10/05/2002 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Anasayfa Son Güncelleme 02:27
10.05.2002
Alan: Anayasa Mahkemesi'nin Yüce Divan olması yanlış
 

Danıştay Başkanı Nuri Alan, Yüce Divan görevinin, Anayasa Mahkemesi'nce yerine getirilmesinin, hukuken uygun olmadığını bildirdi. Bu görevin, ceza ve idari yargı yargıçlarından oluşturulacak mahkemelere verilmesi gerektiğini söyleyen Alan, Cumhurbaşkanı'nın yetkilerinin de yeniden düzenlenmesini istedi.

Danıştay'ın 134. kuruluş yıldönümü nedeniyle, Karayolları Genel Müdürlüğü Konferans Salonu'nda tören düzenlendi. Danıştay Başkanı Nuri Alan törende 39 sayfadan oluşan açış konuşmasında, TBMM'de anayasa değişikliği konusunda çalışma bulunduğunu, kendi görüş ve önerilerinin de bu kapsamda değerlendirilmesini istedi.

CUMHURBAŞKANI'NIN YETKİLERİ YENİDEN DÜZENLENMELİ

'1982 Anayasası değişmeli'
Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Özdemir Özok, Danıştay'ın 134. kuruluş yıldönümü dolayısıyla Karayolları Genel Müdürlüğü salonunda düzenlenen törende yaptığı konuşmada, Anayasa değişikliğine ilişkin görüşlerini de açıkladı.

"12 Eylül hukuku ürünü olan 1982 Anayasası'nın değişikliklerle, onarılmasına olanak yoktur" diyen Özok, "Toplumsal barışı ve uzlaşmayı sağlayacak, ülkenin aydınlanması ve demokratikleşmesi yönünde açılımlar getirecek, yepyeni, çağdaş bir anayasa yapılmalıdır" diye konuştu.

Özok, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik yolunda, zaman yitirmeden değişiklikler yapmasının ve iç hukukundaki yasaları uluslarüstü hukuku uygun hale getirmesinin önemine işaret etti.

Avukatlık Yasası'nın çıkarılmasından duyduğu memnuniyeti de dile getiren Özok, bu yasanın yeni olanaklarına karşın, savunmanın örgütü baroların ve onun üyeleri avukatların sorunlarının devam ettiğini söyledi. Özok, konuşmasını şöyle tamamladı:

"11 Eylül 2001 günü bir güç simgesi olan Dünya Ticaret Merkezi'ne yapılan saldırı sonrası, Atatürk ve arkadaşlarının emanet ettiği çağdaş, demokratik, laik Türkiye Cumhuriyeti'nin önemi ve konumu, dostve düşman tüm çevrelerce bir kez daha anlaşılmasınca karşın, teokratik devlet özlemcileri, ayrılıkçı ve bölücü politika temsilcileri, değişim ve özgürlük söyleminde bulunma bahanesiyle kinlerini dışa vurmakta ve genç Cumhuriyetimizden Atatürk devrimlerinin rövanşını almak istemektedirler."
Kuvvetler ayrılığı ilkesinin benimsendiği bir devlet yönetiminde, yürütme alanında çok önemli yetkilerle donatılmış ve bu nedenle yürütme organının başı konumunda olan Cumhurbaşkanı'nın, yüksek mahkemelere ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na (HSYK) doğrudan veya gösterilen adaylar arasından üye seçmesinin, kuramsal olarak yanlış olduğunu belirten Alan, senelerdir bu düzenlemenin uygulamada da sakıncalarının yaşandığını söyledi.

Alan, bu nedenle, Anayasa'nın, Cumhurbaşkanı'nın yargı ile ilgili görev ve yetkilerini belirleyen bentlerinin yeniden düzenlenmesi gerektiğini kaydetti.

ANAYASA MAHKEMESİ'NİN YAPISI

Anayasa'nın, Cumhurbaşkanı'nın tek başına yaptığı işlemleri ile Yüksek Askeri Şura'nın kararlarını yargı denetimi dışında bırakan hükmünün yürürlükten kaldırılmasını da isteyen Alan'ın Anayasa'da yapılmasını istediği değişiklikler şöyle:

"Anayasa'nın 129. maddesinin, uyarma ve kınama cezalarının yargı denetimi dışında tutulmasına neden olan 3. fıkrası hükmü kaldırılmalıdır.

Anayasa'nın 140. ve 155. maddelerinde yer verilen 'idari yargı savcılığı' ve 'Danıştay Başsavcılığı' görev unvanları, görevin hukuki konumunu ve niteliğini en iyi biçimde ifade eden 'kanun sözcüsü' ve 'başkanın sözcüsü' olarak değiştirilmelidir.

Cumhurbaşkanı'nın yargı ile ilgili yetkilerinin yeniden düzenlenmesi halinde, Anayasa Mahkemesi'nin kuruluşuna ilişkin 146. maddenin de değiştirilmesi zorunlu hale gelecektir.

Anayasa Mahkemesi'nin kuruluşu ve üye sayısı bugüne kadar ki uygulama ve mevcut iş yükü değerlendirilerek yeniden belirlenmelidir.

Mahkemede ağırlıklı olarak yargıçlar yer almalı, görevlerinin büyük bölümü kamu hukuku alanı içinde kaldığı gözönünde bulundurularak mahkemeye Yargıtay ve Danıştay'dan eşit sayıda, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve Sayıştay meslek mensupları arasından birer üye katılmalıdır. Yargıtay ve Danıştay'dan katılacak üye sayısı ihtiyaca göre belirlenmelidir.

Yüksek Mahkeme mensupları arasından ve Sayıştay'dan Anayasa Mahkemesi'ne üye olarak katılacak olanlar, bu kuruluşun genel kurulları tarafından seçilmelidir.

Yüksek öğretimde hukuk anabilim dallarında görevli öğretim üyelerinden iki üye, belli süre fiilen avukatlık yapmış olanlardan birüye ilgili kuruluşlarca gösterilecek boş yer sayısının üç katı aday arasından, üst düzey kamu görevlileri arasından bir üye, doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından seçilmelidir. Yedek üyelik müessesesi kaldırılmalıdır."

YÜCE DİVAN GÖREVİ CEZA VE İDARİ YARGIYA VERİLMELİ

Danıştay Başkanı Alan, Anayasa'nın yargı ile ilgili bölümünde yapılacak düzenlemede, Yüce Divan'ın kuruluşunun çok büyük önem taşıdığını ifade ederek, "Anayasa'ya göre Türkiye'de en yüksek mahkeme yoktur, hukuki konumları eşit yüksek mahkemeler vardır" dedi.

Yüce Divan'daki yargılamalarda "kamu ve idare hukukunun" ağırlıklı olduğunu hatırlatan Alan, Yüce Divan'da sağlıklı bir yargılama ve hukuken doğru bir karara ulaşmak için bu kavramları bilen ve uygulayan uzman yargıçlara en az ceza yargıçları kadar ihtiyaç bulunduğunu kaydetti. Alan, "Bu konuda uzman ve meslekten yetişmiş yargıçların asıl kaynağı idari yargıdır, onunu tepesindeki Danıştay'dır" dedi.

Alan, ceza yargılaması özellikleri ve ilkeleri olan, uzmanlığı gerektiren bir yargı alanı olduğu için, anayasal yapısı itibariyle meslekten yargıçların azınlıkta olduğu bir kurula Yüce Divan görevinin verilmesinin yerinde olmadığını kaydetti.

Yüce Divan görevinin özellikle bugünkü kuruluşu itibariyle Anayasa Mahkemesi'nce ve tek dereceli bir yargılama usulü ile yerine getirilmesinin, hukuken ve yerindelik yönünden uygun olmadığını ifade eden Alan, Yüce Divan görevinin, geçmişte olduğu gibi ceza ve idari yargı yargıçlarından oluşturulacak mahkemelere verilmesi ve buradaki iki dereceli yargılama usulünün uygulanması gerektiğini belirtti.

Törene, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin, Devlet Bakanları Tunca Toskay, Şuayip Üşenmez ve Faruk Bal, Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Sağlık Bakanı Osman Durmuş, Milli Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, bazı siyasi partilerin temsilcileri, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Yargıtay başkanvekilleri, adli ve idari yargıdan hakim ve savcılar katıldı.

 


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com