|
Uzun bir aradan sonra, bugün Liderler Zirvesi toplanıyor. Başbakan Ecevit, zirvenin gündemini ‘‘ekonomi’’ olarak açıkladı ama ne konuşulacağı pek bilinmiyor.
Zirveden sadece ‘‘Programı uyguluyoruz’’, ‘‘Hükümet devam ediyor, seçim yok’’ türü mesajlar çıkarsa, ekonomide istenen sonuç elde edilemez. Bu lafta kalan demeçler, bırakın zirvenin piyasaları rahatlatmasını, aksine daha kötü bile olabilir.
Bildiğimiz kadarıyla Devlet Bakanı Kemal Derviş liderler zirvesine çağrılmadı. Şu anda en büyük sorun piyasalarda yaratılan güvensizlik ve ekonomi yönetimi Zirvede yok. Peki, liderler piyasalarda oluşan güvensizlik havasının nasıl dağıtılacağını, faizlerin yeniden iniş trendine nasıl sokulacağını, IMF'le ilişkilerin bu olumsuz havadan nasıl etkileneceğini, ekonomiyi yeniden yoluna sokmanın yöntemlerini biliyorlar mı? Bizce bilmiyorlar... Bilmedikleri için de şu anda piyasaların nabzını tutan ve dışardaki bakışı en ince detayına kadar gören Derviş'e sormayacaklar da kime soracaklar? Bizce sadece Derviş'in de değil, Hazine Müsteşarı, Merkez Bankası Başkanı, BDDK Başkanı hatta Kamu Bankaları Ortak Yönetim Kurulu Başkanı'nın Liderler Zirvesine çağrılıp, görüşlerininin alınması gerekiyor.
Dediğimiz gibi; ekonominin konuşulacağı Zirveye sadece Başbakan ve yardımcıları katılır da lafta kalacak sözler çıkarsa, piyasalar için iyi değil kötü bile olabilir.
Büyüme rakamları iyi
Dün açıklanan büyüme rakamları beklenenden çok daha iyi çıktı. İlk üç ay için eksi 3 büyüme sözleri edilirken, artı büyüme geldi. Bu rakam, aynı zamanda piyasaların canlandığını, devam ettirilmesi halinde yıllık yüzde 3'lük büyümenin bile aşılabileceğini gösteren bir rakamdı. Ancak herkes biliyor ki; Mayıs ayı başından bu yana tedirginliğin dozu giderek artmaya devam ediyor ve bu tedirginlik doğrudan büyümeyi vurmaya başladı.
Çarşamba günü enflasyon rakamları açıklanıyor. Haziran ayı rakamlarının eksi çıkma ihtimali bile var. Eksi çıkmasa bile oran düşük çıkacak. Dolayısıyla, hem büyüme hem de enflasyon hedefinin birlikte yakalanma şansı çok yüksekti.
Bu beklentiye bağlı olarak Merkez Bankası belki de, siyasi belirsizliğe rağmen, faiz indirimine gidecek. Eğer siyasi belirsizlik olmasaydı birara duran faiz indirimleri devam edecek, bu kez çok daha yüksek oranlı indirimler yapılabilecekti.
Liderler Zirvesi'nden sonra yapılan açıklamada, büyük ihtimalle, büyüme ve enflasyon rakamlarındaki düzelme kullanılıp, ‘‘Ekonomi iyi gidiyor, Hükümet devam ediyor, program devam edecek’’ denecek...
Halbuki ekonomi hiç de iyi gitmiyor. İyi gidiyordu...
Bu iyiye gidiş siyaset nedeniyle bozuldu ve verilerin iyi olmasına rağmen son günlerdeki gidiş kötü. Daha da kötüsü herkesi bir kötümserlik havası sardı.
Bu rakamlar ekonomik programın iyi işlediğini, alınan kararların sonuç vermeye başladığını ve programın devamı halinde Türkiye'nin düze çıkacağını gösteriyor. Hala bu şans kaybedilmiş değil ama açıkcası kaybedilmek üzere... Hem de siyasilerin belirsizliği körükleyen tavırları nedeniyle kaybedilmek üzere.
Programın önündeki engel
Unutulmamalı ki; Türkiye başarıya hiç bu kadar yaklaşmamıştı. Hem yapısal dönüşümünü tamamlayıp hem de AB standartlarını yakalamaya hiç bu kadar yakın olmamıştı. Bu gidişi tersine çevirmenin bedeli çok ağır olur...
Liderler tek tek yaptıkları açıklamalarda Hükümetin, ekonomik programdan sonuç almadan seçime gitmeyeceğini söylüyorlar. Ancak Hükümetin, bu haliyle, bizzat kendisi programın önünde engel olmaya başladı. Bu durumu devam ettirmelerinin tek yolu AB'ye uyum yasalarını hemen çıkarmak. Piyasalar bu Hükümet devam ederken, ancak .bu şekilde tatmin olup rahatlayabilir. Başka çaresi de yok.
Aksi takdirde liderler ülkeye büyük kötülük yapmış olacaklar.... |