|
Rıdvan TEZEL-Kubilay KESKİN / İSTANBUL
Ulus'ta yaşanan polis baskınlı, çilingirli, gazetecili geceye ilişkin iddialar ve rivayetler birbirini kovalıyor. Mehmet Tuna, karısının sıradan kıskançlık krizlerinden birini şova dönüştürdüğünü iddia ederken; ayrı yaşadığı eşi Derya Tuna, kocasının sağlığından endişe ettiği için polis ve çilingirle kapıya dayandığı hususunda ısrarlı.
Polis telsizinden, dün 04.00 sıralarında bir kişinin evinde zehirlenmiş olabileceği anonsu geçti. Ulus, Kibele Sitesi'ndeki eve ambülans da gönderilmesi istendi. Tatilini geçirdiği Bodrum'dan önceki akşam İstanbul'a gelen Mehmet Tuna'nın, Kibele Sitesi'ndeki evinde, o saatlerde büyük kargaşa yaşandı. Şehnaz Derya Tuna, polislerle birlikte eve geldi. Çilingir çağrıldı.
GEREKSİZ BİR KISKANÇLIK
Eve girildikten kısa bir süre sonra telaşla gazetecilerin karşısına çıkan Şehnaz Derya Tuna, mini basın toplantısı düzenleyip şu açıklamayı yaptı:
‘‘Kocam beni başka kadınlarla aldattığı için ayrı yaşıyorduk. Zaten ayrılacağız. Başına bir şey geldiğini düşünerek eve gittik ve kuvvette sızmış halde bulduk. Normaldir. Kendisi alkol bağımlısı ve tedavi görüyor’’
Mehmet Tuna'ya göre ise yaşananlar, eski eşinin anlattıklarından tamamen farklıydı. Banyoda sızmamıştı. Yatak odasında uyuyordu. Sadece cep telefonunu açmamıştı. Üstelik, evine polis filan da gelmemişti. Mehmet Tuna, sabaha karşı yaşadıklarını şöyle anlattı:
‘‘Böyle bir şey olmadı. Salı gecesi Bodrum'dan İstanbul'a geldim. Gelir gelmez de Reina'ya uğradım. Bir saat kaldıktan sonra evime gidip, cep telefonlarımı kapatıp uyudum. Bir süredir aramız açık olduğu için eşim Şehnaz Tuna çocuklarla birlikte başka evde kalıyordu. Sabaha kadar beni aramış. Cep telefonum kapalı olduğu için de başka bir kadınla olduğumu tahmin ederek sinirlenmiş ve böyle bir şey yapmış olabilir. Sabah kalktığımda telefonumu açtım, mesajları görünce kendisini aradım. Bana, 'Hangi kadınla olduğunu biliyorum, gelip seni herkese rezil edeceğim' dedi. tek başıma olduğumu söylememe rağmen inandıramadım. Gereksiz kıskançlıklar yapıyor. Zaten benim işlerim başımdan aşkın. Böyle giderse ne olacağı belli, gereksiz kıskançlıklar işin sonunu nereye götürüyorsa onu yaparız, boşanırız.’’ |