|
Rum lider Klerides ile doğrudan görüşmelere devam eden KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Kıbrıs Türkü'nün statüsünün görüşme masasına getirilmesinin kabul edildiğini belirterek, bunun BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın ziyaretini başarılı kıldığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, Kıbrıs TV'de yayımlanan ''Panorama'' programında yaptığı açıklamada, Haziran sonuna kadar bir anlaşmaya varılmasının mümkün görülmediğini, yıl sonunun daha mantıklı bir tarih olduğunu kaydetti.
BM Genel Sekreteri Annan'ın, ''ne mesaj getirdiği'' yönündeki bir soruya Denktaş, ''(Haziran çok önemlidir, Haziran'da her şey bitmelidir, çerçeve ortaya çıkmalıdır) falan diye geldi. Kendisine anlattık. Haziran'da artık bunun o şekilde, çerçeve şeklinde olsa dahi ortaya çıkması mümkün değil, çünkü zamanı arkada bıraktık'' dedi.
HİSSEDAR DEĞİL MAL SAHİBİ OLACAĞIZ
Kıbrıs Türkleri için statünün çok önemli olduğunu ve pazarlık konusu yapmayacaklarının altını çizen Denktaş, yeni bir anlaşmada haklarını hissedar olarak değil, tapu olarak almak istediklerini, gelecekte Rumların ''Kıbrıs benimdir'' diye kargaşa çıkardığında, dünyanın da adanın Rumların olmadığını bilmesini istediklerini söyledi.
Doğrudan görüşmelerde, esas konular olan toprak, göçmenler, ortak ve kurucu devlete verilecek yetkileri konuştuklarını ve bir yere varamadıklarını ifade eden Denktaş, ''Çünkü statüde geldik tıkandık. Bu nedenle bir yere gidilemedi'' dedi.
Cumhurbaşkanı Denktaş, şöyle konuştu:
''Sayın Annan gelişinde hava meydanında 'Haziran' dedi, bize geldiğinde 'Haziran'a kadar bu işi geliniz, söyleyiniz, yapabileceğiz diye, kendinizi buna adadığınızı duyuralım.' Dedim, bak buraya hoş geldiniz sefa geldiniz. Bizim size büyük saygımız var. Ama ben halkıma yalan söyleyemem, siz de zannedersem halkımı yanıltmak istemezsiniz. Haziran'a kadar bu iş olmaz. Ama sene sonuna kadar vakit verirseniz, bu işin olması ihtimali var. Eğer şu, şu, şu da olursa, o şu şu şunların arasında neler var? Kıbrıs Rumlarının bizim hükümetimiz olmayacağını, müsterek hükümette etkin, yetkili şeylerimiz olacağını, Türkiye'nin haklarının devam edeceğini ve bu haklar arasında Kıbrıs'ın Avrupa Birliği'ne girmesi halinde, Türk-Yunan dengesinin delinmeyecek şekilde yeniden organize edilmesi gerektiğini kapsayacak bir format içerisine girersek, bütün bunları konuştuk.''
Denktaş, statülerinin kabul edilmesi halinde daha rahat konuşacaklarını da söyledi.
ABD'de "11 Eylül" siyasi krize yol açtı
ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney, 11 Eylül terörist saldırılarından önceden haberdar edildiği halde bunu kamuoyuna yansıtmadığı gerekçesiyle yoğun eleştirilere maruz kalan Başkan George Bush'u savundu.
Cheney, New York'ta düzenlenen bir toplantıda yaptığı konuşmada, ''ABD'ye yönelik yeni ve daha yıkıcı saldırıların yapılması olasılığından'' söz ederek, Demokrat Parti yetkililerinin, böyle bir zamanda 11 Eylül terör uyarılarıyla ilgili eleştirmesinin tam bir sorumsuzluk olduğunu söyledi.
Eleştirilere karşı çıkan Cheney, bunları ''savaş zamanında yapılmış sorumsuz ve değersiz sözler'' olarak nitelendirdi.
''Kongre'deki Demokrat Partili dostlarıma, yangına körükle gideceköneriler yapmaktan ve olaydan kısa vadeli siyasi çıkar sağlamaya çalışmaktan kaçınmalarını söylemek istiyorum'' diyen Başkan Yardımcısı, ''Başkan'la ben, en önemli görevimizin, 11 Eylül benzeri yeni bir saldırının düzenlenmesini önlemek olduğuna inanıyoruz'' diye konuştu.
Kongre'nin, ''istihbaratta başarısızlıklar konusunda soruşturma açılması'' talne büyük dikkatle yaklaşılması gerektiğini de belirten Dick Cheney, ''Bu tür bir soruşturma, bundan sonraki saldırıları önleme çalışmalarını etkisiz hale getirmemelidir. Zira, yeni ve belki de daha yıkıcı başka saldırı tehlikesi halen bulunmaktadır'' dedi.
BEYAZ SARAY: GELEN İHBAR MUĞLAKTI
ABD Başkanı Bush'un Ulusal Güvenlik Danışmanı Condoleezza Rice İSE, El Kaide'nin uçak kaçıracağına ilişkin istihbarat raporunun gelmesine karşın, bu konudan kamuoyunu haberdar etmemeleri ve saldırıları engellemede başarısız kalındığı eleştirilerini yanıtlamak üzere Beyaz Saray'da bir basın toplantısı düzenledi.
Rice, geçen yıl Ağustos ayında Başkan Bush'a iletilen istihbarat bilgilerinin ''çok genel ve muğlak'' olduğunu ve kaçırılan uçakların binalara karşı füze gibi kullanılacağına ilişkin hiçbir belirti bulunmadığını söyledi. Condoleezza Rice, teröristlerin saldırı planlarının, ABD'nin yurtdışı birimlerine yönelik olduğunun zannedildiğini, ancak ''zamanı, yeri ve yöntemi'' konusunda hiçbir bilgi bulunmadığını kaydetti.
ÖNCEDEN KİMSE TAHMİN EDEMEZDİ
Rice, ''Ben, kimsenin bu insanların bir uçak kaçırıp Dünya Ticaret Merkezi'ne, bir başkasını da Pentagon'a çarpacaklarını önceden tahmin edebileceğini zannetmiyorum'' dedi.
''TÜRKİYE'DE SALDIRI PLANI ÖNLENDİ''
Terörizmle mücadelede çalışan yetkililerin, 2001 yazında düzenli olarak biraraya geldiğini ve tehdit değerlendirmesi yaptığını belirten Rice, bu toplantılar sayesinde Roma, Türkiye ve Paris'te Amerikan çıkarlarının hedef alındığını terörist saldırı planlarının bozguna uğratıldığını söyledi.
Rice, geçen yıl 6 Temmuz'da Amerikan istihbarat birimlerinin toplandığını ve geçmişte Türkiye ve Roma'da potansiyel saldırılar düzenlenmesi konusunda büyük endişe bulunduğu için, Amerikan terörle mücadele yetkililerinin yaşamsal önemde olmayan yolculuklarının ertelenmesine karar verildiğini anlattı. Condoleezza Rice, Temmuz ortasında, yaklaşmakta olan G-8 zirvesinde güvenliğin sağlanması için olağanüstü önlemler alındığını ve bu sırada elde edilen bilgiler çerçevesinde, Paris, Türkiye ve Roma'daki saldırıların önlendiğini kaydetti.
Ağustos ayında Amerikan havayolu şirketlerinin, teröristlerin uçak kaçırma girişiminde bulunma ihtimaline ilişkin özel olarak uyarıldığını belirten Rice, bu tehditleri kamuoyuna duyurmamayı tercih ettiklerini söyledi.
Amerikan Kongresi tatmin olmuyor
Beyaz Saray'ın ve Başkan Yardımcısı Dick Cheney'in 11 Eylül saldırılarının daha önceden ihbar edildiği ancak Beyaz Saray'ın gaflette kaldığı iddialarına karşı savunması Amerikan Kongresi'ni tatmin etmesi beklenmiyor.
Senato çoğunluk lideri Tom Daschle, Başkan Bush'un kongreye gerekli bilgileri zamanında vermediğini ve bu bilgilerin kamuoyundan 8 ay gibi bir süre saklandığını belirterek, ''çok endişeliyim'' dedi.
Daschle, ''Başkan Bush'a, El Kaide'nin uçak kaçırma planlarına ilişkin 11 Eylül'den önce bir istihbarat geldiği haberinin kongreye verilmesi neden 8 ay aldı? Bu istihbaratı almasının ardından Beyaz Saray hangi önlemleri devreye koydu? Bunları bilmek hakkımız'' diye konuştu.
ABD kongresinin iki kanadı, 11 Eylül saldırılarıyla ilgili ABD birimlerinin istihbarat başarısızlığı konusunda ortak bir soruşturma yürütüyor. Bush'un, uçak kaçırma planlarından önceden haberdar olduğunun ortaya çıkmasıyla kongre, ABD Adalet Bakanlığı'ndan, FederalSoruşturma Bürosu FBI hakkında soruşturma açmasını da istedi.
Beyaz Saray, CBS televizyonunun, Başkan Bush'un uçak kaçırılacağından, 11 Eylül'den aylar önce haberdar edildiğine ilişkin yayını üzerine, bu gerçeği itiraf etmek zorunda kalmıştı. New York Times gazetesi de, kısa süre önce, Arizona'daki bir FBI ajanının, El Kaide'nin ABD'deki uçuş okullarına adamlarını gönderdiği ve bu konuya hassasiyet gösterilmesi gerektiği yönünde bir rapor hazırladığını yazmıştı. Ancak FBI ajanının raporu, istihbarat biriminde ilgi görmemişti. FBI ayrıca, Minnesota'da uçuş eğitimi alırken şüpheleri üzerine çeken Zekeriya Musavi'nin tutuklanmasıyla bu rapor arasında bağlantı kurmakta da başarısız olmuştu.
Musavi'nin, 11 Eylül terörist saldırılarına katılacak 20'inci terörist olduğu ancak yakalandığı için eyleme katılamadığı zannediliyor.
ABD Kıbrıs'ta "daha fazla aciliyet" istiyor
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Richard Boucher, ''Kıbrıs'ta daha fazla aciliyete ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz'' derken, Haziran ayında adada bir anlaşmaya ulaşma hedefine destek verdiklerini bildirdi.
Boucher, düzenlediği günlük basın toplantısında, Annan'ın adayı ziyaretine ilişkin bir soru üzerine, ''BM Genel Sekreteri Annan'ın ziyaretini kuvvetle destekliyoruz. Biz, daha fazla aciliyet olduğunu düşünüyoruz. Bu, BM Güvenlik Konseyi'nin 2 Mayıs'ta belirlediği pozisyondur. Bu kararda da vurgulandığı gibi, Haziran ayı bir anlaşma için hedeftir'' dedi.
Richard Boucher, bu çerçevede, BM Genel Sekreteri Annan'ın, Kıbrıs'ta iki liderin bugünden başlayarak Haziran ayının sonuna kadar gereken siyasi isteği de göstererek, bütün temel meseleleri çözüp, kararlı bir şekilde ödevlerini yapmalarını öngören açıklamasının ABD tarafından desteklendiğini de kaydetti.
Bush'a El Kaide ile savaş teklifi de gelmiş
ABD Başkanı George Bush'a, 11 Eylül saldırılarından iki gün önce, Usame Bin Ladin'in El Kaide örgütünün dağıtılmasına yönelik ''ayrıntılı bir savaş planı'' sunulduğu bildirildi.
NBC televizyonu, ''Amerikalı ve yabancı kaynaklara'' dayanarak verdiği haberde, Bush'a imzalaması için, El Kaide'ye karşı kullanılmak üzere diplomasiden askeri güce kadar bir dizi yöntemi içeren bir ulusal güvenlik kararnamesi iletildiğini bildirdi.
Haberde, planın, Bush yönetiminin 11 Eylül saldırılarının ardındanizlediği yola tıpatıp benzediği ve diğer ülkelere işbirliği ve istihbarat paylaşımı çağrısının yapılmasını, gizli eylemlere başvurularak El Kaide hücrelerinin dağıtılmasını, El Kaide'ye ait banka hesaplarının dondurulmasını ve örgütün karapara aklama faaliyetlerine son verilmesini içerdiği belirtildi.
(aa) |