|
BAŞBAKAN Yardımcısı ve MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin seçimin kasım ayında yapılması yolundaki önerisi, Türkiye açısından makul bir çıkış yolu gösteriyor. Şu nedenlerle:
Başbakan Bülent Ecevit'in sağlık durumunun, eski çalışma temposuna dönebilmesine izin vermesi güç. Bu durumda mevcut belirsizlik her koşulda sürecek, denenecek her formül kendi içinde bir noktada tıkanacaktır.
Başvurulacak zorlama formüller, DSP'nin de kendi içinde çatlamakta olduğu dikkate alınırsa, olsa olsa mevcut belirsizliği artırmaya yarar. Ayrıca, bu tür formüllere toplumsal desteğin sağlanacağı da şüphelidir.
Demokrasinin çözümsüzlüğe girdiği durumlarda, çare emanetin sahibi olan halka gitmektir. Bulanıklığın panzehiri seçimdir.
Ayrıca, seçimin başka yararları olacaktır. Bir kere, siyaset sahnesindeki tükenmiş kadroların en azından bir bölümünü tasfiye ederek, Türk siyasetinin önünü açacaktır.
Seçim, ayrıca yeni aktörlerin, yeni oluşumların da denenmesine imkán tanıyacaktır. Seçime kadar geçecek olan zaman, Kemal Derviş gibi yeni aktörlerin kararlarını netleştirmelerine izin verecek bir süredir.
AB İLE KAZA ÖNLENİR
Seçimin sonbaharda yapılacak olmasının asıl yararı Avrupa Birliği ile ilişkilerde getireceği rahatlamada yatıyor.
Şu bir gerçek ki, bugünkü koalisyonla ya da zorlama formüllerle Kopenhag kriterlerini yerine getirmeye çabalamak yalnızca sıkıntı yaratacaktır.
Sonbahara bugünkü siyasi belirsizlik içinde girilmesi, AB ile ilişkilerin ağır bir kazaya uğraması potansiyelini de taşıyor.
Oysa seçimin öne alınması, kaza ihtimalini önleyecektir. Şöyle ki:
AB Komisyonu, Türkiye ile ilgili ilerleme raporunu ekim ayı sonunda açıklayacaktır.
Komisyon, kriterlerinin karşılanmasının seçimler nedeniyle askıya alındığını belirterek, ne olumlu ne de olumsuz bir görüş belirtecek, AB siyasi makamlarına seçim sonucunun beklenmesi önerisinde bulunacaktır.
AB GEÇ KALDINIZ DİYEMEZ
Bu, AB'nin aralık ayı zirvesinde alacağı kararın bir süre için ertelenmesi anlamına gelir ki, Türkiye açısından Avrupa rüyasının sonu değildir.
Kaldı ki, sandıktan çıkacak olan irade, yeni bir vizyonla AB'ye dönük adımları daha büyük bir kararlılıkla atabilir.
İstediği adımlar sonunda atıldığında, AB, seçim sonucu ortaya çıkan gecikme nedeniyle Türkiye'ye ‘‘geç kaldınız, kusura bakmayın’’ mı diyecektir?
Erken seçim, AB demokrasilerinde de sıkça karşılaşılan bir keyfiyettir.
Özetle, mevcut belirsizlik içinde AB ile ilişkileri telafisi mümkün olmayan bir kazaya itmektense, biraz zaman kazanıp, daha sağlıklı bir zemine oturtmak daha emniyetli bir yol değil midir?
IRAK SAVAŞINDA GÜÇLÜ HÜKÜMET
Erken seçimin bir diğer yararı, ABD'nin Irak'a askeri müdahale niyetleriyle ilgilidir.
ABD Başkanı George Bush, kasım ayı başında yapılacak olan Kongre yenileme seçimlerinden hemen sonra Irak'la ilgili nihai kararını verip, ardından üsleri kullanmak için Ankara'nın kapısını çalabilir.
Bu takdirde sandıktan yetki alarak çıkmış, karar alabilen, pazarlık yapabilen enerjik bir hükümetin işbaşında olması, bugünkü belirsizliğe kıyasla çok daha ehvendir.
Dolayısıyla yalnızca iç faktörler değil, dış koşullar da sonbaharda yapılacak bir seçimi Türkiye açısından isabetli kılıyor. |