12/05/2002 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Yazarlar
12.05.2002
Ferai TINÇ
Yılmaz, açık konuştu
  
ftinc@hurriyet.com.tr
 

ARTIK açıklık zamanı. Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın, perşembe akşamı Şarık Tara'nın düzenlediği toplantıda yaptığı gibi açık konuşup, birbirimizi ikna etme zamanı.

Kızmak yok, alınmak yok.

Eğer Türkiye Avrupa Birliği dışında kalırsa ne olur?

Yılmaz, bugüne kadar çok az politikacının cesaret ettiği açıklıkla tabuları tartışmaya açtı.

Yoksulluk çemberini kıramayan, Kıbrıs'ta batağa saplanan, ulusal bütünlük sorunuyla boğuşan bir ülke durumuna düşme riski kapıda.

Avrupa hedefi bu riskleri azaltan bir hedef.

İdam cezasını kaldırmak, insanların ana dillerinde öğrenim ve yayın haklarını sağlamak, Türkiye'nin sadece Avrupa Birliği'ne üyelik için Türkiye'nin atması gereken adımlar mı?

Hayır.

Eğer bugün idam cezasını kaldırmamız gerektiğini konuşuyorsak, bu sadece Avrupa Birliği üyeliği için değil. Yaşayan her varlığın hakları konusunda duyarlılığı artan uygar bir toplumsal zihniyetin talebi bu. Bizim talebimiz.

Kaldı ki, bu konuda birçok uluslararası anlaşmanın altında imzamız da var, olmayanlarda da taahütümüz, sözümüz var.

* * *

ANA dil önündeki engellerin kaldırılması da Türkiye'nin yıllardan beri, önce illegal ortamlarda gizlice, daha sonra açıkça tartıştığı bir konu.

Sorun bizim sorunumuz. Bu sorun Türkiye'ye yönelik siyasi oyunların hayata geçirilmesine, terörle hırpalanmasına zemin hazırlamadı mı?

Zaten, çözüm için ekonomik ve sosyal önlemlerin alınması gerektiği konusunda toplumsal uzlaşmaya varmadık mı? Evet, işte şimdi bu yuvarlak sözlerin içini doldurma zamanı.

Avrupa takvimi de maddi müşevvik.

Kaldı ki, demokrasinin gerçekten yerleşmesi, demokrasi kültürünün aileden başlayarak yaygınlaşmasının tek koşulu olan eğitimin dilinden bir topluma zarar gelmez. İnsanların kendi dillerini ilerletme çabaları topluma zenginlik katar.

Toplumsal bütünlüğe zarar, siyasal istikrarı tehdit, ulusal güvenlik riskinin sınırlarını ise yasalar belirler.

* * *

BAŞBAKAN Yardımcısı Mesut Yılmaz konuşmasında, Avrupa Birliği sürecine şüpheyle yaklaşanların endişelerini de anlamak gerektiğini söyledi.

‘‘Türkiye istenenleri yapsa bile Avrupa Birliği, hiçbir zaman Türkiye'ye üyelik vermeyecek. Biz ise verdiklerimizle kalacağız’’ düşüncesi hakim bu çevrelerde.

Yani, boşu boşuna idam cezasını kaldıracak, ana dil öğrenimini serbest bırakacak ve hatta ana dilde yayın olanağı tanıyacağız. Türkiye'de çok farklı etnik kökenler var, herkes kendi dilini konuşmaya, yazmaya başlarsa bütünlüğümüzü koruyamayacağımızdan korkuluyor.

Anlaşılır bir endişe ama bir sorum var. Bu bütünlük nasıl bir şey? Gönüllü olması gereken bir ulusal bütünlük değil mi sözünü ettiğimiz?

Bunu, yasaksız bir zemin üzerinde daha derinlemesine sağlayamaz mıyız?

Ortak hedeflerimizi güçlendirmek en güvenli yol. Avrupa Birliği de Türkiye'nin ortak projesi.

Bu hedefin kalkmasıyla doğacak boşluğu muhalefetin dolduracağından kimsenin şüphesi olmamalı.

Ama esas kırılma noktası Kıbrıs. Avrupa'nın zoruyla Kıbrıs'ın bir Yunan adası haline getirileceği kuşkusu var. Ve haklı bir kuşku.

Ama Kıbrıs'ın bugünkü konumu Türkiye'nin çıkarlarını koruyor mu?

Bugün izlenen yöntemle bin yıl geçse de Kıbrıs çözüme kavuşamaz. Türkiye için de bir sorun olmaya devam eder.

* * *

TÜRKİYE, büyük bir değişim seferberliğinin sıkıntılı ama heyecan verici sürecini yaşıyor. Bu dönüşüm sürecini hızlandırmak hepimizin sorumluluğu.


Ferai TINÇ
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Hesap sorulacaksa...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Türkler, maymunlar gibidirler, kötüdürler
 
    Abdülkadir Küşin
  Devlet memuru nasıl nayloncu oldu?
 
    Ali Atıf BİR
  Hormona, ilaca karşı panzehir: Markalar!
 
    Ayşe ARMAN
  Annem benim cennetim ve cehennemim
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  10. kattan atladı 9. katta vuruldu
 
    Bekir COŞKUN
  Bizim evin annesi
 
    Doğan HIZLAN
  Gökyüzü çiçek açtı
 
    Doğan ULUÇ
  Habere hiç kulağımı tıkamadım
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Bir doktorun anıları
 
    Ercan KUMCU
  ‘Para’ para olarak kabul edilince
 
    Erkan ÇELEBİ
  Sanal tavlacı havasını aldı
 
    Gila BENMAYOR
  Yüz paralık bir bulut
 
    Hadi ULUENGİN
  Modern bir aşk hikayesi (VI)
 
    Kanat ATKAYA
  Derviş'i bin kişi izledi, Bayar'da öğrenciler bölündü
 
    Yurtsan ATAKAN
  Oynama bilişim bilişim...
 
    Muharrem SARIKAYA
  Komutanlarla Tunceli Cemevi'nde
 
    Murat BARDAKÇI
  Fransızlar aynı densizliği padişahlara da yapmışlardı
 
    Sedat ERGİN
  Bu da fotoğraftaki kadının görüntüsü
 
    Tuğrul ŞAVKAY
  Hizmet etmek zül değildir
 
    Uğur CEBECİ
  THY dünyaya bakım satıyor
 
    Yalçın BAYER
  Gidelim mi, kalalım mı
 
    Özdemir İNCE
  Sahiden Chirac mı kazandı?
 
    Oğuz ARAL
  Bu baharı kaçırmayın
 
    İbrahim Bilik
  Damak tadınız farklı olabilir
 
    Sevgi'nin Diviti
  Anneciğim, seni özlüyorum
 
    Serdar TURGUT
  Woody Allen'ın Bitişi
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com