|
BU ülke álem ülke! Geçen hafta AB yasaları çerçevesinde tarih yazdık. Bu hafta ise hemen aslımıza rücu ettik.
Neymiş efendim? Ülkenin salahı için geniş tabanlı ittifak gerekiyormuş.
* * *
Mesela; daha henüz geçen ay dibine dinamit koydukları için DSP'den affedilen! ‘‘kullanılmış keresteden yeni bina yapıcılar’’ ile DSP yeniden sarmaş dolaş olsun. Hüsam ‘‘Ben ne yaparsam yapayım, o yine benim babamdır!’’ deyip Bülent Bey'in elini öpsün. Lekelerinden henüz kurtulmuş Kemal, Tipitip Halıcı ile Karagöz-Hacivat olup ittifakı eğlendirsin. Deniz, Bülent'e ‘‘Abi sen büyüğümsün, yap bir büyüklük daha’’ desin. Murat ile Mehmet Ali de ufak ufak yüklerini sırtlayıp, kapağı kutsal ittifaka(!) atsınlar. İlhan, ‘‘Eğer başbakan olursam ittifaka dışarıdan katkıda bulunurum’’ desin. 10.'cusundan bir hayır gelmez, ama 9. ‘‘en büyük büyüğümüz’’ de ittifakı okusun, üflesin!
Tabii ki kambersiz düğün olmaz! Fransız usulü ittifakı, Türk damak tadına uygun bir şekilde yeniden yorumlayan Mesut da kenardan köşeden ittifaka şöyle bir ilişsin!
* * *
Bakın, böyle bir ittifak yapmak için bu ülkede herhangi bir engel yok.
İster bir parti çatısı altında birleşir, seçime girerler; ister bu ittifakı seçim öncesi millete ilan ederler.
‘‘Vallahi, billahi bana oy veren, Hamza'ya da oy vermiş kadar olur!’’
Yok, yetmezmiş! Hukuki düzenleme de gerekiyormuş!
Nasıl bir hukuki düzenleme? Alafranga bir yaklaşımla ‘‘ittifak yapacak partilerin oylarının toplamı bir arada sayılsın!’’
İki adet %3, iki adet %1.5, bir adet %1 toparlanacak; ve birbirlerinin makası ile %10 ipini kesecekler!
Baraj %10'un altına inmiyor ya, paçayı böyle kurtaracaklar!
Gerçekten böyle bir yutturmacayı kimse tek başına akıl edemez, bunun için kocaman bir ittifak lazım.
* * *
İttifak çabaları ile ilgili bazı gözlemlerim;
1) İttifaka gösterdiği aşırı ilgi ile Mesut Yılmaz daha en başından, ANAP'ın %10 barajını aşamayacağını resmen ilan etmiş oldu.
2) Böyle bir aşureye neden millet kaşık sallasın ki! İttifakın kendisi farazi olduğu için, ittifak ne kadar oy getirir, ne kadar oy götürür; bunun simulasyonlarının yapılmadığı ayan beyan belli.
3) DSP, Baykal ve altını en son oyan YTP ile ittifak yaparsa, Bülent Ecevit'i millet tefe koyar.
Üstelik, DSP müttefik arıyorsa, neden Sadettin Tantan'ı düşünmez ki?
Namus kavramı bu ülkede iyi satar!
4) Başbakan'a rağmen bakanlıkta direnen Kemal Derviş, Başbakan'ın üzerinde bir iradeden mi destek alıyor? Kimseye ‘‘ittifak arıyorum!’’ diye yutturmaya çalışmasın, o bizden daha da şaşkın.
5) Maksat AKP'ye karşı rakip çıkarmak ise, basit yoldan neden CHP ile Kemal Derviş ittifak yapmazlar ki?
6) İttifak olmazsa, ‘‘sağda iki parti, solda bir parti barajı aşacakmış!’’ İşte, yıllardır aradığımız istikrar bu değil mi?
* * *
%3'lük partileri Meclis'e taşıyacak sosyal mühendisler neden habire sadece kendi kalçalarına uyan donları millete biçmeye uğraşırlar ki? |