|
Karaciğer- kalp arasında büyük bir uyum keşfedildi. Her bir organın saatinin çalmasıyla, bedende farklı türlerde gen etkinlikleri tetikleniyor.
Beyinde, 24-saatlik çevrimsel etkinlik gösteren merkezi bir sirkadyen saat bulunur. Greenwich’e göre ayarlanan meydan saatleri gibi, bedendeki organlar da ikincil bir saate ayarlılar. Bunlar metabolizma, sindirim ve kan basıncı gibi düzenli etkinlikler arasında bir eşgüdüm sağlar.
Boston’lu araştırmacılar kalp ile karaciğerin kendilerine özgü günlük bir süreç izlediklerini belirtiyor. Charles Weitz ve ekibi şimdi her bir organ saatinin çalmasıyla, bedende farklı türlerde gen etkinliklerinin tetiklendiğini ortaya koydu. Ekip kalp ve karaciğerde 24 saatlik bir dönem içinde farklı gen dizgelerinin, farklı zamanlarda meydana gelen inişler ve çıkışlarla, devreye girdiklerini belirtiyor.
Beslenme zamanı
Cenevre Üniversitesi’nden Ueli Schibler farklı dokuların farklı nedenlerle devreye giriyor olmalarına dikkat çekerek, sürecin son derece mantıklı olduğunu, görünüşe bakılırsa, en güçlü eşzamanlılığın beslenme zamanı görüldüğünü dile getiriyor.
Schibler bir farenin öğün saatlerinin akşamdan sabaha dönüştürülmesiyle çevredeki organların gen etkinliğinin de yeniden ayarlandığına, böylece uygun organların gelecek besinlere göre yiyeceği işlemek üzere devinime geçtiklerine tanık oldu.
Virginia Üniversitesi sirkedyen ritimler uzmanı Michael Charlottesville, söz gelimi, alkolün zararlı etkilerinin bedenden en kolay atıldığı saatler akşam 5 ile 6 arası olduğuna dikkat çekerek, ‘İnsanlar artık ilaçların alınacağı zamanın can alıcı bir önem taşıdığını giderek daha iyi kavramaya başladılar,’ diyor.
Harvard Tıp Okulu uzmanlarından Weitz ve ekibi, iki gün boyunca sürekli aydınlıkta tutulan farelerin kalp ve karaciğerlerinde etkin olan 12 bini aşkın geni karşılaştırdı. Her dokudaki genlerin %8-10 kadarının 24 saatlik çevrim sonunda etkinliklerini değiştirdiklerine tanık oldu.
Gelgelelim, kalpte devrede olan birkaç genin karaciğerde de etkin olduğu, kalp genlerinin eşzamanlı olarak doruk noktaya ulaşmalarına karşın, karaciğer genlerinin sabah, öğle ve akşam saatlerinde en etkin düzeye ulaştıkları görüldü.
Bu genlerin işlevlerine de kabaca bir göz atan Weitz, farklılıklarına karşın, bunların her dokuda benzer türde işlevleri yerine getirdiklerine tanık oldu.
Bu arada merkezi saat öteki saatlerin düzenli çalışmalarını sağlarken, çevredeki saatler bir yandan buna uyum sağlarken, bir yandan da kendi işlevlerini yerine getiriyor. Ne var ki, merkezi saatin ötekilere sinyallerini nasıl gönderdiği henüz bilinmiyor.
Science Online |