12/05/2002 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Yazarlar
12.05.2002
Özdemir İNCE
Sahiden Chirac mı kazandı?
  
oince@hurriyet.com.tr
 

Sadece Jean-Marie Le Pen'in değil, bütün Fransa'nın, bütün Avrupa'nın sorunu yabancı düşmanlığı ve ırkçılık. Bu konuda Le Pen dışında herkes susuyor. Göçmen sorunu, seçim sonuçlarına karşın, hálá olduğu yerde duruyor.

Fransızların yüzde 82.2'sinin oyunu alan Jacques Chirac, yüzde 17.8 oy alan Jean-Marie Le Pen karşısında seçimi kazandı. Böylece, birinci tur sırasında dalga geçen sorumsuz Fransız solu Cumhurbaşkanlığı makamını Jacques Chirac'a teslim etti. Jospin karşısında en fazla yüzde 51 oyla kazanabilecek olan Jacques Chirac cumhurbaşkanlığı seçimlerinin en yüksek yüzdesini elde etti.

Jean-Marie Le Pen'e gelince: Kazandığı oy oranının Fransız avámının ruh ve zihniyet dünyasını yansıttığına inanmıyorum. Le Pen'in yandaşları Fransız avámı arasında yüzde 17.8'in çok üzerindedir. Yüzde 17.8 dışında kalan Fransız avámı, göçmenlerin Fransızların ekmeğini çaldığı, hepsinin suç makinesi olduğu, yurtlarına postalanmaları gerektiği düşüncesini paylaşmıyor mu?

*

25 Nisan 2002 tarihli Le Point dergisini açıyorum. Dergi 'Çok eski bir hikáye' başlığı altında Le Pen'in fotoğraflarını yayımlamış. Yıl 1954, subay üniformasıyla Saygon'da yani Vietnam'da. 1958'de Jean-Maurice Demarguet ile Cezayir'de bir törende yan yana. Selam durmuş, göğsünde madalyalar. Gene 1958, gene Cezayir, general Massu'nun yanında. Yıl 1962: General Salan'ın duruşmasında dönemin aşırı sağ cumhurbaşkanı adayı Tixier-Vignancour ile...

General Charles de Gaulle'e karşı, Afrika'dan (Cezayir'den) Franco tarzı hükümet darbesi yapmaya kalkışan General Salan ile General Massu'nun adları, Jean-Marie Le Pen'in aşırı sağcılığının askeri ve sömürgeci yanını açıklıyor.

Le Pen, 70'li yılların ortalarında yüzde yarım oyla teslim aldığı Fransız aşırı sağının yüzdesini çeyrek yüzyılda yüzde yirmilere çıkarmış. Haziran ayında yapılacak genel seçimlerde bu yüzdenin arttığını göreceğiz. Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu Fransız aşırı sağının gerçek gücünü temsil etmiyor.

*

Sadece Jean-Marie Le Pen'in değil, bütün Fransa'nın, bütün Avrupa'nın sorunu yabancı düşmanlığı ve ırkçılık. Bu konuda Le Pen dışında herkes susuyor. Göçmen sorunu, seçim sonuçlarına karşın, hálá olduğu yerde duruyor. Ne Jacques Chirac ne de sol 'Hayır göçmenler Fransızların ekmeğini çalmıyor. Fransız ekonomisi göçmenler sayesinde ayakta durmaktadır. Suçun kaynağı göçmenler değil, bizzat Fransız toplumudur' diyor.

Fransız avámı göçmenler için değil hayalî bir cumhuriyeti korumak için Chirac'a oy verdi. Evet, Jean-Marie Le Pen bir ırkçı ve yabancı düşmanı! Ama kendi yurtlarında yaşayan Eskimolara değil; Fransa'da çalışıp tüketici olarak yaşayan insanlara karşı. Bu insanlar 'Beyaz' ve 'Hıristiyan' değiller. Avrupa'nın Grek-Latin, Yahudi-Hıristiyan kültürünün ürünü değiller. Ten renkleri koyu ya da Türkler gibi 'Buğday' ve çoğunluğu müslüman.

Ne olacak şimdi? Jean-Marie Le Pen, yaşlı Avrupa'nın içine düştüğü çıkmazı görmüyor mu? Görüyor! Avrupa nüfusunun 2040'a kadar 150-200 milyon azalacağını, çoğunluğun çalışamayacak kadar yaşlanacağını bilmiyor mu?

Biliyor ve afyonlanmaya hazır kitleyi göçmenlere karşı kışkırtarak oy alıyor. Avám Fransız sanıyor ki Esmer ve Müslüman göçmen kovulursa kendi işleri düzelecek. Oysa, Fransa'da (Avrupa'da) hayatın duracağını bilemiyor, anlayamıyor benim budalam.

Fransa'da bu gerçeği mertçe itiraf edecek sorumlu politikacı yok! Bu nedenle de Le Pen karşısında çaresizler.

Bu gerçeği, 'Fransa'nın onurunun iki paralık oluşu şimdiye kadar bu denli çarpıcı değildi. Fransa'nın dışardaki imgesi bu denli lekelenmemişti. Ve bu olayın sonuçlarının (etkilerinin) sürekli olmayacağını düşünmek çok güç. Paris, 21 Nisan 2002'de sanki hiçbir şey olmamış gibi davranacak olursa, 'eskiden' olduğu düzeyde kendini anlatıp dinletemeyecektir... Bundan böyle, başkalarının aşağılamasını sineye çekmek zorunda kalacak' diyen Le Monde (24 Nisan) başyazarı anlatmalıydı. Ben değil!


Özdemir İNCE
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Hesap sorulacaksa...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Türkler, maymunlar gibidirler, kötüdürler
 
    Abdülkadir Küşin
  Devlet memuru nasıl nayloncu oldu?
 
    Ali Atıf BİR
  Hormona, ilaca karşı panzehir: Markalar!
 
    Ayşe ARMAN
  Annem benim cennetim ve cehennemim
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  10. kattan atladı 9. katta vuruldu
 
    Bekir COŞKUN
  Bizim evin annesi
 
    Doğan HIZLAN
  Gökyüzü çiçek açtı
 
    Doğan ULUÇ
  Habere hiç kulağımı tıkamadım
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Bir doktorun anıları
 
    Ercan KUMCU
  ‘Para’ para olarak kabul edilince
 
    Erkan ÇELEBİ
  Sanal tavlacı havasını aldı
 
    Ferai TINÇ
  Yılmaz, açık konuştu
 
    Gila BENMAYOR
  Yüz paralık bir bulut
 
    Hadi ULUENGİN
  Modern bir aşk hikayesi (VI)
 
    Kanat ATKAYA
  Derviş'i bin kişi izledi, Bayar'da öğrenciler bölündü
 
    Yurtsan ATAKAN
  Oynama bilişim bilişim...
 
    Muharrem SARIKAYA
  Komutanlarla Tunceli Cemevi'nde
 
    Murat BARDAKÇI
  Fransızlar aynı densizliği padişahlara da yapmışlardı
 
    Sedat ERGİN
  Bu da fotoğraftaki kadının görüntüsü
 
    Tuğrul ŞAVKAY
  Hizmet etmek zül değildir
 
    Uğur CEBECİ
  THY dünyaya bakım satıyor
 
    Yalçın BAYER
  Gidelim mi, kalalım mı
 
    Oğuz ARAL
  Bu baharı kaçırmayın
 
    İbrahim Bilik
  Damak tadınız farklı olabilir
 
    Sevgi'nin Diviti
  Anneciğim, seni özlüyorum
 
    Serdar TURGUT
  Woody Allen'ın Bitişi
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com