18/08/2002 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Yazarlar
18.08.2002
Muharrem SARIKAYA
CHP pusulası Derviş'e göre mi dönecek?
  
msarikaya@hurriyet.com.tr
 

KEMAL Derviş, yüzünü CHP'ye dönerken, son dönemde kendisine en yakın isimlerden Arı Grubu Lideri Kemal Köprülü dün şunları söyledi:

‘‘CHP pusulasını Derviş'e çevirirse ve merkeze, yani sağa doğru kayarsa başarılı olur. Derviş de bunu istiyor. Yoksa sosyal liberal sentezin hayata geçme şansı olmaz. Kemal Bey de bunun dışında CHP'de olmaz...’’

Derviş
de, önceki gün ‘‘Sosyal liberal sentezi merkez solun ittifakıyla hayata geçirme’’ niyetini yineledi.

Yakınlarına göre Derviş, bu uğraşını CHP çatısı altında ‘‘sivil toplum örgütlerinin’’ desteği ve baskısıyla gerçekleştirme niyetinde.

REVİZYONİST LİBERALİZM

Önce Derviş'in devamlı vurguladığı, 19. yüzyıl başında T.H.Green tarafından ortaya konulan 'Sosyal Liberal Sentez'i açmak gerekiyor.

Marksist-Sosyalist düşüncenin o dönemdeki ağırlığıyla irtifa kaybeden liberalizme Green, ‘‘işbirliğine dayalı bireyselliği’’ ön plana çıkaran yeni bir tanım getiriyor.

Klasik liberalizmin katılığını, sosyal yönü ağır basan yeni bir tanımlamayla yumuşatıyor. Yani liberalizmi revizyonist hale getiriyor.

Tony Blair'in İngiltere'de İşçi Partisi'nin başına gelmesiyle, sentez adını ‘‘üçüncü yol’’ olarak alıyor. Blair, sentezi restore ediyor.

Blair kadar baskın olmasa da ABD'de Bill Clinton, Almanya'da da Gerhard Schröder'in de uygulamayı takip ediyor. Başarılı da oluyorlar.

SENDİKALARIN DURUŞU

Şimdi Derviş bu sentezi, DİSK Başkanı Süleyman Çelebi, Türk-İş Başkanı Bayram Meral'in de katkısı ile CHP'de hayata geçirme kararlılığında.

Oysa, iki konfederasyon başkanının yakın geçmişteki duruşları ve söylemlerine bakıldığında bu sentezle bütünleştiklerini söylemek zor.

Özellikle de IMF, Dünya Bankası, özelleştirme, kamu çalışanları ve özel sektöre bakışlarındaki sendikacılık anlayışları, liberal sosyal sentezin uzağında duruyor.

1980'lerin ortasından sonra özellikle İngiltere'de, ardından Fransa, İtalya, ABD'de değişime uğrayan, Japonya'da ise gerçek anlamını bulan ‘‘üçüncü yolla uyumlu’’ sendikal anlayış, Türk-İş ve DİSK'te görülmüyor.

İskandinavya'daki Ombudsman uygulamasına benzeyen, işçi-işveren arasında, verimlilik ve kalitenin yükselmesini birinci ilke edinip, işçi lehine arabuluculuk yapan sendikal uygulama, iki konfederasyon tarafından da hayata geçirilmiş değil.

Klasik, toplu sözleşme temeline dayanan faaliyet, her iki konfederasyonda geçerliliğini sürdürüyor.

İlginç olan her iki başkan da CHP'den aday olmak istiyor.

PUSULA GÜLÜ

Konuya bir de sentezin uygulanmak istendiği CHP açısından bakalım.

Şu bir gerçek ki; CHP bu değişim için çok önceden düğmeye basmıştı.

Baykal, bir önceki kurultayda merkeze yakın bir politika uygulayacağını açıklamış, ‘‘Ricky Martin’’eleştirilerine rağmen delegenin oyunu almıştı.

Çatı ve şehirli seçmen yeni politikayı benimsemiş olsa da CHP tabanının ağırlığını oluşturan köylü-işçi kesimi, tam özdeşleşemedi.

Baykal, bundan dolayı uzun süredir yeni politikayı yumuşak bir geçişle uyguluyor.

Hatta, bundan daha ileri gitme, keskin bir viraj alma niyetinde olmadığını da önceki gün NTV'de Ali Kırca ile sohbetinde ortaya koydu.

Yani CHP, başta da Köprülü'nün vurguladığı gibi politikasının pusula gülünü Derviş'e göre belirleme anlayışında değil.

Sonuç olarak Baykal'ın da önceki gün vurguladığı gibi ‘‘CHP'nin kapısı ancak Deviş ile diğer sol partiler iltihat edecekse açık...’’

Bundan dolayı Derviş'in ‘‘olmayacak gibi görüneni söyleyip, ısrarla üzerinde durarak sonuç almaya dönük’’ politikasının tutması bu kez zor.


Muharrem SARIKAYA
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Peki onlar Kopenhag'da var mı?
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Tecavüzün şakası olur mu be adam
 
    Abdülkadir Küşin
  Vergi Yasası ortada kaldı
 
    Ali Atıf BİR
  Tayyip'ten değil geç kalmaktan kork
 
    Ayşe ARMAN
  Bir daha gen. yay. müd'le asla!
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  Biri mikrobiyologları mı öldürüyor
 
    Bekir COŞKUN
  Her orman yandığında tutuşurum...
 
    Doğan HIZLAN
  Depremi anmalarda değil sayfalarda hatırlayalım
 
    Doğan ULUÇ
  Şişirilmiş yıldızlar malı götürüyor
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Ormanlar yanarken
 
    Ercan KUMCU
  Neyin kavgası yapılıyor?
 
    Erkan ÇELEBİ
  Aycell: 'Oh' dedirten kampanya bize zarar değil, kár getiriyor
 
    Ferai TINÇ
  Üzümler ne diyor
 
    Gila BENMAYOR
  Kara bulut geliyor gökyüzünü yara yara
 
    Hadi ULUENGİN
  Yaz yağmuru
 
    Yurtsan ATAKAN
  Oohhh aman offff!
 
    Murat BARDAKÇI
  Kerkük’ün farkına 80 yıl sonra vardık
 
    Pakize SUDA
  İkinci ‘‘bir bölen’’
 
    Tuğrul ŞAVKAY
  Bremen Mızıkacıları’nın birası
 
    Uğur CEBECİ
  Geleceğin uçağını kim yönetecek?
 
    Yalçın BAYER
  Basra harap olduktan sonra
 
    Mehmet YAŞİN
  Harput’ta bir Amerikalı
 
    Özdemir İNCE
  Türkiye'nin yeni seçmene ihtiyacı var!
 
    Oğuz ARAL
  Beni niye rahat bırakmıyorlar?
 
    Korkut GÖZE
  Geç de olsa...
 
    Vedat OKYAR
  Dün akşam için iyi
 
    İbrahim Bilik
  Puro buzdolabında saklanır mı?
 
    Sevgi'nin Diviti
  Gürültü kirliliği, ezanın yozlaşmasıyla başladı
 
    Serdar TURGUT
  Ben de sanattan anladığımı sanırdım
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com