03/06/2002 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Bilim Son Güncelleme 12:50
03.06.2002
Kalp krizine karşı iki kadeh şarap

Kalp hastaları üzerinde yapılan araştırmaya göre, enfarktüs geçiren bir hastanın günde iki-üç kadeh şarap içmesi olumlu etki yaratabiliyor. Başka bir araştırma da, şarabın yüksek miktardaki yağ tüketimine rağmen, vücudu kalp damar hastalıklarına karşı koruyabildiğini ortaya koydu.

Enfarktüs geçirdikten sonra da şaraba devam demek gerekiyor mu? Hastalarına ‘alkolden uzak durmalarını’ öneren kardiyologlara kalırsa bu sorunun yanıtı ‘hayır’. Ancak tersini iddia eden, Grenoble’daki Joseph - Fourier Üniversitesi’nden Dr. Michel de Lorgeril’in yakında yayımlanacak olan çalışması büyük gürültü koparacağa benziyor.

Bu kardiyolog dört yıl boyunca enfarktüs geçirmiş 437 hastayı inceledi. Araştırmanın sonunda, içmeyenlere oranla, şarap içenlerde damar komplikasyonlarının oluşma riskinin iki kat daha az olduğu görüldü. Daha da ilginci, alkolik kategorisine girmeyen, ancak günde 3Ğ4 kadeh şarap içebilen insanlar, günde bir kadehle yetinenlere göre kalp hastalıklarından daha muaftılar.

Şimdiye kadar yapılmış olan 60 kadar çalışma da, ortalama alkol tüketiminin enfarktüs ve beyin damarlarında tıkanma riskini büyük ölçüde azalttığını ortaya koymuştu. Ancak tıp dünyası şimdiye kadar insanlara az alkol tüketimini tavsiye ediyordu.

İçmeyenler doktorluk mu?

Dr. de Lorgeril’in çalışması ise tıp dünyasındaki genelgeçer kanıları altüst edecek nitelikte. Geçen yılın nisan ayında New York’taki Bilimler Akademisi’nde düzenlenen bir toplantı sırasında doktorlar, alkolden uzak duran hastalarına bir şişe şarap açmanın yararlarından söz etmeye başladılar.

Kamuoyu için hazırlanan bildiride, ‘İçiyorsanız ölçülü olun. Ama içmiyorsanız doktorunuza danışın. Kendisi size, ölçüyü fazla kaçırmadam içmenizi önerecektir’ denildi

Nesnel bir bakış açısıyla, şarabın tıp dünyası tarafından benimsenmesinin fazla nedenlerinin olmadığı söylenebilir. Yüksek dozdaki şarap tüketiminin ölüm riskini gündeme getirdiği bilinen bir gerçek. Hatta ortalama bir tüketimin bile, tüm doktorların kara listesinde yer alan kolesterol, trigliserid, tansiyon gibi risk faktörlerini artırdığı biliniyor.

Üstelik geçen yıl eylül ayında yayımlanan bir araştırmaya göre, bol miktarda şarap tüketen Fransızlar, sigara, yağlı yiyecekler gibi sağlığı başlıca tehdit edici unsurlardan da vazgeçmiyorlar. Ancak yine de enfarktüsten korunuyorlar.

Fransız paradoksu

İşte bu aşamada, Michel de Lorgeril ve Serge Renaud adlı iki Fransız doktorun gündeme getirdiği ünlü Fransız çelişkisi unsuru ortaya çıkıyor. Nitekim, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Fransızlar dünyada kalp damar hastalığından ölüm riski bakımından en alt sırada yer alıyorlar. Şimdiye kadar geçerli olan varsayıma göre de, Fransız halkının zeytinyağı, ceviz, meyve ve sebze bakımından zengin olan Akdeniz mutfağını benimsediği, bu nedenle sağlıklı olduğu ileri sürülüyordu.

Ancak Michel de Lorgeril, bu düşüncenin yanlış olduğuna, sıradan bir Fransızın Akdeniz tipi beslenme tarzından olabildiğince uzak durduğuna dikkat çekiyor. De Lorgeril, Fransa’da çok az oranda zeytinyağı, pirinç ve tahıl tüketildiğini, buna karşılık yağ ve sığır eti tüketiminin oldukça fazla olduğunu belirtiyor.

Dr. Serge Renaud da yüksek oranda yağ tüketimine rağmen Fransızların sağlıklı olmasını Omega 3 yağlı asidine ve şaraba bağlıyor.

Ancak bu iki Fransız doktorun ortaya koyduğu sonuçlara kardiyologların sıcak baktıkları da pek söylenemez. Nitekim, Fransız Kardiyoloji Federasyonu’nun yayımladığı sağlıklı beslenme kitapçığında Michel de Lorgeril ile Serge Renaud’nun çalışmalarından söz edilmiyor.

Bu iki doktorun araştırmasının ise daha çok ABD’de yankı bulduğu gözleniyor. Nitekim, Amerikan Kardiyoloji Derneği hastalarına zeytinyağını önermesine rağmen günde iki kadeh şarabın kalpĞdamar sağlığı açısından yararlı olduğunu da belirtiyor.

Niçin kalbe yararlı?

Üzüm salkımında, çekirdeklerinde polifenol bulunur. Polifenollerin çok güçlü bir antioksidan etkisi var. Antioksidanlar düşük yoğunluklu lipoproteinlerin (LDL; kötü kolesterol) oksidasyonunu önler ve kalpĞdamar sorunlarının temelindeki lezyonların oluşumunu azaltırlar. Polifenoller lipidlerin oksidasyonunu yasaklayıp kan plakalarının faaliyetini azaltarak serbest radikalleri tuzağa düşürür. Bu plakaların kan pıhtılaşmasında önemli bir rolü vardır. Bir araya toplanan bu plakalar, damarları tıkayabilecek pıhtının oluşumuna neden olur.

Kısa bir süre önce Nature’da yayımlanan bir araştırma da, damar sertliğinin ortaya çıkışında önemli bir rol oynayan peptidin üretiminin engellenmesinde polifenollerin önemini kanıtladı.

Beyaz şaraptaki antioksidan potansiyel kırmızı şarabınkine göre daha düşük. İçerdiği toplam polifenol oranı kırmızı şarabınkine kıyasla 10 Ğ 15 kat daha azdır. Bunda kırmızı ile beyaz şarabın hazırlanışındaki farklılıklar önemli bir rol oynuyor. Kırmızı şarapta beyazdan farklı olarak, polifenollerin konsantrasyonunu sağlayan katı parçalar bekletme süreci için saklanıyorlar.

Yeni tarihli şarap

Şarapların kalitesi açısından zararlı olan fenolik bileşimleri içeren salkımlar genellikle ilk işlem olan üzümlerin koparılmasının ardından yok ediliyor.

Oksidasyon şarabın düşmanıdır. Polifenollerin antioksidan etkileri şarabın uzun ömürlü olması, aynı zamanda rengi ve tadı açısından önemli bir rol oynar. Zamana dayanabilen kıymetli şaraplar genelde yüksek oranda polifenol konsantrasyonu içerir.

Ancak yine de polifenoller zamanla polimerize oldukları için antioksidan etkilerini yitirebiliyorlar. Bu nedenle kalp sağlığı açısından şarap tercihi yapılacaksa, yeni tarihli olanları seçmek daha mantıklı.

Kaynak: Science at Avenir
 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com