11/08/2002 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Yazarlar
11.08.2002
Ayşe  ÖZEK KARASU
21'inci Yüzyıl için ikinci manifesto denemesi
  
akarasu@hurriyet.com.tr
 

Önümüzdeki 26 Ağustos-4 Eylül tarihlerinde Johannesburg'da Dünya Zirvesi toplanacak.

Binlerce delege, insanı, kuşu, çiçeği böceğiyle dünyanın yoksulluktan ve yokoluştan kurtarılmasını konuşacak. Aynı niyetle 1992'de Rio'da yapılan zirvede alınıp da uygulanmayan bütün kararlar yeniden gündeme hakim olacak. 21'inci Yüzyıl için ikinci bir kurtuluş manifestosu yazılacak. Ancak ABD Başkanı Bush zirveye katılmayacak olması, daha şimdiden bir başarısızlık alameti sayılıyor. İyi de, Rio'daki zirveye babası katıldı da ne oldu?

RIO de Janiero 1992: BM'nin kalkınma ve çevre konferansının ardından tüm dünyada bir coşku rüzgarı esiyordu. Dünya hükümetleri yeryüzünü bekleyen tehlikelerin nihayet farkına varmıştı. Yoksulluk ve çevrenin tahrip edilmesi arasındaki şeytani kısır döngüyü, türlerin yok olduğunu ve iklimlerin değiştiğini nihayet kabul etmişlerdi.

Rio'da yeni bir uluslararası hukuk doğmuştu. Biyolojik çeşitlilik ve iklimin korunması konusunda bir konvansiyona imza atılmıştı. ‘‘Gündem 21’’ başlığı altında belirlenen ‘‘21'inci Yüzyıl'ın ev ödevleri’’ yoksullukla savaşı, demokratikleşmeyi ve sürdürülebilir ekonomik kalkınmayı öngörüyordu. Bütün sanayileşmiş ülkeler, soğuk savaş perdesinin kapanmasının ardından gelişmekte olan ülkelere daha fazla kalkınma yardımı sözü veriyordu.

Aradan 10 yıl geçti. Bugünkü tablo şöyle: Kalkınma yardımı iyice azaldı. Kyoto iklim anlaşması, ABD'nin tek taraflı iptali yüzünden suya düştü. 1995 yılında yapılan Dünya Ticaret Örgütü anlaşması, Gündem 21'in sosyal politikalar ve çevreyle ilgili bütün hedeflerinin gerisinde kaldı.

Şimdi Johannesburg'ta sil baştan yapılacak. Yaklaşık 170 devletten 160 bin delegenin katılacağı konferans, kendi sınıfında dünyanın en geniş katılımlı zirvesi olacak. Sürdürülebilir kalkınma ve çevrenin korunması için neler yapılabileceği konuşulacak.

Ancak ABD Başkanı Bush, programı yoğun olduğu için zirveye katılmıyor. Bu durum da zirveye şimdiden başarısızlık damgası vuruyor. Şu ana kadar 45 lider zirveye gideceklerini açıkladılar. Aralarında Blair ve Berlusconi de var.

Zirve için kampanya yapan sivil toplum örgütleri ise Johannesburg konferansının, ABD'nin öncülüğündeki çokuluslu şirketlerin dünya üzerindeki egemenliğinin yeniden teyit edileceği bir platforma dönüşeceği görüşündeler. Dünya Dostları örgütünün verilerine göre dünyanın en büyük 51 ekonomisini çokuluslu şirketler oluşturuyor, geri kalan 49'unu ise ülkeler. Çokuluslu şirketleri çevreyi yağmalamaktan alıkoymanın yolu ise şimdiye kadar bulunabilmiş değil.

50 YILIMIZ KALDI

Ancak artık zenginlik de kurtuluş yolu değil. Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı'nın verilerine göre insanoğlunun lüks yaşamı sürdürebileceği sadece 50 yılı kaldı. Çevrecilere göre aşırı tüketim ve doğal kaynakların yağmalanması yüzünden 2050 yılında yaşamak için iki yeni gezegen daha bulmak gerekecek. Aksi takdirde insan türü kitlesel bir şekilde yok olmaya başlayacak.

Uzayda koloniler kurulması halen bilimkurgu boyutunda bir proje olduğu için tek çare tüketimi kısmak. Bilindiği gibi aşırı tüketim alanında en gözde örnek Amerikalıların oburluğu. Her bir Amerikalı'nın gıda ve yakıt tüketimi 25 Afrikalıya eşit. Afrika'nın en yoksul ülkelerinden biri olan Burundi'deki bir vatandaşı beslemek için 0.4 hektar toprak yeterliyken, Avrupalı'ya 6, Amerikalıya ise tam 12 hektar toprak gerekiyor. Bu sonuncusu uygarlık tarihinde görülmemiş bir rakam.

Kimi çevreciler ABD'nin yaşam tarzını değiştirmemek için Mars'ta su aradığını, bulursa kızıl gezegende koloniler kuracağını iddia ediyor.

Altıncı yokoluş süreci başlıyor

BM'nin Johannesburg zirvesi öncesinde yayınladığı bir rapora göre şu anda dünyadaki kuşların yüzde 12'si ve memelilerin dörtte biri nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. Richard Leakey ve Roger Lewin'in yayınladığı ‘‘Altıncı Tükeniş’’ adlı kitaba göre ise dünya ilk kez, türlerin insan eliyle yok edildiği bir sürece girmek üzere. İlk kez 450 milyon yıl önce türlerin tükenişine tanık olan dünya bu süreci tam beş kez yaşadı. Sonuncusu da 65 milyon yıl önce dünyaya bir meteorun düşmesi sonucu dinozorların yok olmasıydı. Bugünkü koşullar devam ettiği takdirde önümüzdeki 50-100 yılda, aynı dinozorlar gibi bazı türlerin, insanlar yüzünden kitlesel olarak yok olabileceği söyleniyor.

İşte son 30 yılda insan eliyle tüketilenler:

Doğal yaşamın üçte biri.

Atlantik'teki balık rezervleri 1970'ten bu yana 264 bin tondan 60 bin tona indi.

32 yıl içinde ormanların yüzde 12'si yok oldu.

Nehir ve göllerdeki taze su kaynaklarının yarısı bitti.

Okyanuslardaki yaşamın üçte biri yok oldu.

Nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya bulunan 350 tür memeli, kuş, sürüngen ve balığın yarısı tükendi.

Son 20 yılda kaplan nüfusu yüzde 95 azaldı. Fillerin sayısı 1.2 milyondan 500 bine indi.


Ayşe  ÖZEK KARASU
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Tekelci vatanseverlik
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Yatağınızın altında birini bulursanız
 
    Ali Atıf BİR
  Sünnette ilişki pazarlaması
 
    Ayşe ARMAN
  Biz Efeerkil bir aileyiz
 
    Bekir COŞKUN
  Kaplumbağa
 
    Doğan HIZLAN
  Yaşar Kemal artık yalnız değil
 
    Doğan ULUÇ
  Plakamı hangi milyoner yapacak
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Derviş Bey'in istifası
 
    Ercan KUMCU
  İş güvencesi
 
    Erkan ÇELEBİ
  Telefonda ‘oh’ dedirten Aycell cazibesi
 
    Ferai TINÇ
  Mezopotamya'ya yolculuk
 
    Gila BENMAYOR
  Biri kamyoncuları duymuş olmalı Savaş rüzgarı tersine esiyor
 
    Hadi ULUENGİN
  Diplomatik...
 
    Yurtsan ATAKAN
  TRT’nin kaynanası TT-Net olsaydı
 
    Muharrem SARIKAYA
  Derviş'in yeni hedefi: Seçimi erteletip, MHP'siz hükümet kurmak
 
    Murat BARDAKÇI
  Kararsız dedesi, karar verene kadar kellesinden olmuştu
 
    Pakize SUDA
  Üzgünüm Ahmet
 
    Tuğrul ŞAVKAY
  Lager birası 2-3 derecede içilir
 
    Uğur CEBECİ
  Pilot yerine Uçuş Yöneticisi
 
    Yalçın BAYER
  Benim Almanyam Benim Türkiyem
 
    Özdemir İNCE
  ‘‘Ana Rahmine Haklı Düşen’’in zihinsel yapısı
 
    Oğuz ARAL
  Beceriksiz ihtiyar
 
    Bülent BOĞ
  Buz nasıl eriyor
 
    İsmail ER
  Tokat faktörü
 
    Korkut GÖZE
  Biraz bekleyin
 
    Vedat OKYAR
  İyi sinyaller gördüm
 
    İbrahim Bilik
  Bodrum'da purocular için avantajlar
 
    Sevgi'nin Diviti
  Seçimde Aziz Nesin’i aman gene haklı çıkarmayalım
 
    Serdar TURGUT
  Bu olay komik mi yahu!
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com