|
IMF Türkiye Masası elemanları 2. gözden geçirme çalışmaları için 15 Mayıs'ta Türkiye'ye geliyorlar. 15-16 Mayıs'ta Devlet Bakanı Kemal Derviş ve Hazine Müsteşarı Faik Öztrak, OECD toplantıları için Paris'te olacakları için, konuk heyetin Ankara'ya geçişi birkaç gün uzayabilir.
IMF Heyet Başkanı Kahkonen ve arkadaşları, yine bürokratların yanısıra özel sektör temsilcileri ile de görüşecekler. Bakanın seyahati nedeniyle bu görüşmelerini Ankara'ya geçmeden tamamlamaları bekleniyor. IMF Heyeti Türkiye Bankalar Birliği, Türk Sanayici ve İşadamları Derneği, Türkiye İhracatçılar Meclisi, Yabancı Sermaye Derneği gibi özel sektör kuruluşları ile de görüşmeler yapacaklar.
IMF Heyeti Ankara'ya geçtiğinde TOBB ile de bir görüşme yapacak. Heyetin bu kez çok sayıda bakanla da görüşme yapmasını bekliyoruz. Çünkü değişik bakanlara bağlı bekleyen sorunlar var ve bunların çözülmesi gerekiyor.
Bu kez bir öncekine kıyasla IMF müzakerelerinin daha çetin geçeceğini tahmin ediyoruz. Herşeyden önce 11 Eylül olaylarının etkisi azaldı. Ayrıca Türkiye'ye yapılan büyük yardımlar nedeniyle ABD yönetimi ve IMF'ye gelen tepkiler bu geçen süre içerisinde giderek arttı. Bu nedenle IMF eski toleransını göstermeyecek.
Bizce bu görüşmelerden biraz korkulması gerekiyor. Herşeyden önce Ecevit'in hastalığı ile birlikte yeniden gündeme oturan seçim tartışmaları var. Kulislerde çoğu kişi hálá, bu Hükümetin bozulamayacağını, başka seçenek olmadığını söyleyip, en erken 2003 sonbaharında seçim olacağı tahminini söylese de, seçim tartışmaları bir kez gündeme geldi. Kemal Derviş, ‘‘seçim tarihi belli olsun’’ diyor, herkes ‘‘Derviş nasıl erken seçim ister’’ diye yükleniyor. Derviş'e çatmak için bahane aramalarının yanısıra, bu tepkileri politikacıların seçim konusunda hassasiyetlerini de yansıtıyor.
TAVIRLAR DEĞİŞİYOR
Siyasilerin kafalarına seçim girdiğinde tavırları hemen değişiveriyor. MHP'liler başta olmak üzere bir çok bakan, popülizme dalmış durumda. IMF'ye verilen sözlerin yerine getirilmesi bu nedenle aksıyor. Örneğin Bayındırlık Bakanı imza attığı bölge müdürlüklerinin kapatılması kararnamesine sonradan yazı yazıp karşı çıkıyor veya ihale yasasında yapılacak değişiklikler için ayak sürüyor. Sadece belediye meclis üyelerinin seçileceği bir küçük bölgede yapılacak seçim için Telekom devreye sokuluyor ve Ulaştırma Bakanı iki kez bölgeye gidiyor.
IMF Heyeti işte böyle bir ortamda Ankara'ya geliyor. IMF görüşmelerinin bu kez zorlu geçeceğini tahmin ederken, daha çok bu havayı kastediyoruz. IMF Heyeti ister istemez bu gelişinde, Ecevit'in sağlığı ve erken seçim olup olmayacağını da sorgulayacaktır. Bu konuda bakanlara çok soru yöneltilecektir.
Aslında bu siyasi kargaşa olmasa ekonomide işler fena gitmiyor. Mart ayı üretim rakamı, yüzde 3'lük büyümeye ulaşılacağından korkan IMF'nin endişelerini azalttı. Faizler son günlerde arttı, ama bunun kalıcı olacağını tahmin etmiyoruz. Piyasada mart ayı üretimindeki patlamadan sonra Merkez Bankası'nın faiz indirimlerinde artık temkinli gideceği beklentisi doğdu. Doğru, Merkez Bankası temkinli gidecek, ama örneğin mayıs ayının üçüncü ya da son haftasında yeni bir faiz indirimi yapmasının önünde, şimdilik bir engel gözükmüyor. Nisan ayı özel imalat sanayi fiyat artışı yüksek çıktı ama hala talepte bir canlanma görülmediği için enflasyonun patlamasından korkulmuyor. Dövizde arizi olayların dışında bir istikrar gözleniyor.
Önümüzdeki hafta büyük ihtimalle İstanbul Yaklaşımı hayata geçmeye başlıyor. Kamu bankaları kredileri açılmaya başlarken, bankalara sermaye katkısı konusunda da epeyce yol alınmış durumda. Burada eskisi kadar karamsarlık gözükmüyor.
Umarız bu kez siyasiler, ‘‘işler iyiye gidiyor’’ diye, yine bir maraza çıkarmazlar... |