Şengil, sivrisinek-karasinek gibi haşerelerin bakteriyel, viral ve kısmen de paraziter enfeksiyonları taşıyarak halk sağlığını önemli oranda tehdit ettiğini söyledi.
Dünyada, sivri ve karasinek gibi haşerelerle mücadelede ''kimyasal'' ve biyolojik'' yöntemlerin kullanıldığını dile getiren Şengil, şöyle devam etti:
''Türkiye'de sağlık açısından da zararlı olan kimyasal sokak ilaçlaması yapılıyor. Sokak ilaçlamasının da çeşitli yöntemleri var. Bu yöntemde rüzgarın yönü, aracın hızı gibi bazı teknik özelliklere dikkat edilmesi gerekir. Bunun için ilaçlama yapan elemanların yetiştirilmiş olması lazım. Bu da her zaman mümkün olmadığı için ilaçlamada başarılı olunamıyor.
Sivrisineklerle kimyasal olarak mücadelede, insan sağlığına verdiği zarar nedeniyle bazı Avrupa ülkelerinde yasak. Yapılması gereken biyolojik mücadeledir.''
Şengil, biyolojik mücadelenin sivri ve karasineklerin ürediği kaynaklara yönelik olduğunu vurguladı.
Şengil, İstanbul'un risk durumuna göre göl, dere ve şehir merkezi olmak üzere 3 bölgeye ayrıldığını söyledi.
Ancak sahada yapılan çalışmalarda, haşerelerin dere ve göletlerdençok yapılaşmanın yoğun ve sık olarak Ümraniye, Kartal, Pendik, Tuzla ve Avcılar gibi ilçelerde görüldüğünü belirten Doç. Dr. Şengil, bunun üzerine çalışmaları bu bölgelere kaydırdıklarını sözlerine ekledi.