11/08/2002 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Yazarlar
11.08.2002
Sevgi'nin Diviti
Seçimde Aziz Nesin’i aman gene haklı çıkarmayalım

Medya çoktan girdi ama ülkenin insanları daha yazın rehavetini yaşayıp bütün sene hayal ettikleri tatillerini sürdürürlerken seçim havasına girebildiler mi, tam kestirebilmiş değilim.

Yine de politikayı yakından takip eden dostlarımın arasındaki konuşmalardan sizlere bazı işaretleri yansıtmaya çalışacağım.

İnsanların sık sık yaşadıkları zorluklardan biri ikilem içinde kalmak, diğeri ise hiç bir seçeneklerinin olmaması... Şu ara etrafımdaki bilinçli seçmenler seçeneklerini ortaya koydukları halde hem ikilem yaşıyorlar hem de kararsız vaziyetteler. Vakıa, bütün bu kararsızlar eninde sonunda bir karar verecekler ve kıymetli oylarını bir yönde kullanacaklar.

Bu seçmenler en azından kime oylarını vermeyeceklerini biliyorlar ama verebilecekleri arasında hangisi lehine kullanacaklarına karar veremiyorlar.

*

Bir gün bir seçmen bana, ‘‘Oh, siz ne rahatsınız, en azından kime oy vereceğiniz belli’’ demişti. Eğri veya doğru, belki hakikaten bu bir rahatlıktı. Yani biz damgalıydık... Damgam, benim de bir partiye kayıtlı ve üstelik kongre delegesi olmamdı. Dolayısıyla partim iyi bir iş yaptığı zaman takdir sözleri duyarım, beğenilmeyen bir iş yapıldığı zaman da üstüme yürünür, ‘‘Senin başkanın bak neler karıştırıyor’’ diye...

‘‘Karizma’’nın ne demek olduğunu daha anlayabilmiş değilim ve bu kelimenin anlamını pek çok kişiyle tartışmaktayım. Tam anlamı yönünde de kimse değerlendirmeye gitmiyor. ‘‘Falan parti başkanının karizması var’’ veya ‘‘yok’’ gibi tartışmalar yapılıyor.

Tabii, karizma ne anlamda kullanılıyor tam kestirememekteyim ama bana kalırsa, hangi parti başkanının karizması vardır diye baktığımda hiç birinde karizmayı görememekteyim. Esasında şu anda dünyadaki hiç bir başkanda da karizma yoktur, şayet karizma önemli ise.

*

Anlayamadığım başka bir şey ise, şu: Bu tip insanlar güya bilinçli seçmenlerdir. O partinin yaptığı müspet veya menfi işlere bakmamakta ve arkasında illa ki bir karizma aramaktadırlar. Ne menem şey ise, bu karizma denilen nesne...

Bilinçsiz seçmenin kararı daha kesindir. Mahallesinde işittiği hiçbir zaman tutulmayacak olan vaatlere kanmıştır ve o yolda kararını çoktan vermiştir bile. Zaten bu yüzden devletin eğitim bütçesi, diyanet işleri bütçesinden daha azdır ya her zaman... Bilinçsiz seçmen daima daha kolay karar vermektedir ve kemikleşmiş oylar daha ziyade bu tür seçmenlerden gelmektedir.

Geçen hafta Hırvatistan'da iken kaç adet siyasi partileri olduğunu sorduğumda bana alaylı bir şekilde ‘‘Her Hırvat'a iki parti düşer’’ cevabını verdiler. Galiba biz de Hırvatlar'a benzeyeceğiz.

*

Şu anda ülkemizde çok parti var. Yeni Meclis gene bölük pörçük partilerden oluşacak, kurulacak olan koalisyonlar ise gene eninde sonunda bozulmaya mecbur kalacak.

Ama etrafımdaki konuşmalar ve tartışmalardan anladığım kadarıyla bilinçli veya bilinçsiz, seçmenlerin hepsi denenmemiş partilere oy vermek istiyorlar ama seçmenlere değiştiklerini beyan eden veya etmeyen, yeni kurulduklarını sanan ve yeni parti olduklarını söyleyenlerin hepsi eskiden kalma... Ülke sorunlarını yeni bir nefesle çözeceklerini ima ediyorlar. Bunların hepsi hoş güzel de, ne kadar yeni olurlarsa olsunlar, ne kadar yeni rüzgarlar getirirlerse getirsinler, ülkemizin sorunları hep aynı...

İnşallah halkımız doğru yönde karar verir.

Aziz Nesin nur içinde yatsın, burada söyleyemeyeceğim ve beni çok şaşırtan cümlesini hep anmaktayım...


Sevgi'nin Diviti
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Tekelci vatanseverlik
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Yatağınızın altında birini bulursanız
 
    Ali Atıf BİR
  Sünnette ilişki pazarlaması
 
    Ayşe ARMAN
  Biz Efeerkil bir aileyiz
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  21'inci Yüzyıl için ikinci manifesto denemesi
 
    Bekir COŞKUN
  Kaplumbağa
 
    Doğan HIZLAN
  Yaşar Kemal artık yalnız değil
 
    Doğan ULUÇ
  Plakamı hangi milyoner yapacak
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Derviş Bey'in istifası
 
    Ercan KUMCU
  İş güvencesi
 
    Erkan ÇELEBİ
  Telefonda ‘oh’ dedirten Aycell cazibesi
 
    Ferai TINÇ
  Mezopotamya'ya yolculuk
 
    Gila BENMAYOR
  Biri kamyoncuları duymuş olmalı Savaş rüzgarı tersine esiyor
 
    Hadi ULUENGİN
  Diplomatik...
 
    Yurtsan ATAKAN
  TRT’nin kaynanası TT-Net olsaydı
 
    Muharrem SARIKAYA
  Derviş'in yeni hedefi: Seçimi erteletip, MHP'siz hükümet kurmak
 
    Murat BARDAKÇI
  Kararsız dedesi, karar verene kadar kellesinden olmuştu
 
    Pakize SUDA
  Üzgünüm Ahmet
 
    Tuğrul ŞAVKAY
  Lager birası 2-3 derecede içilir
 
    Uğur CEBECİ
  Pilot yerine Uçuş Yöneticisi
 
    Yalçın BAYER
  Benim Almanyam Benim Türkiyem
 
    Özdemir İNCE
  ‘‘Ana Rahmine Haklı Düşen’’in zihinsel yapısı
 
    Oğuz ARAL
  Beceriksiz ihtiyar
 
    Bülent BOĞ
  Buz nasıl eriyor
 
    İsmail ER
  Tokat faktörü
 
    Korkut GÖZE
  Biraz bekleyin
 
    Vedat OKYAR
  İyi sinyaller gördüm
 
    İbrahim Bilik
  Bodrum'da purocular için avantajlar
 
    Serdar TURGUT
  Bu olay komik mi yahu!
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com