Somuncuoğlu yazılı açıklamasında AB uyum yasasıyla "halkın aldatıldığını" öne sürdü. AB'den düzenlemelerin AB için yeterli olmadığı ve Kopenhag Zirvesi'nden Türkiye'ye "nasihat" ve Ulusal Program'da değişiklik talebinin çıkacağı işaretlerinin geldiğini öne süren Somuncuoğlu, "Yalan rüzgarları estirmeyi bırakıp, vakit geçirmeden Kopenhag için gerçek ve ciddi hazırlıklar yapılmalıdır" dedi.
Hiçbir AB üyesi ya da adayı ülkede azınlık dillerinde yayın, öğrenim veya eğitim yapılmadığını belirten Somuncuoğlu, "Resmi azınlıkları için bu hakları tanıyan ülkeler ise bunu Kopenhag kriterlerinin bir gereği olarak değil, kendi istekleri ile gerçekleştirmektedirler" dedi. Somuncuoğlu Avrupa Adalet Divanı'nın da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin azınlık dillerini koruma altına almadığı yolunda içtihatları bulunduğunu belirtti.
İdam cezasında AB'nin 6 numaralı protokolündeki savaş ve yakın savaş tehditi istisnalarına karşılık Türkiye'nin buna terörü de ekleyip üç hali istinsa kabul etmesinin bazı kişiler tarafından beğenilmediğini öne süren Somuncuoğlu, 9 ay sonra yeniden düzenleme yapılıp istisnaların ikiye indirildiğini anlattı. Somuncuoğlu, "Komşumuz Yunanistan'da 4 istisnai halde idam cezası vardır. Ayrıca birçok AB adayı ülke mevzuatlarında adi suçlarda dahi idam cezasını muhafaza etmektedirler. İdam cezasını kaldırma kampanyalarının yegane amacının teröristbaşının kurtarılması olduğu bir kez daha teyid edilmiştir" dedi.
Somuncuoğlu, azınlık vakıflarıyla ilgili düzenlemelerin ise Kopenhag Kriterleri ile uzaktan yakından ilişkisi bulunmadığını savundu.