12/05/2002 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Yazarlar
12.05.2002
Abdülkadir Küşin
Devlet memuru nasıl nayloncu oldu?
  
 

BUGÜN size; hiçbir ticari faaliyeti bulunmayan, sabah evinden işine, akşam işinden evine gidip gelen, dördün birinden maaş alan devlet memuru Hamdi T'nin, nasıl ‘nayloncu’ olduğunun ve ağır ceza mahkemesinde hapis istemiyle yargılandığının hikayesini onun kaleminden anlatacağım.

‘‘Devlet memuruyum. Oturduğum apartmanın iki yıldır yöneticiliğini yapıyorum. 48 dairelik apartmanın tadilat ve onarım işleri için zaman zaman çimento, kum, kiremit, kireç ve alçı malzemelerine ihtiyaç duymaktayız. Bu malzemeleri, daha önce yöneticilik yapmış arkadaşlarımın tanıştığı ve fiyatını uygun bulduğumuz zaman alış yaptığımız, parasını veresiye olarak sonradan ödediğimiz bir firmadan almaktayız. Bu kişi ile tanışıklığımz dört yılı geçmektedir. Aldığımız her malın faturaları, irsaliyeleri ile birlikte dosyalarımızda mevcuttur. Bu satıcının karşı inceleme neticesinde faturalarının sahte olduğu gerekçesiyle, apartman yönetici sıfatıyla ben ve benden önceki iki yönetici; sahte fatura aldığımız suçlamasıyla ağır cezada yargılanmaktayız. Sizin köşe yazılarınızı okuyunca bize umut ışığı olacağınızı düşündük. Böyle adalet olur mu? Bu nasıl yasa? Mal alan hangi şahıs, mal aldığı firmaya senin faturaların sahte mi diye sorabilir, bunu nasıl anlayabilir?’’

TEMİZEL NE DEMİŞTİ?

Vergi kanunlarımızdaki 1998 yılındaki değişiklikler sırasında yeni tanımı ile kapsamı genişletilen naylon faturayı; ne siz, ne ben, ne de Maliye Bakanlığı'nın hiç bir yetkilisi anlayamaz. Çünkü bu faturalar Vergi Dairelerine kayıtlı işyerleri olan, vergi daireleri tarafından yoklama yapılarak varlığı tespit edilen firmalar tarafından kesilir. Ayrıca bu faturalar, Defterdarlıklar tarafından yetki verilmiş anlaşmalı matbaalarda bastırılır. Bütün şekil şartları eksiksiz olarak mevcuttur. Bu işlerle, elinde devlet gücü olmasına rağmen başa çıkamayan Devlet, nayloncularla mücadele sorumluluğunu vatandaşa devretmiştir.

1998 yılında Vergi kanunlarındaki değişiklik çalışmaları sürerken çeşitli defalar görüştüğümüz Sayın Bakan Zekeriya Temizel bizi arayarak ‘‘359'ncu maddedeki sahte ve muhteviyatı itibarı ile yanıltıcı belge tanımlarındaki değişiklikleri ve hapis cezalarını sahtekarlar için getirdiklerini, buna karşı çıkılmasının haksızlık olduğunu’’ söyledi. Ben de kendilerine, ‘‘Bu tür düzenlemelerin hep hırsızlar ve dolandırıcılar için yapıldığını, fakat hiç kimsenin onlara hesap sormaya cesaret edemeyeceklerini ve bu ağır cezaların sıradan vatandaşlara uygulanacağını’’ söyledim. Kendileri bana, rahat olmamı bu uygulamanın sadece sahtekarlara yapılacağını ifade etti. Daha o zaman bu değişikliklere karşı yazılar yazarken sadece vergi mükelleflerinin başlarının derde gireceklerini düşünmüştüm, ama sorunun bu boyutlara ulaşacağını doğrusu görememiştim.

Düşününüz, işyeri bulunmayan, vergi mükellefi olmayan bir devlet memuru; yöneticisi olduğu apartımanın tamiri için malzeme satın aldığı gerçekte var olan firmanın nayloncu sayılması nedeniyle, kendisi de nayloncu sayılıyor ve ağır ceza mahkemelerinde sürünüyor.

İşin ilginç yanı ‘dördün birinden maaş alan naylonzede devlet memuru Hamdi T.’ aldığı hapis cezasının yanı sıra ‘sabıkalı’ siciline kaydolacak ve devlet memurluğu görevine son verilecek. Hem işinden, hem ekmeğinden olacak.


Abdülkadir Küşin
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Hesap sorulacaksa...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Türkler, maymunlar gibidirler, kötüdürler
 
    Ali Atıf BİR
  Hormona, ilaca karşı panzehir: Markalar!
 
    Ayşe ARMAN
  Annem benim cennetim ve cehennemim
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  10. kattan atladı 9. katta vuruldu
 
    Bekir COŞKUN
  Bizim evin annesi
 
    Doğan HIZLAN
  Gökyüzü çiçek açtı
 
    Doğan ULUÇ
  Habere hiç kulağımı tıkamadım
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Bir doktorun anıları
 
    Ercan KUMCU
  ‘Para’ para olarak kabul edilince
 
    Erkan ÇELEBİ
  Sanal tavlacı havasını aldı
 
    Ferai TINÇ
  Yılmaz, açık konuştu
 
    Gila BENMAYOR
  Yüz paralık bir bulut
 
    Hadi ULUENGİN
  Modern bir aşk hikayesi (VI)
 
    Kanat ATKAYA
  Derviş'i bin kişi izledi, Bayar'da öğrenciler bölündü
 
    Yurtsan ATAKAN
  Oynama bilişim bilişim...
 
    Muharrem SARIKAYA
  Komutanlarla Tunceli Cemevi'nde
 
    Murat BARDAKÇI
  Fransızlar aynı densizliği padişahlara da yapmışlardı
 
    Sedat ERGİN
  Bu da fotoğraftaki kadının görüntüsü
 
    Tuğrul ŞAVKAY
  Hizmet etmek zül değildir
 
    Uğur CEBECİ
  THY dünyaya bakım satıyor
 
    Yalçın BAYER
  Gidelim mi, kalalım mı
 
    Özdemir İNCE
  Sahiden Chirac mı kazandı?
 
    Oğuz ARAL
  Bu baharı kaçırmayın
 
    İbrahim Bilik
  Damak tadınız farklı olabilir
 
    Sevgi'nin Diviti
  Anneciğim, seni özlüyorum
 
    Serdar TURGUT
  Woody Allen'ın Bitişi
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com