06/07/2002 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Pazar
06.07.2002
Libération futbolcularımızın saçlarına övgüler düzdü
 

Bu bir mizah yazısı. Fransız Liberation Gazetesi'nin muhabirlerinden Jean-Louis Le Touzet, 17'nci Dünya Kupası'nı seyreden herkes gibi, futbolcuların saç modellerinin ne kadar çok ilgi uyandırdığını farketmiş.

Dünya Kupası'nı Sevil Berberi Figaro'nun Düğünü'ne benzeten yazar, saç konusunda Türkiye'nin rakipsiz olduğunu söylüyor. Özellikle de Ümit Davala'nın Mohawk kesimiyle Rüştü'nün at kuyruğuna bayılmış. İşte yazıdan bir alıntı.

17'nci Dünya Kupası, kuaförlerin tartışılmaz zaferiyle sona erdi. Kuaför, çoğu zaman 12'nci adam olarak karşımıza çıktı. Ronaldo kesimi denilen tarzı ele alalım: Ön tarafta püsküllü küçük bir üçgen hariç, kafayı tamamen kazıtın. Korner atışı yaparken çok işe yarıyor.

Ancak, saç kesimi konusunda bu yıl Türkiye'yi kimse geçemedi. Bu büyük ülke tıraş bıçağını şaşırtıcı bir ustalıkla kullanıyor. Türk'ün saçı da doğrusu buna uygun: Kalın, yumuşak, esnek, bir anlamda kuaförün rüyası. Mesela Mohawk kesimli orta saha oyuncusu Ümit Davala'yı ele alalım. Paris'in en büyük akademilerinden mezun bir kuaför bile bundan iyisini yapamazdı. Önce kalemle saha çizgileri gibi kenarlar çiziliyor, sonra tıraş makinesi gerekeni yapıyor.

RÜŞTÜ’NÜN ATKUYRUĞU

Kaleci Rüştü'nün saçlarına erişmek için sabah çok erken kalkmak lazım. O at kuyruğu uzun uzun taranmalı. Sonra bağlanmalı. Sanki bu beyler bir kızlar okulunda yetişmiş. Kısacası, Türkleri hem futbollarının kalitesi hem de kendilerine gösterdikleri özen nedeniyle kıskanmamak mümkün değil.

Durum böyle olunca, kuaförlerin takımlarda işgal ettikleri yer de neredeyse endişe verici bir boyuta ulaşıyor. Bu gidişle yakın bir gelecekte kuaförü de saha çizgisinde göreceğiz. Kuaförünü Londra'dan getiren Mr. Beckham'a bakacak olursak bu günler fazla uzakta değil. Basın, bu sanat adamına bir sonraki maçta büyük bir devrimle karşılaşıp karşılaşmayacağımızı sorduğunda, Londralı Figaro, ‘‘Bekleyelim bakalım, önce David'le oturup bir konuşacağız’’ demiş, ser verip sır vermemişti.

KORELİLER BİGUDİ TAKIYOR

Evet, teknik direktörün basınla sohbet ettiği zamanlar geride kaldı, şimdi artık kuaför konuşuyor. Mesela devre arasında adam perçemlerini mi fırçalamış? Ya da yasemin kokulu bir sprey mi kullanmış? İkinci golün yolda olduğunu hemen anlıyorsunuz.

Bu Dünya Kupası'nın büyük haberlerinden biri de, Japon ve Koreli futbolcuların saç kurutma kasklarının altında saatlerini geçirdiklerini öğrenmemiz oldu. Çünkü çare bigudideydi. İtalya'yı Kupa'dan tıraşlayan dalgalı saçlı Koreli forvet Ahn Jung-Hwan gibi.

Bu durumda spor muhabiri moda yazarına dönüşüyor. Futbol Kore'de boy atıp uzuyor, ama Zidane kel.  



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com