|
BENİM anladığım kadarıyla Çevre Bakanı, Dalyan kumsalındaki caretta kaplumbağalarını basına göstermek için, peşine gazetecileri takıp oralara gitti.
Bu sefer ‘‘çevrecilik’’ adına, kaplumbağayı yumurtlarken gösterecek.
Oysa carettalar, sudan çıkıp, yumurtalarını sessizce kuma bırakırlar ve dönerler. En ufak bir ışık ya da gürültüden ise huzursuz olup yumurtlamadan kaçarlar.
Kameralar, flaşlar, muhabirler, bürokratlar arkasında, Bakan Fevzi Alptekin, ‘‘Arkadaşlar, şimdi sessizce yaklaşacağız’’ dedi.
Bizim medya ve sessizlik?..
Olacak şey değil.
Bakan ‘‘Sürünerek ilerliyoruz’’ dediğinde ise heyet uzanıp popolar havada ilerlemeye başladı.
Kaplumbağa kafasını kaldırıp kumların arasından yaklaşmakta olan bir sürü kaplumbağaya benzer nesne gördü.
Hepsi büyük ve iki çenetliydiler.
Muhtemelen kendi kendine ‘‘Bunlar kaplumbağa olmasına kaplumbağa da, o baştaki niye durmadan ‘Erken seçim olmaz' diyor’’ diye düşündü.
Ve kaçmaya başladı.
Bakan, pozisyonunu bozmadan başını kaldırıp kaplumbağanın uzaklaştığını görünce canhıraş ‘‘Çevre kaçıyor, çevirin çevreyi’’ diye bağırdı.
Heyetteki bürokratlar kalkıp, kaplumbağayı başarıyla yakaladılar. Çünkü kaplumbağayı kaçırma olasılıkları yüksekti.
Hayvanın üzerine oturdular.
Elbette ben orada değildim, orada bulunan bizim Yazgülü Aldoğan’dan esinleniyorum.
Yakalanan caretta, kafasını ve ayaklarını içine çekince bakan durduğu yerde zıplayıp ‘‘İşte kendisini kaçırdınız, işte kendisini kaçırdınız’’ diye bürokratlara kızdı.
O zaman kaplumbağa kafasını çıkarıp baktı.
Bu Çevre Bakanı nasıl?..
*
Yeryüzünde yumurtlarken Çevre Bakanı ve medya tarafından basılan ilk kaplumbağaydı bu.
Ve yumurtlayan cerattayı medyayla basan ilk Çevre Bakanı.
Ne yapmak istediğini ise henüz kimse anlamış değil. Eğer başarılı bir çevre faaliyetini göstermek istediyse, yumurtlayan kaplumbağaydı, bakan ya da bürokratlar değil.
Yok eğer 57'nci Hükümet'in başarıları çerçevesinde, bu Çevre Bakanı'na rağmen kaplumbağaların hálá gelip kıyılarımıza yumurtladığını kanıtlamak istediyse...
Harika bir şey. |