıya yönelik beklenti ve önerilerini içeren İSO Ekonomik Durum Tespiti Anket Çalışması'nın sonuçları, Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük tarafından basın toplantısıyla açıklandı.

Ekonomide 2001 yılında yaşanan yüzde 9.4 gibi bir küçülme döneminin ardından yılın ilk yarısında bazı olumlu sayılabilecek gelişmelere karşın, yaşanan belirsizlik nedeniyle beklenen canlanma sağlanamadığı savunuldu. Bu dönemde, ekonomideki daralmanın duraklaması ümit verici bir gelişme olmakla birlikte, gerçekleşmelerin beklentileri karşılamaktan uzak kaldığı vurgulandı.

Anket sonuçlarında, 2001 yılının ikinci yarısında üretim, iç-dış satış, istihdam ve yeni siparişlerinde düşüş yaşayan işletmelerin oranının, bu yılın ilk yarısında azalması ve bu kuruluşların yılın ikinci yarısına daha iyimser bakmalarının sevindirici olduğu kaydedildi. Ancak, daha sonra ortaya çıkan siyasi belirsizliğin bu beklentileri olumsuz yönde etkileyeceğinin gözardı edilmemesi istendi.

Yılın ilk yarısında tüm ölçeklerde iç satışlarında düşüş yaşadığını belirten işletmelerin oranının da yüzde 31.6 gibi önemli bir boyutta olduğuna dikkat çekildi.

İlk 6 ayda toplam çalışanlar sayısında yıl başına göre yüzde 2.1 artış olduğu belirlenirken, kapasite kullanım oranlarında az da olsa bir artışın görüldüğü, ancak hala 2000 yılı kapasitelerine erişilemediği bildirildi.

Sanayi kuruluşlarının büyük bir bölümünün 2001 yılını zararla kapattıkları ve kar eden kuruluşların ise genelde çok yetersiz ve küçük oranda kar elde edebildikleri anımsatıldı. 2002 ilk yarısında ise bir miktar olumlu tablo izlendiği, zarar eden işletmelerin sayısında 2001'e göre önemli bir azalma gerçekleşmediğinin görüldüğü belirtildi.

Ankete yanıt veren sanayi kuruluşlarının 2002 yılı GSMH büyüme oranı tahmini yüzde 2, 2002 yılı TEFE tahmini yüzde 44.8, TÜFE tahminiyüzde 44.9, yılsonu dolar kuru tahmini de 1 milyon 930 bin 537 lira olarak belirlendi.

TÜRKİYE YAŞANAN KRİZİN ETKİLERİNDEN KURTULAMADI
 
Sanayi işletmelerinin yaklaşık yarısı (yüzde 48.6) erken seçimin ekonomiyi olumsuz yönde etkileyebileceğini, ancak büyük sapmalara yol açmayacağını düşünüyor. Bu bulgu, ekonomik programın sürdürüleceği beklentisini ortaya koyarken, şu görüşler dile getirildi:

''Toplumun tüm kesimleri tarafından ifade edildiği gibi, krizden çıkış için en temel faktörlerden birisi istikrar ve güven ortamının sağlanması zorunluluğudur. Türkiye'nin içinde bulunduğu olumsuzlukların, üretimle aşılmaktan başka seçeneği olduğu unutulmamalıdır.

İSO Ekonomik Durum Tespit Anket Çalışması 2002 ilk yarı sonuçları, Türkiye'nin yaşanan krizin etkilerinden kurtulamadığını, üretimde beklenen canlanmanın belirsizlikler nedeniyle gerçekleşmediğini göstermektedir.
   
Elde edilen bulgular, yılın ikinci yarısına yönelik iyimser beklentilerin varlığını belirtmekle birlikte, istikrarsız bir siyasi ortamın bu beklentileri olumsuz yönde etkileyebileceğinin de gözardı edilmemesi gerektiğini ortaya koymaktadır.''

ÜRETİMDE AZALMA BEKLENİYOR

İşyerlerinin sadece yüzde 20'si iç satışlarında, yüzde 13.3'ü üretimlerinde, yüzde 12.8'i dış satışlarında, yüzde 13.7'si istihdamlarında ve yüzde 13.1'i de yeni siparişlerinde azalma bekliyor. 

Bulgulara göre, 2001 ikinci yarısında göstergeler açısından olumsuzluk taşıyan işletmelerin oranı oldukça yüksek gerçekleşti. Bu dönemde üretimlerinde düşüş yaşadıklarını belirten işletmelerin oranı yüzde 38.8, iç satışlarda yüzde 47.1, dış satışlarda yüzde 30.3, istihdamda yüzde 34.5 ve yeni siparişlerde yüzde 37.7 düzeyindeydi. 

Bu yılın ilk yarısında bu göstergelerde küçümsenmeyecek oranda iyileşmeler olduğu ortaya çıktı. Bu dönemde işletmelerin yüzde 31.6'sı iç satışlarında, yüzde 25.8'i üretimlerinde, yüzde 23'ü istihdamlarında, yüzde 24.9'u yeni siparişlerinde ve yüzde 25.4'ü dış satışlarında azalış yaşadıklarını ifade etti. 
  
Bulgular gelecek dönem için daha iyimser bir tablo ortaya koydu. Yılın ikinci yarısından daha ümitli olan işletmelerden yüzde 20'si iç satışlarında, yüzde 13.3'ü üretimlerinde, yüzde 12.8'i dış satışlarında, yüzde 13.7'si istihdamlarında ve yüzde 13.1'i de yeni siparişlerinde azalış beklediklerini belirttiler. 

KARA BULUTLAR AZ DA OSA DAĞILACAK
 
Göstergelerde düşüş bekleyen işletmelerin oranının 2002 yılı ilk yarısındaki gerçekleşmelere göre çok daha düşük olduğuna işaret edilen anket sonuçlarında, şunlar kaydedildi:

''2001 yılında bütün sektörleri yoğun biçimde kaplamış olan kara bulutların, 2002 yılı ikinci yarısında az da olsa dağılacağını söylemek olasıdır.

Dönemlere ilişkin temel göstergeler işletme ölçeklerine göre önemli farklılıklar içermektedir. Küçük ölçekli işletmelerde düşüş yaşandığını ve bu düşüşün 2002 yılı ikinci yarısında da süreceğini belirtenlerin oranı, orta ve büyük ölçekli işletmelere göre çok daha yüksektir.''

Gelecek dönemde iç satışlarında düşüş yaşayacağını belirten işletmelerin oranı oldukça yüksek. Bu oran küçüklerde yüzde 26.8'e, ortalarda yüzde 12.8'e ve büyüklerde yüzde 17.1'e düştü.

Ankete göre, bu bulgu, iç talepte sorunların büyük ölçüde devam edeceği endişesini gösteriyor. Geçmiş döneme kıyasla daha iyi bir dönem beklenmesine karşın, küçük ölçekli işletmelerin yaklaşık yüzde 26.8'i ikinci yarıda satışlarında daralma bekliyor. 

Dikkat çeken bir diğer bulgu ise, yıllardır süren ve önemli boyuta erişen istihdam konusundaki sorunların bir miktar azalsa da halen devam etmesi. Büyük ölçekli işletmelerin yüzde 12.1'i, orta ölçekli işletmelerin yüzde 9.3'ü ve küçük ölçekli işletmelerin yüzde 17.9'u istihdamdaki azalmanın gelecek dönemde de devam edeceğini belirtti. 
   
Ankette, ''Tüm göstergeler gözönüne alındığında, Türkiye'nin yaşanan krizin etkilerinden 2002 yılının ilk yarısında da kurtulamadığını, krizin gelecek dönem için de bir tehdit unsuru olduğunu söylemek olasıdır'' denildi. 

ZORUNLU OLARAK İŞTEN ÇIKARILANLARIN ORANI YÜZDE 3.5
 
Durum Tespit Anketi sonuçlarına göre, 2002 yılı ilk yarısında çalışanlar içinde zorunlu olarak işten çıkarılanların oranı yüzde 3.5'tir. Bu oran küçük ölçekli işletmelerde yüzde 7.9, orta ölçeklilerde yüzde 5 ve büyük ölçeklilerde yüzde 2.7 oldu.  

Ankete göre, büyük ölçekli işletmelerde her 10 işletmeden dokuzunun, orta ölçeklilerde sekizinin ve küçüklerde altısının dünya pazarlarına açılması, Türkiye'nin uluslararası pazarlarda rekabet edenbir imalat sanayine sahip olduğunu göstermekte. 

Krize karşı alınan önlemler konusunda yılın ilk yarısında işletmelerin dış pazarları açılması yüzde 40.6 ile en yaygın uygulama olurken, işletmelerin yüzde 32.3'ü istemese de istihdamı azaltma yoluna gitti. 

İstihdamdaki azalışın hala tehlikeli bir seyir takip ettiği belirtilen ankette, bu yılın ilk yarısında, 2001 yılı ikinci yarısına göre ödemelerin ertelenmesi, vadeli satışların durdurulması ve ücreli izin kullandırma oranlarındaki düşüş olumlu bir gelişme olarak değerlendirildi. 
   
Kar ve zarar eden işletmelerle ilgili olarak, 2001 yılı ikinci yarısında zarar eden işletmelerin oranı yüzde 40.4 iken, bu oran bu yılın ilk yarısında yüzde 31.4'e geriledi. Bu bulgu, işletmelerin önemli bir bölümünün hala yaşam savaşı verdiğini gösterdiği ve bu yönüyle endişe verici olarak değerlendirildi. 

Ankete göre, son ekonomik göstergeler, olağandışı bir gelişme olmadığı takdirde programda hedeflenen yüzde 3'lük büyüme ve enflasyon oranlarına yol sonu itibariyle yaklaşılacağının işaretlerini veriyor. 
    
GÜVEN HALA SAĞLANAMADI
 
Çalışmaya katılan İSO üyelerinin ekonomide yaşanan olumsuz gidişe son vermek için beklenti ve önerileri de şöyle özetleniyor:

''İşletmeler, önlerini görebilecekleri enflasyonsuz ve istikrarlı bir ekonomik ortam, siyasi istikrar ve piyasalarda güven oluşumunu beklemektedirler. 

Ülke yararının siyasi çıkar hesaplarının üstünde tutulması ve siyasetin kalite kazanması, seçim ve siyasi partiler kanunun değiştirilerek seçime gidilmesi  ve halkın kendisini yönetecekleri seçmekte daha etkin hale gelmesi, her alanda şeffaflık sağlanması beklenmektedir.''

Siyasetin ekonominin ihtiyacı olan güveni hala sağlayamadığı belirtilen çalışmada, ''Ekonomi hala bir belirsizliğin içindedir'' denildi.

Çalışmada, ''Bıçak kemiğe dayandığında TBMM, doğru olanı yaparak siyasi ve ekonomik açıdan Türkiye'nin önünü açacağını umduğumuz adımı atmıştır. Bundan sonra beklentimiz, seçim sonrasında istikrarlı ve güçlü bir hükümetin ortaya çıkmasıdır'' görüşüne yer verildi. 

Ankete göre, sanayiyi endişelendiren ve rahatsız eden konuların başında, kredi stoklarının cari fiyatlarla gerilemesi ve reel olarak düşüş göstermesi ile İstanbul Yaklaşımı'nın hala yaygın ve etkin biçimde devreye sokulamaması da geliyor. 
   

 
(aa)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com