12/05/2002 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Yazarlar
12.05.2002
Emin ÇÖLAŞAN
Bir doktorun anıları
  
ecolasan@hurriyet.com.tr
 

ÇOK ilginç ve öğretici bir kitabı, yıllar sonra ikinci kez okuyorum.

Ordinaryüs Prof. Dr. Tevfik Sağlam'ın ‘‘Nasıl Okudum’’ isimli kitabı. (Nehir Yayınları). Yayına hazırlayanlar Prof. Dr. Hüseyin Hatemi ve Prof. Dr. Aykut Kazancıgil.

Tevfik Sağlam
1882 yılında doğuyor, 1963 yılında vefat ediyor. O bir askeri doktor. Ömrü cephelerde, savaşlarda, sonra öğrencileriyle geçiyor. Balkan Savaşı'nda, Birinci Dünya Savaşı'nda, Kurtuluş Savaşı'nda hep cephede, askeri hastanelerde görev yapıyor. Cumhuriyet döneminin generali ve ordinaryüs profesörü. Hocaların hocası.

Tevfik Sağlam, bu kitabında nasıl ve hangi koşullarda okuduğunu tatlı tatlı anlatıyor. Osmanlı döneminde çocuklara ve gençlere verilen eğitimin nasıl anlamsız, yetersiz ve bilimden uzak olduğunu ve niçin geri kaldığımızı, bu kitabı okurken bir kez daha görüyorsunuz.

Ama Tevfik Sağlam'da bir başka özellik daha var.

Vefa, hocalarına ve çalışma arkadaşlarına saygı.

Günümüzde pek olmayan, bizim beyinlerimizden büyük ölçüde çıkarılmış kavramlar.

* * *

Süleyman Numan
Paşa, Tevfik Sağlam'ın Tıbbiye'de hocası. Osmanlı Birinci Dünya Savaşı'nda teslim olunca, İngilizler tarafından Malta'ya sürgün ediliyor. Tevfik Sağlam 1921 yılında tifo aşısıyla ilgili yazdığı bir kitabın önsözünde hocasına şöyle sesleniyor:

‘‘Büyük üstad Süleyman Numan'a: Cihan savaşında (Birinci Dünya Savaşı'nda) tifoya yakalananlar Fransız ordusunda 127 bin, Alman ordusunda 112 bin, Türk ordusunda 8 bin. Genel savaşta dünyanın en yüksek memleketlerinin orduları, tifo aşısını seferberlikten aylarca sonra tatbik ettiler veya edebildiler. Bunun cezasını binlerce kurban vermekle çektiler. Senin ilme ve fenne olan imanın ve himmetin (yardımın) sayesinde Türk ordusu pek erken aşılandı. Hasta olma imkánları pek bol iken, büyük tifo salgınlarından korunmuş oldu.

Bugün memleket sana on binlerce evladının hayatını borçludur.

Gelecek nesillerin seni daha iyi tanıyacağından emin ol. Görevini yapmış her insan gibi sürgünde, zindanda bile olsun, yine müsterih
(rahat), bahtiyar (mutlu) yaşa.’’

Bunları o işgal yıllarında sürgüne gönderilmiş biri için kitabında yazmak, mangal gibi yürek ister.

Peki vatana bunca hizmet etmiş Süleyman Numan Paşa'yı biliyor muyuz? Ne yazık ki hayır! O da diğerleri gibi unutulup gitmiş.

* * *

Tevfik Sağlam,
Birinci Dünya Savaşı'nda Doğu Anadolu'da 3. Ordu emrinde Şark Orduları Grubu Sıhhiye Reisi olarak görev yapan askeri doktordur. 1941 yılında yazdığı ‘‘Üçüncü Orduda Sıhhi Hizmet’’ isimli kitabında, o savaşta yaşadıklarını anlatır:

‘‘3. Ordu'nun meçhul sıhhiye subayına (askeri doktoruna): 32 yaşında genç bir sıhhiye subayı olarak, bu işin başında 3,5 sene kaldım. Hayatımın en mesut devresidir. Orada çok şey gördüm ve çok şey öğrendim.

Erzurum önünde müthiş kış ortasında, eksi 32 derece soğukta çarpışan orduda Türk askerini tanıdım.

Taburunu sargısız ve ilaçsız bırakmamak için bir bohça içine doldurduğu ilaçları binek hayvanına yükleterek, yanında kendisi yaya giden ellisini geçmiş bir tabur hekiminin sakin ve mütevazı çehresinde Türk'ün hakiki simasını
(yüzünü) seçtim.

Ordu Erzurum'a çekildiği zaman hastalarını nakletmek için avcı hattının ilerisinde kalan genç ve ateşli bir hekimin verdiği raporu dinlerken, Türk'ün istikbaline
(geleceğine) olan sarsılmaz imanını sezdim.

Son derece yorucu ve bütün gün süren teftişten sonra, gece geç vakit seyyar hastanelerinin birinden haber alamadığı için bitkinliğine bakmayarak atına binip hastanesini aramaya çıkan yaşlı bir Kolordu başhekiminden, yüksek bir vazife aşkı dersini aldım.

Bunlar, büyük felaketten sonra İstiklal Harbi'ni yapacak milletin evlatları idi.

Bu büyük işte Türk sıhhiye subayları
(askeri doktorları) da, diğer silah arkadaşları gibi, bütün kudretlerini vatanın hizmetine verdiler. Birçokları bu uğurda hayatlarını seve seve feda ettiler.

Kimsenin tevazuunu incitmemek ve kimseye karşı haksızlık yapmamak için yazılarımda mümkün olduğu kadar isim vermekten çekindim. Zira bu büyük iş, onların müşterek eseridir. Bu sebepten, kitabımı onların aziz hatıralarına, 3. Ordu'nun meçhul Sıhhıye Subaylarına ithaf ediyorum.’’

* * *

Nereden nereye! Ne kahramanlar gelmiş geçmiş, isimlerini bile bilmiyoruz. Allah hepsine rahmet eylesin, nur içinde yatsınlar.

Günümüzde devir değişti, böyleleri azınlıkta kaldı.

Şimdi hırsızlar, vurguncular, nemelazımcılar, onların işbirlikçisi siyaset erbabı ve yurtdışından beslenen içimizdeki hainlerle yüz yüzeyiz.

Gün, onların günü! Bu da geçecek.


Emin ÇÖLAŞAN
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Hesap sorulacaksa...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Türkler, maymunlar gibidirler, kötüdürler
 
    Abdülkadir Küşin
  Devlet memuru nasıl nayloncu oldu?
 
    Ali Atıf BİR
  Hormona, ilaca karşı panzehir: Markalar!
 
    Ayşe ARMAN
  Annem benim cennetim ve cehennemim
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  10. kattan atladı 9. katta vuruldu
 
    Bekir COŞKUN
  Bizim evin annesi
 
    Doğan HIZLAN
  Gökyüzü çiçek açtı
 
    Doğan ULUÇ
  Habere hiç kulağımı tıkamadım
 
    Ercan KUMCU
  ‘Para’ para olarak kabul edilince
 
    Erkan ÇELEBİ
  Sanal tavlacı havasını aldı
 
    Ferai TINÇ
  Yılmaz, açık konuştu
 
    Gila BENMAYOR
  Yüz paralık bir bulut
 
    Hadi ULUENGİN
  Modern bir aşk hikayesi (VI)
 
    Kanat ATKAYA
  Derviş'i bin kişi izledi, Bayar'da öğrenciler bölündü
 
    Yurtsan ATAKAN
  Oynama bilişim bilişim...
 
    Muharrem SARIKAYA
  Komutanlarla Tunceli Cemevi'nde
 
    Murat BARDAKÇI
  Fransızlar aynı densizliği padişahlara da yapmışlardı
 
    Sedat ERGİN
  Bu da fotoğraftaki kadının görüntüsü
 
    Tuğrul ŞAVKAY
  Hizmet etmek zül değildir
 
    Uğur CEBECİ
  THY dünyaya bakım satıyor
 
    Yalçın BAYER
  Gidelim mi, kalalım mı
 
    Özdemir İNCE
  Sahiden Chirac mı kazandı?
 
    Oğuz ARAL
  Bu baharı kaçırmayın
 
    İbrahim Bilik
  Damak tadınız farklı olabilir
 
    Sevgi'nin Diviti
  Anneciğim, seni özlüyorum
 
    Serdar TURGUT
  Woody Allen'ın Bitişi
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com