18/08/2002 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Yazarlar
18.08.2002
Gila BENMAYOR
Kara bulut geliyor gökyüzünü yara yara
  
gbenmayor@hurriyet.com.tr
 

MUTFAKTAKİ musluğu sökmeye çalışan genç tesisatçıdan aldım kötü haberi:

‘‘Duvar çok ince, beton kum gibi dağılıyor.’’

Zaten söylemesine de gerek yoktu.

Yan odanın duvarının nasıl çatladığını gözümle gördüm.

Kabul edin ki, tam 17 Ağustos'un 3. yıldönümünde, oturduğum evin pek de sağlam olmadığını duymak küçük çaplı bir şoktu.

Tatsız gerçekle bir kez daha yüzyüze gelen sadece ben değilim.

Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna'nın, hafta ortasında Afet Koordinasyon Merkezi'nin açılışında dağıttığı haritaya bakarsanız İstanbul'un üçte ikisinin yıkılıp yeniden yapılması gerekiyormuş.

Gürtuna ‘‘1 milyar dolar İstanbul için yeter’’ demiş.

Peki üç yıl zarfında İstanbul için ne yapıldı?

Ortaya bir sürü proje atıldı, ‘‘1 milyon kişinin taşınması gerek’’ dendi, kampanyalar düzenlendi.

Netice sıfır.

Zira, Ankara'nın ilgisizliğinden ve koordinasyon eksikliğinden gerekli adımlar atılamadı.

İstanbul kaderiyle başbaşa.

Şehrimizden şöyle bir Orta Avrupa şehirlerine doğru uzanalım.

Sel felaketi nedeniyle Prag’da, Dresden'de yaşananları okudunuz.

Kuşku yok ki, seller ‘‘çivisi’’ oynayan iklimin cilvesi.

İklimi çileden çıkartan da büyük oranda insanlar.

Meselá, Birleşmiş Milletler'in son bir raporuna göre, yılın belirli aylarında, Güney Asya'nın üzerinde görülen 3 kilometre kalınlığındaki dev siyah ‘‘kirlilik bulutu’’ iklimi tehdit eden unsurlardan bir tanesi.

Bulutta, külden aside ne ararsanız mevcut.

Yeryüzüne ulaşan güneş enerjisini yüzde 10 oranında azaltıyormuş.

Çin ve Hindistan'daki nüfus yığılması bulutu büyütüyormuş.

Diyelim ki, 1 milyon Çinli'den yarısı evlerinde odun kullanıyor, ya da 900 milyon Hintli’den üçte biri ölülerini yakıyor.

Bunların bulutu nasıl şişirdiğini düşünebiliyor musunuz?

Çevre kirliği, iklim değişikliği, 25 yılda iki milyarı bulacağı hesaplanan dünya nüfusu bunların hepsi 26 Ağustos'ta Johannesburg'daki ‘‘Dünya Sürdürülebilir Kalkınma’’ Zirvesi'nde ele alınacak.

Belki hatırlarsınız 10 yıl önce Rio'da yapılan zirvede de aynı şeyler tartışılmıştı.

O günden bu yana dünyada pek fazla şey değişmedi.

Şimdi Johannesburg Zirvesi'yle ilgili hazırlıkları okuyorum da...

Zirve, dünyanın ilk ‘‘yeşil’’ mega zirvesi olacakmış.

50 bin delege çevreye zarar vermeyen otobüslerde yolculuk edecekmiş, konferanslarda geri dönüşümlü kağıtlar kullanılacakmış, plastik yerine kuru otlardan imal edilmiş sepetler verilecekmiş vesaire...

10 yıl sonra Johannesburg Zirvesi'nin nasıl fareler doğurduğunu da okuruz elbet.

Karamsarlığımın müsebbibi, dünya selleri ve çevre felaketini konuşurken ajanslarda okuduğum şu haber: Coca Cola ile Pepsi Cola, rekabetlerini ta Himalayalar’ın tepesinde sürdürüyormuş.

Nasıl mı?

Mikro-organizmalar barındıran yosun tutmuş o muhteşem kayaları rengárenk boyalarla boyayarak reklam veriyorlarmış.

Bilmem derdimi anlatabildim mi.


Gila BENMAYOR
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Peki onlar Kopenhag'da var mı?
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Tecavüzün şakası olur mu be adam
 
    Abdülkadir Küşin
  Vergi Yasası ortada kaldı
 
    Ali Atıf BİR
  Tayyip'ten değil geç kalmaktan kork
 
    Ayşe ARMAN
  Bir daha gen. yay. müd'le asla!
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  Biri mikrobiyologları mı öldürüyor
 
    Bekir COŞKUN
  Her orman yandığında tutuşurum...
 
    Doğan HIZLAN
  Depremi anmalarda değil sayfalarda hatırlayalım
 
    Doğan ULUÇ
  Şişirilmiş yıldızlar malı götürüyor
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Ormanlar yanarken
 
    Ercan KUMCU
  Neyin kavgası yapılıyor?
 
    Erkan ÇELEBİ
  Aycell: 'Oh' dedirten kampanya bize zarar değil, kár getiriyor
 
    Ferai TINÇ
  Üzümler ne diyor
 
    Hadi ULUENGİN
  Yaz yağmuru
 
    Yurtsan ATAKAN
  Oohhh aman offff!
 
    Muharrem SARIKAYA
  CHP pusulası Derviş'e göre mi dönecek?
 
    Murat BARDAKÇI
  Kerkük’ün farkına 80 yıl sonra vardık
 
    Pakize SUDA
  İkinci ‘‘bir bölen’’
 
    Tuğrul ŞAVKAY
  Bremen Mızıkacıları’nın birası
 
    Uğur CEBECİ
  Geleceğin uçağını kim yönetecek?
 
    Yalçın BAYER
  Basra harap olduktan sonra
 
    Mehmet YAŞİN
  Harput’ta bir Amerikalı
 
    Özdemir İNCE
  Türkiye'nin yeni seçmene ihtiyacı var!
 
    Oğuz ARAL
  Beni niye rahat bırakmıyorlar?
 
    Korkut GÖZE
  Geç de olsa...
 
    Vedat OKYAR
  Dün akşam için iyi
 
    İbrahim Bilik
  Puro buzdolabında saklanır mı?
 
    Sevgi'nin Diviti
  Gürültü kirliliği, ezanın yozlaşmasıyla başladı
 
    Serdar TURGUT
  Ben de sanattan anladığımı sanırdım
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com