IMF İcra Direktörleri Kurulu'nun, Türkiye'ye 1.1 milyar dolarlık üçüncü kredi dilimini serbest bırakmasının ardından bir açıklama yayınlayan Köhler, 'Türk hükümetinin ekonomik programın uygulanmasınagösterdiği sağlam ve sürekli destek övgüye değer. Bu durum, yılın ilk bölümünde umut verici hale dönüştü. Ekonomik faaliyette belirgin düzelme, enflasyonda keskin bir düşüş ve ödemeler dengesi performansında da görüldü. Nisan ayı boyunca yerel ve dış borçlanmada faiz oranlarındaki düşüş de buna yardım etti ve hükümetin borç durumunun düzelmesine katkıda bulundu' dedi.
Köhler açıklamasında, 'buna karşın son siyasi belirsizlik yerel finansal piyasaları rahatsız etti ve faiz oranlarında önemli bir yükselmeye yol açtı. Meclisin seçimleri 3 Kasım tarihinde yapma kararı, bu belirsizliği giderirken ve finans piyasası koşullarında birölçüde rahatlama sağlarken, hükümetin programı mümkün olan en ileri derecede uygulaması temel önem taşıyacak. Bu çerçevede, koalisyon ortaklarının, programı uygulamaya tam destek vermeleri, siyasi partiler ve özel sektör arasında bu durum, programın devam etmesine yönelik desteğin kanıtı olarak memnuniyetle karşılandı. Bu gelişmeler,programın güçlü biçimde sahiplenilmesini ifade ediyor ve siyasi belirsizlik bir kez çözüldükten sonra faiz oranlarının hızla düşmesi için ivme sağlıyor' ifadelerini kullandı.
Horst Köhler, Türk hükümetinin etkili mali kısıtlamalarının, uzun dönemli borç sürdürülebilirliğini ve ekonomi politikalarının güvenilirliğini güçlendirdiğini ve hükümetin borç durumunun yönetilebilir ve şoklara karşı dayanıklı olmasını getirdiğini de kaydetti.
Köhler, 'İleriye baktığımızda, planlanan mali reformların, düzenlemenin kalıcılığının daha da ilerletilmesi önemli olacak. Bu çerçevede, 2003 yılında doğrudan vergi reformunun ne kadarı uygulanabilirse o kadar önem taşıyacak. Aynı zamanda hükümetin verimsiz harcamaları kısması, kamu iktisadi kuruluşlarını yeniden yapılandırması, vergi idaresini güçlendirmesi ve kamu finans idaresi reformlarını ilerletmesi gerekiyor' dedi.
IMF Başkanı, Merkez Bankası'nın, enflasyonu düşürme ve enflasyon beklentilerinde övgüye değer ilerleme sağladığını, bir taraftan da dalgalı kur rejimine başarılı geçişi yönettiğini ifade etti. Köhler, Merkez Bankası'nın, enflasyon hedefine ulaşmaya odaklanmayı sürdürmesini ve yeni resmi enflasyon hedefini açıklama hazırlıklarına devam etmesini istedi.
Finansal sektör reformunu 'etkileyici' olarak niteleyen Köhler, özel bankalara sermaye sağlanması uygulamasının tamamlanmaya yakın olduğunu ve kamu bankalarının yeniden yapılandırılmasının ilerleme kaydettiğini anlattı. Köhler, sözlerine şöyle devam etti:
'Geriye kalan öncelikler, tasarruf mevduat ve sigorta fonunun müdahale edilerek kontrol altına alınan bankaların durumunu çözümlemesi ve geriye kalan varlıkların satışı için strateji geliştirilmesi olarak ortaya çıkıyor. Yeniden yapılandırmanın artık meyve vermeye başlamasıyla birlikte devlet bankalarının satışa hazırlanması önem taşıyacak. İflas yasasındaki reformlar, şirketlerin borçlarını yeniden yapılandırmasına ilişkin İstanbul yaklaşımının etkisini artıracak. Kamu kuruluşlarının özelleştirilmesinde önemli varlıkların satış aşamasına getirilmesi ve satış sürecinde şeffaflık sağlanması konusunda hükümeti teşvik ediyoruz. Ayrıca, yatırımcı konseyi toplantısının ertelenmesinden elde edilen zamanın, yatırım ortamının iyileştirilmesinde gerekli reformların son haline getirilmesinde yararlanılmasını öneriyoruz.
Sonuçta program, planlandığı gibi uygulandı ve güçlü ekonomik performans sonuçları verme potansiyelini ortaya koydu. Aynı zamanda son piyasa gelişmeleriyle görülen zayıflıklar, kalıcı başarının sağlanması için programa sıkıca bağlı kalınmasının önemini ortaya çıkardı.'