|
Almanya İçişleri Bakanı Otto Schily, PKK'nin faaliyetlerine uygulana yasağın, örgütün adının değiştirilmesinden sonra da devam edeceğini söyledi.
Schily, bugün başkent Berlin'de 2001 yılı Anayasayı Koruma Raporu'nu açıklarken yaptığı konuşmada, ''PKK'nın siyasi partiye dönüşme çabaları var. Ancak Türkiye'deki sınır bölgelerinde silahlı mücadelesini sürdürüyor. Bu nedenle buradaki yasak da devam edecek'' dedi.
Almanya'daki yabancı radikal dinci örgütlerin de sadece kendi ülkelerinde değil, Almanya'da da şeriat düzeni getirmeye çalıştığını ifade eden Schily, yandaşlarına ''cihat'' çağrısı yaptığı için İslami Cemiyet ve Cemaatleri Birliği'nin (İCCB) faaliyetlerinin yasaklandığını, İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) örgütünün de izlenmesine devam edildiğini söyledi.
IGMG'nin toplumsal faaliyetlerini artırdığına ve Almanya'daki tüm haklardan istifade edebilmek amacıyla yandaşlarına Alman vatandaşlığına geçmeleri çağrısında bulunduğuna dikkati çeken Schily, ''Bu nedenle, yetkili makamların Alman vatandaşlığına geçecek kişiler hakkında iyi bir araştırma yapacaklarını umuyorum. Milli Görüş teşkilatı, eyaletlerde kurduğu federasyonlarla okullarda İslam dersi de vermeye çalışıyor'' diye konuştu.
Schily, ''Milli Görüş'ün, Türkiye'de kapatılan Fazilet Partisi'nindevamı niteliğinde kurulan Saadet Partisi ile ne şekilde bir ilişki içine gireceğini henüz bilmiyoruz'' dedi.
Yabancı örgütlerin Almanya'daki tehditlerinin de arttığını vurgulayan Schily, yabancı radikal örgütlerin üye sayısının 2001 yılında 2000 yılına göre, 58 bin 800'den 59 bin 150'ye yükseldiğini bildirdi.
Bu yabancılardan 31 bin 500'ünün radikal dinci, 18 bin 250'sinin aşırı solcu, 8 bin 900'ünün ise aşırı milliyetçi olduğunu kaydeden Schily, 11 Eylül'den sonra özellikle radikal dincilerin kendilerini büyük endişeye sevk ettiğini belirtti.
Schily, ayrıca Almanya'da aşırı sağcı ve aşırı solcu eylemlerin sayısının azaldığını, ancak şiddet yanlısı aşırı sağcıların ve aşırı solcuların sayısının arttığını ifade etti.
Aşırı sağcıların sayısının ise 52 bin 600'den 50 bin 500'e gerilediğini belirten Schily, bunun aşırı sağcı Cumhuriyetçi Parti ile Alman Halk Birliği (DVU) adlı partinin üye kaybetmesinden kaynaklandığını söyledi.
Schily, yasaklanması gündemde olan Almanya'nın Milliyetçi Demokratik Partisi'nin (NPD) ise yabancı ve anayasa düşmanı tutumunu sürdürdüğünü ifade etti.
ANAYASAYI KORUMA RAPORU
Öte yandan aşırı sağcı ve aşırı solcu örgütler ile Almanya'da faaliyet gösteren yabancı radikal gruplar hakkında ayrıntılı bilgilerin yer aldığı 2001 yılı Anayasayı Koruma Raporu'nda, PKK'nın, faaliyetlerine uygulanan yasağın kaldırılması için yoğun çaba harcadığı ve kültürel etkinliklerle de ''bağış'' toplamaya devam ettiği belirtildi.
PKK'nın, MEDYA-TV adlı televizyon kanalıyla ''siyasi taleplerini''yaydığına işaret edilen raporda, Almanya'da da uydu anteni üzerinden alınan bu televizyon programlarında örgüt elebaşılarının açıklamalar yaptığı belirtildi.
Örgütün ''Özgür Politika'' adlı gazeteyi de sistematik şekilde amaçları için kullandığı kaydedilen raporda, bu gazetede örgüt elebaşılarının açıklamalarının da yer aldığı ifade edildi.
Örgütün mali ve ekonomik çabaları olduğuna işaret edilen raporda, Almanya'da ve diğer Avrupa ülkelerinde yaşayan yaklaşık 160 kişinin biraraya gelerek, ''Uluslararası Kürt İşverenler Birliği''ni (KARSAZ) kurdukları bildirildi.
KARSAZ'ın kendi açıkladığı hedefin, ''Kürt'' işverenlerin çıkarlarını korumak, işbirliğini güçlendirmek ve bu kişileri uluslararası alanda organize etmek olduğu belirtildi.
Raporda, ''kara ses'' olarak bilinen Cemalettin Kaplan'ın cezaevinde bulunan oğlu Metin Kaplan tarafından yönetilen İCCB'nin, HAKK-TV adlı televizyon kanalıyla Türkiye'ye kadar yayın yapmayı da sürdürdüğüne işareedildi.
Raporda, Anayasayı Koruma Dairesi tarafından izlenen Milli Görüş teşkilatının başkanı olan Mehmet Sabri Erbakan'ın Necmettin Erbakan'ınyeğeni olduğu ve Türkiye'de kapatılan FP milletvekillerinin, Milli Görüş'ün Almanya'daki toplantılarına katıldıkları belirtildi.
FP'nin yerine kurulan SP'nin Başkanı Recai Kutan'ın da Necmettin Erbakan'ın yakın dostu olduğu ifade edilen raporda, eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da FP'nin devamı niteliğinde Adalet ve Kalkınma Partisi adında ikinci bir parti kurduğukaydedildi.
DHKP-C, THKP/C, TKP/ML ve MLKP gibi yasadışı örgütler hakkında da bilgi verilen raporda, Almanya'daki El Kaide, ''Arap Mücahitleri'' ve HAMAS örgütleri ile Cezayirli FIS ve GIA, Mısırlı ''İslami Cihad'' ve ''İslami Toplum'' adlı örgütler hakkında da bilgiler yer aldı. (aa) |