Denktaş ile Rum Yönetimi lideri Glafkos Klerides arasındaki görüşme sona erdi.
Cumhurbaşkanlığı'na dönüşünde basın mensuplarının sorusu üzerine, görüşmenin iyi geçtiğini ve genel durum değerlendirmesi yaptıklarını belirten Denktaş, Rum basınında, ''BM Özel Temsilcisi Alvaro De Soto'nun masaya 'non-paper' koyacağı'' yönünde haberler olduğunun anımsatılması üzerine, ''Hayır hiç öyle bir şey yoktur. Rum basını kendi aleminde yaşar'' dedi.
Denktaş, ''bugünkü görüşmenin Aralık ayına kadar sürecek yeni bir dönemin başlangıcı olup olmayacağına'' ilişkin bir soru üzerine şunları söyledi:
''Aralık ayında 'Kıbrıs'ın Avrupa Birliği'ne girip girmeme meselesi, hangi şartlarda gireceği belirlenecektir. O zamana kadar birvakit var. Kıbrıs meselesine AB'ye girme meselesi olarak bakmak yanlıştır. Öncelik Kıbrıs meselesini halletmektir. Biz ona çalışıyoruz, zaten o halledilirse diğer konu da kendiliğinden halledilmiş olur. Ama oraya girmek için adım atmak, oraya gireceğiz diye şunu söylemek veya şunu yapmak işi daha ziyade komplike hale getirir, karmaşık hale getirir. Mesele, Kıbrıs meselesini iki taraf olarak halletmek, öncelik oradan.''
Rum Yönetimi'de, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın ziyaretiyle ilgili olarak genel bir memnuniyetsizlik olduğu ve Rum Yönetimi Sözcüsü Mihalis Papapetru'nun, ''Keşke Annan, KKTC'nin egemenliğiyle ilgili soruyu yanıtlarken daha net olsaydı. Biz pozisyonumuzu değiştirmeyeceğiz'' yönündeki sözlerinin anımsatılması üzerine Denktaş, egemenlik konusunda Rumların da Türk tarafında pozisyonu değiştirmeyeceğini söylediğini anımsattı.
''Biz egemeniz diyoruz, onlar egemenlik konuşamazsın, olamaz diyor. Egemen bir halka bunu söylemek suretiyle bir yere varılamayacağı aşikar olmuştur'' diyen Denktaş, öncelikle esas konuların görüşülmesi gerektiğini, egemenlik konusunun en sonunda gündeme geleceğini söyledi.
Denktaş, Rumların, Genel Sekreter adaya geldiği için memnun olmadığını belirterek, ''Onların istediği nedir, 'Siz buranın hakimisiniz, bütün Kıbrıs sizindir, bu Türklerin ne hakkı var burada, bunlar azınlıktır' deseydi, o zaman yine bazı eksiklikler bulacaklardı. 'Türkiye'nin burada ne işi var' diye söylemediği için üzüleceklerdi'' diye konuştu.