11/08/2002 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Pazar
11.08.2002
Özdemir İNCE
‘‘Ana Rahmine Haklı Düşen’’in zihinsel yapısı
  
oince@hurriyet.com.tr
 

Bir insan türünü 'Ana Rahmine Haklı Düşenler' diye tanımladığımı bazı okurlarım anımsayabilirler.

Bu cümlede ağırlık 'Haklı' sözcüğüne verilmiştir. Bir insan düşünelim: 1960'larda TİP'li (Türkiye İşçi Partili), daha sonra parlamento içi muhalefeti içine sindiremediği ve küçümsediği için DEVGENÇ'li; ardından sırayla MAO'cu, Enver Hoca'cı; Filistinci; Humeynici... Berlin Duvarı'nın yıkılmasından sonra sıkı liberal İkinci Cumhuriyetçi; ve elbette Anti-Kemalist; küreselleşmeci ve...

İnsan ömrüne bunca değişim nasıl sığar? diye şaşırabilirsiniz. Sığabiliyor.

Benim şair imgelemim bunca değişime, bunca mutasyona, bunca red ve kabule şaşırmayabilir. Şairin akıl ve imgeleminin kabul edemediği bir şey var ama: Her değişimle birlikte ve her değişimden sonra hep 'Haklı' olmaları. Örneğin, hálá marksist kalabilmişleri küçümserler. 'Bıraktığımız yerde otluyor!' derler. Ama bir insanın felsefi açıdan 'hálá' Descartes'cı, Kant'cı, Weber'ci olmasını kabul edip Marks'cı olmasını kabul etmemenin akla ziyan bir davranış olduğunu düşünemezler. Her zaman haklı oldukları için, düşünmelerinin gereği yoktur.

*

Bunlardan biri bir televizyon kanalında bir sohbet programı yönetiyordu. Konu: Avrupa Birliği Türkiye'yi AB'ye alır mı; DSP'den kopma Troyka hareketi yeni mi değil mi; seçime hangi hükumetle gitmeli; Avrupa Birliği reformlarını yaptıktan sonra mı yoksa önce mi seçim yapmalı... Doğrusunu söylemek gerekirse mahalle kahvesi sohbetinden daha iyi bir söyleşi değil...

Söyleşi Kıbrıs'a gelince, konuşmacılardan biri Avrupa Birliği'nin Kıbrıs sorununu iyice karıştırdığını; Belçika modelini öneren Denktaş'ın çözümsüzlük üretmekle suçlanamayacağını; Kıbrıs görüşmeleri sırasında hükumetin Londra ve Zürih Anlaşmalarını (Garantör devlet niteliğine sahip Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'nin üye olmadığı bir uluslararası örgüte Kıbrıs da üye olamaz.) mutlaka metne geçirtmesi gerektiğini; Avrupa Birliği'nin tarafsız kalmakta güçlük çektiğini söyledi...Bence, konuşmacı çok haklıydı.

*

Oturumu yöneten 'Ana Rahmine Haklı Düşmüş' birden sesini yükseltip konuşmacı paylamaya başladı: Neden Birleşmiş Milletler Denktaşı ve Türk tarafını görüşmeleri engellemekle suçlamıştı; Avrupa Birliği'ne girmeye bunca hevesli Türkiye, Kıbrıs söz konusu olunca neden bunca bağnaz oluyordu?.. Kıbrıslı Türkler de zaten Denktaş ve Türkiye'nin Kıbrıs politikasından memnun değildi...

'Muhterem' şunu demek istiyordu: Türkiye Avrupa Birliği'ne girdiği zaman şimdiki siyasal sorunlar kendiliğinden çözülecekti. Bu nedenle Türk ve Rum taraflarının siyasal eşitliğinde ısrar etmenin, Ada'da Rum devletine denk bir Türk devleti ileri sürmenin gereği ve yararı yoktu. Türkiye, Avrupa Birliği'nin Kıbrıs koşullarını kabul etmeli ve müzakere tarihi almak şansını yitirmemeliydi.

Ama 'Muhterem' nedense şu gerçeği aklına getirmiyordu: Madem ki Türkiye Avrupa Birliği'ne girdiği zaman Kıbrıs gibi sorunlar ortadan kalkacaktı, neden Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan bu konuda Dediğim Dedik Çaldığım Düdük tavrından vazgeçmeyip KKTC ve Türkiye tarafından taviz bekliyorlardı? Demek ki işin içinde başka şeyler vardı?

*

Bu sorunun bir yanıtı Yunan ETNOS gazetesinde: 'Şüphe yok ki Türkiye'nin Avrupa dostu bir tavır alması, aynı zamanda Kıbrıs meselesine de yardımcı olacak. Çünkü, Avrupa gerçeğiyle aşamalı olarak bütünleşebilmeleri ihtimalinin bulunması için, komşularımızın uluslararası hukuka aykırı uç davranışlardan kesinlikle kaçınmaları gerekir. Böyle bir durumda söz gelimi, Yunanistan'ın başkanlığı sırasında Kıbrıs'ın AB üyeliğine karşılık, Türkiye'ye de üyelik müzakerelerinin başlaması için tarih verilmesi mümkün.' (Radikal, 16.07.02)

Sorunun ikinci yanıtı: Fas'ın kıyılarının 200 metre uzağında bulunan, üzerinde insan yaşamayan el kadar Perejil (Faslılara göre 'Leyla') adasına 12 asker çıkarması önce İspanya'yı sonra Avrupa Birliği'ni ayağa kaldırmış. 'Avrupa Birliği toprakları işgal altında' diyen Avrupa, Fas'a tavır almış.

*

Bir 'Ana Rahmine Haklı Düşen'in zihinsel yapısını ve Kıbrıs gerçeğini bu iki örnekten daha iyi ne anlatabilir?


Özdemir İNCE
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Tekelci vatanseverlik
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Yatağınızın altında birini bulursanız
 
    Ali Atıf BİR
  Sünnette ilişki pazarlaması
 
    Ayşe ARMAN
  Biz Efeerkil bir aileyiz
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  21'inci Yüzyıl için ikinci manifesto denemesi
 
    Bekir COŞKUN
  Kaplumbağa
 
    Doğan HIZLAN
  Yaşar Kemal artık yalnız değil
 
    Doğan ULUÇ
  Plakamı hangi milyoner yapacak
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Derviş Bey'in istifası
 
    Ercan KUMCU
  İş güvencesi
 
    Erkan ÇELEBİ
  Telefonda ‘oh’ dedirten Aycell cazibesi
 
    Ferai TINÇ
  Mezopotamya'ya yolculuk
 
    Gila BENMAYOR
  Biri kamyoncuları duymuş olmalı Savaş rüzgarı tersine esiyor
 
    Hadi ULUENGİN
  Diplomatik...
 
    Yurtsan ATAKAN
  TRT’nin kaynanası TT-Net olsaydı
 
    Muharrem SARIKAYA
  Derviş'in yeni hedefi: Seçimi erteletip, MHP'siz hükümet kurmak
 
    Murat BARDAKÇI
  Kararsız dedesi, karar verene kadar kellesinden olmuştu
 
    Pakize SUDA
  Üzgünüm Ahmet
 
    Tuğrul ŞAVKAY
  Lager birası 2-3 derecede içilir
 
    Uğur CEBECİ
  Pilot yerine Uçuş Yöneticisi
 
    Yalçın BAYER
  Benim Almanyam Benim Türkiyem
 
    Oğuz ARAL
  Beceriksiz ihtiyar
 
    Bülent BOĞ
  Buz nasıl eriyor
 
    İsmail ER
  Tokat faktörü
 
    Korkut GÖZE
  Biraz bekleyin
 
    Vedat OKYAR
  İyi sinyaller gördüm
 
    İbrahim Bilik
  Bodrum'da purocular için avantajlar
 
    Sevgi'nin Diviti
  Seçimde Aziz Nesin’i aman gene haklı çıkarmayalım
 
    Serdar TURGUT
  Bu olay komik mi yahu!
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com