18/08/2002 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Yazarlar
18.08.2002
Tuğrul ŞAVKAY
Bremen Mızıkacıları’nın birası

Mızıkacılarıyla tanıdığımız Alman şehri, Beck's biralarının merkezi. Adını Çek Cumhuriyeti'ndeki Pilsen'den alan Pilsener tipi bu bira, Almanya'nın en çok ihraç ettiği bira. 1873'te kurulan fabrika, yirmi küsur yıl sonra ihracata yönelmiş.

Sabırsız bira severler için müjde! Bu hafta nihayet Beck's bira fabrikasının kapısından içeri girmiş bulunuyoruz.

Fabrika, Kuzey Almanya'daki Bremen kentinde. Hani çocukken 'Bremen Mızıkacıları' diye okuduğumuz masalın geçtiği yerdeyiz. Hava, Türkiye'deki sıcağa karşın inadına serin. Yine de bir bardak serin birayı özlediğimizi fark ediyoruz.

Hamburg'tan Bremen'e giderken, Efes Pilsen'in niçin Beck's biralarını tercih ettiğini düşünüyorum. Beck's biralarının bizim aradığımız türde bir Pilsen tipi lager olması bana açıklayıcı geliyor ama cevabın tümünü de oluşturmuyor. Doğru yanıtı Bremen'deki yetkililer veriyor: Beck's Almanya'nın ihracattaki bir numaralı birası imiş. 1873'te Kaiser-Brauerei Beck & Co. adıyla kurulan fabrika aradan yirmi küsur yıl geçer geçmez ihracata yönelmiş. Dünyanın dört bir yanındaki Pilsener tipi Alman birası meraklılarına ürününü sunmuş. Bu konuda öyle uç bir noktaya varılmış ki, bugün Almanya'da Beck's içmek için gerçekten uluslararası mönü sunan seçkin bir mekana gitmek gerekiyor. Yoksa çok dar bir bölge için üretilen yerel bir iki çeşit dışında Beck's birasını bu ülkede bulmak zordan da öte, neredeyse imkansız. Buna karşılık dünyanın 120 ülkesinde (zaten ülke sayısı bütün dünyada 200'ü bulur mu, sanmam) Beck's birası satılmakta, bunlardan beşinde de lisanslı üretim yapılmakta. Türkiye de, kısa bir süreden beri, bu lisanslı üretici ülkelerden biri.

Tekrar dönüp dolaşıp biranın çeşitliliğine geleceğim. Ama böyle yapıyorum diye bana kızmayın. Eğer bu mesele gerçekten canınızı sıkıyorsa, yıllardır bira satıp da içtiğimizin ne olduğunu bize söylemeyenlere kızın. Kızgınlığınızı da bir bardak soğuk Pilsener tipi lagerle söndürün. Ve lûtfen yazıyı okumaya devam edin...

Lager biraları çoğu zaman birbirine çok benzer. Neye benzer derseniz, şimdiye kadar Türkiye'de içtiğimiz biraların yüzde 99'u lager tipi diyeyim, artık gerisini siz anlayın. Benzerliğe karşılık lager biralar arasında da elbette ince nüanslar bulunur. Bira meraklıları da seçimlerini bunlara bakarak yapar. Farklı karakter özelliğine sahip alt türlere bir örnek vermek gerekirse, ağır sayılacak bir Alman yemeği yeme fırsatı elime geçerse, bunu bilinen bir lager'den çok, yine elbette mümkünse, koyu renkli, maltsı karakteri vurgulu ve sert sayılabilecek bir 'Bock' (okunuşunu yazmayacağım T.Ş.) birası ile süslemeyi tercih ederim. Geçen yıl yazdığım Oktoberfest yazısında söylemiş miydim bilmiyorum, ama Münih'teki festival sırasında içtiğim bira da Bock birasını andıran, ama bu kez daha hafif bir başka lager idi.

Pilsener'ler, yani Pilsen tipi biralar, lager tipleri içinde böyle bir alt sınıfı oluşturuyor. Kökenleri Çek. Pilsen de zaten Çek Cumhuriyeti'nde bir kent. Bu tip biralar burada 'Plzensk' (Vallahi bu kez okunuşunu gerçekten kestiremediğim için yazamıyorum T.Ş.) diye anılmaktalar. Bunlara bazen kısaca 'Pils' de denilmekte. Adı her ne olursa olsun, bu Çek kökenli bira tipi berrak, aroma açısından zengin, hafif maltsı bir karakteri hemen anlaşılan, şerbetçiotunun acılığı mutlaka hissedilen, taze ve ferahlık veren bir karakterde. Böyle olunca da, bizim gibi, birayı düşük alkollü bir serinletici olarak algılayan kitlelere adeta bir ilaç gibi gelmekte. Beck's işte bu alt türün iyi örneklerinden biri.

Ben söyleyeceğimi söyledim. Artık içtiğiniz birayı beğenip beğenmemek de sizin sorununuz.

* * *

Doğan Hızlan, geçen hafta köşesinde nezaket gösterip benim kışkırtıcı yazılar yazdığımı söylemiş. Umarım bu keyfiyet diğer okurlarım için de doğrudur. Ancak bu yaz sıcağında bira için fazla kışkırtıcı olmaya gerek olmadığını sanıyorum. Sizlerin yazıyı okuduğunuzda ne yapacağınızı bilmemekle birlikte, ben son noktayı koyup düzelti için yazıyı tekrar okurken buz gibi bir birayla kendimi serinletmeye çalışmaktayım. Ne yaparsınız, bira yazısının keyfi ancak böyle çıkıyor!

BİRA SATIN ALMANIN İNCELİKLERİ

En iyi bira en taze olandır

Hangi birayı satın almalı? Bu soru uzun ve ayrıntılı bir cevabı gerektirir. Bizdeki biralara bakarak pratik bir cevap vermeye çalışayım.

1. Önce en iyi bira en taze olanıdır. Şişe veya kutuların üzerindeki tarihe bakın. Asla yanılmazsınız.

2. Işık biranın düşmanıdır. O nedenle kahverengi şişeler yeşil olanlara, yeşil olanlar ise şeffaf olanlara göre daha dayanıklıdır. Tarih konusunda bu hususu göz önüne alınız.

3. Kutu mu, yoksa şişe mi tercih edilmeli meselesi ise biraz karmaşık. Kişisel tercihim şişe, çünkü kutularda -her zaman değilse bile içi kaplanmamışsa- metalik bir tat oluşması mümkün. O tat da biraya geçebilir.

4. Nihayet sıcaklık da biranın bir başka düşmanı. O yüzden soğukta saklanmış biraları tercih etmek gerekir.

Pilsenli meyhaneciler kötü birayı lağıma döktü

Beck's birasından söz ederken Pilsen tipi biraların atasını anmak boynumun borcu sayılır. Bu biranın adı Pilsner Urquell. Yolu Çek Cumhuriyeti'ne, ya da bira çeşitlerinin bulunabildiği medeni yerlere düşenlere sözkonusu birayı mutlaka tatmalarını öneririm.

Hikayenin başlangıç tarihi olarak 1830'lar verilir. Pilsen kentinin sakinleri, kalitesini bir türlü beğenmedikleri biralarından şikayetçidir. Bir gün sabırlar taşar ve tatsız tuzsuz bir bira yığını topluca kanalizasyona dökülür! Meyhaneciler birleşip yeni bir imalathane kurarlar ve başına da Bavyera'dan Josef Grolle adında bir yapımcıyı getirirler. Grolle, o zamanlar yeni bir teknik olan soğuk fermantasyon ve lagerleme (yani depolama) konusunda tam bir uzmandır.

Grolle 1842 yılında ilk Pilsen birasını yapar. Ancak Bavyera'dakinden farklı bir yöntem uygular. O yıllarda kendi ülkesinde -yani Almanya'nın Bavyera yöresinde- biralar fazla kavrulmuş arpa maltından yapıldıkları için kahverengidir. Oysa yeni Pilsen birası solgun bir maltla yapıldığından açık renkli olur. Yine de fıçıda lagerleme yöntemi kullanılır ve biralar fıçıdan gelen tanenle kompleks bir yapı edinirler.

Biracılıktaki bu devrim kısa zamanda büyük yankı uyandırır. İleriki yıllarda ise fıçılar yerlerini paslanmaz çelik tanklara bırakır ve Pilsen birası daha sek ve şerbetçiotu karakteri daha vurgulu bir hale gelir.

Bugün bir Pilsner Urquell içildiğinde burunda son derece aromatik, yumuşak bir maltın iyice hissedildiği, bal ve vanilya kokulu; ağızda ise uzun ve kompleks bir yapıya sahip, uzun bir bitişi olan, malt ve şerbetçiotu müthiş dengeli bir birayla karşılaşılır.

  
 

Tuğrul ŞAVKAY
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Peki onlar Kopenhag'da var mı?
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Tecavüzün şakası olur mu be adam
 
    Abdülkadir Küşin
  Vergi Yasası ortada kaldı
 
    Ali Atıf BİR
  Tayyip'ten değil geç kalmaktan kork
 
    Ayşe ARMAN
  Bir daha gen. yay. müd'le asla!
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  Biri mikrobiyologları mı öldürüyor
 
    Bekir COŞKUN
  Her orman yandığında tutuşurum...
 
    Doğan HIZLAN
  Depremi anmalarda değil sayfalarda hatırlayalım
 
    Doğan ULUÇ
  Şişirilmiş yıldızlar malı götürüyor
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Ormanlar yanarken
 
    Ercan KUMCU
  Neyin kavgası yapılıyor?
 
    Erkan ÇELEBİ
  Aycell: 'Oh' dedirten kampanya bize zarar değil, kár getiriyor
 
    Ferai TINÇ
  Üzümler ne diyor
 
    Gila BENMAYOR
  Kara bulut geliyor gökyüzünü yara yara
 
    Hadi ULUENGİN
  Yaz yağmuru
 
    Yurtsan ATAKAN
  Oohhh aman offff!
 
    Muharrem SARIKAYA
  CHP pusulası Derviş'e göre mi dönecek?
 
    Murat BARDAKÇI
  Kerkük’ün farkına 80 yıl sonra vardık
 
    Pakize SUDA
  İkinci ‘‘bir bölen’’
 
    Uğur CEBECİ
  Geleceğin uçağını kim yönetecek?
 
    Yalçın BAYER
  Basra harap olduktan sonra
 
    Mehmet YAŞİN
  Harput’ta bir Amerikalı
 
    Özdemir İNCE
  Türkiye'nin yeni seçmene ihtiyacı var!
 
    Oğuz ARAL
  Beni niye rahat bırakmıyorlar?
 
    Korkut GÖZE
  Geç de olsa...
 
    Vedat OKYAR
  Dün akşam için iyi
 
    İbrahim Bilik
  Puro buzdolabında saklanır mı?
 
    Sevgi'nin Diviti
  Gürültü kirliliği, ezanın yozlaşmasıyla başladı
 
    Serdar TURGUT
  Ben de sanattan anladığımı sanırdım
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com