17/05/2002 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Gündem
17.05.2002
Ertuğrul ÖZKÖK
Galiba o sorunun cevabını buldum
  
 

RTÜK Kanunu Meclis'ten geçmeden önce yazdığım üç yazıda hep aynı soruyu sormuştum. Medyaya şeffaf patronluğu getirecek bu kanun bazı çevreleri neden bu kadar panikletmişti?

Üç gün üst üste sordum.

Kimseden cevap gelmedi.

İŞTE CEVAP

Bu sorunun cevabını herhalde kanun geçtikten sonra öğreneceğiz dedim.

Ama kanun Meclis'te görüşülürken ANAP'lı Yaşar Topçu'nun konuşmasını dinledim. Kendi kendime şunu sordum: ‘‘Acaba aradığım cevap bu muydu?’’

Yaşar Topçu'nun sözlerini aynen aktarıyorum:

‘‘RTÜK kurulduğu günden bugüne kadar radyo ve televizyonlara 18 bin 500 gün kapatma cezası vermiş. Bunların 10 bin adedinin gerekçesi bölücü yayındır. 6 bin adedi irticai yayındır. 2 bin 500 adedi de kişilik haklarına saldırı, çocukları ve gençleri olumsuz etkileyen gayri ahlaki yayındır.’’

Şimdi Meclis'te ve basında RTÜK Kanunu'na en çok hangi partilerin ve gazetelerin karşı çıktığını bir tarafa yazın.

Karşısına da verilen cezaları koyun.

Sonra üst üste kapatın.

Göreceksiniz ki birebir çakışıyor.

Bu ‘‘aktif-pasif’’ bilançosu, bazı radyo ve televizyon patronlarının neden karanlıkta kalmak istediklerini de açıkça gösteriyor.

Şimdi kanun değişti.

Benim iddiam hálá geçerli.

Yeni kanun eğer medyadaki mevcut durumu köklü biçimde değiştirir, bir tekelleşmeye yol açarsa ben bu mesleği bırakıyorum.

ORADA OTURSAYDIK

Ama tekelleşmeye yol açmadığı takdirde, günlerdir bize sövenlerin ne yapacağını da hep izleyeceğim.

Bir de bu kanun değiştikten sonra hálá karanlıkta kalmaya çalışanları...

Onları da izleyeceğim.

Herhalde Maliye de bazılarına bu parayı nereden bulduklarını soracaktır.

Şimdi bir test yapalım.

Gözünüzü kapayın, bir an kendinizi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde hissedin.

Size bir sorum var.

RTÜK Kanunu TBMM'de görüşülürken, ben ve Zafer Mutlu gidip Meclis'in misafir localarında oturmaya, görüşmeleri izlemeye kalkışsaydık ne olurdu?

Ben söyleyeyim, malum medya bizi kurşuna dizmeye kalkardı.

Bizi, Meclis'i ‘‘baskı altına almakla’’ suçlarlardı.

Oysa mesleğimizi ilgilendiren bir kanun görüşülürken orada oturmak hakkımız değil miydi?

Askerler kendilerini ilgilendiren kanunlar görüşülürken o sıralarda oturuyorlar.

Şoförler Derneği, Ayakkabıcılar Federasyonu, İlaç İşverenleri kendi meseleleri Meclis'e geldiği zaman o sıralardan rahatça izleyebiliyorlar.

Ama iş bize, yani televizyonlarda maskeli yayıncılığa son verecek bir kanunu destekleyen gazetecilere gelince, bu hakkımız yok.

87, 202'DEN BÜYÜKTÜR

RTÜK Kanunu, azgın bir azınlığın Türkiye'de demokrasi adabını nasıl kendine benzettiğini açıkça gösterdi.

Demek ki onlar için demokrasi, sadece kendi arzuları doğrultusunda kullanılan oymuş.

Meclis'te RTÜK Kanunu'na ‘‘Evet’’ diyen 202 milletvekilinin oyları ‘‘oy’’ değil, onların 87 oyu ‘‘gerçek oymuş’’.

Onların istediği gibi oy kullanan milletvekilleri ‘‘milletin iradesini’’ temsil ediyormuş, ama onların üç katı sayısındaki insanın oyu ‘‘seçilmiş oy’’ değilmiş.

Kanun çıkarma yetkisi sadece onlara ‘‘Tanrı tarafından’’ verilmiş doğal bir hakmış.

Evet RTÜK Kanunu, ‘‘hoca dergáhından’’ neşet eden ‘‘tren demokrasisinin’’ hangi durakta durduğunu hepimize gösterdi.

Meclis'e toplayabildikleri 87 oyla, 202 oyun üzerine çıkmaya çalışan zihniyeti ibretle izledik.

DEŞİFRE OLACAKLAR

İzledik ve yüzde 25 oyla İstanbul'un en güzel tesislerine içki yasağı koyarak, hayat tarzına müdahale etme hakkını kendinde gören bu zihniyetin, bir gün iktidara gelirse daha neler yapabileceği konusunda fikir sahibi olduk.

Artık, RTÜK Kanunu değiştiğine ve görsel medyaya şeffaflık geldiğine göre, bu zihniyetin medya patronu koltuğundaki hayaletini de deşifre etme imkánımız doğuyor demektir.


Ertuğrul ÖZKÖK
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Yeni bir sayfa...
 
    Bekir COŞKUN
  Hastamız nasıllar?..
 
    Doğan HIZLAN
  Tilda Kemal'i alkışladık
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Bu terazi bu sıkleti çekmez
 
    Ercan KUMCU
  Neden yaklaşamıyorlar?
 
    Fatih ALTAYLI
  İnternet yasası hazırlanmalı
 
    Ferai TINÇ
  Yeni dost yeni fırsat
 
    Gila BENMAYOR
  Bizim elektrik 6.5 yıl sonra ucuzlayacak
 
    Dr. Gündüz TEZMEN
  Parkinson hastalığını tanıyor musunuz? (3)
 
    Kanat ATKAYA
  Şimdi gidiyorum ama döneceğim
 
    Sedat ERGİN
  Ecevit'le Oran'da yarım saat
 
    Tufan TÜRENÇ
  Ortadoğu'da barış hem uzak, hem yakın
 
    Yalçın BAYER
  Bütçeye ‘evet’ de Kore vizesini al
 
    Güzin  Abla
  Oğlum şok yaşadı, şimdi konuşamıyor
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Dans’a devam...
 
    Serdar TURGUT
  O meme kimin memesi
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com