Baymak Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akdoğan, İstanbul'da düzenlenen imza töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin geleceğine inandıklarını vurgulayarak, Türkiye'de büyüyüp yurtdışına açılmayı düşündükleri için Baxi Group ile ortaklığa gittiklerini söyledi.
Baymak'ın rakiplerine göre üstünlük sağlayan rekabet anlayışının, ürün ve teknolojiden çok iş yapma modellerine dayandığını belirten Akdoğan, ''Baymak, ülkede yaşanan her krizden güçlenerek çıkıyor. Bizi tercih etmelerinin bir nedeni de, reformist bir şirket olmamızdır'' dedi.
Akdoğan, Baxi Group ortaklığı ile büyük bir sinerji yaratacaklarını ifade ederek, şöyle konuştu:
''6 bine yaklaşan çalışana, 1 milyar Euro'yu aşan ciroya, İngiltere, İtalya, Almanya, Fransa, Türkiye, Danimarka'da 12 dev markaya sahip Baxi Group, Türkiye'yi Baymak ile beraber bir üretim üssü haline getirmeyi planlamaktadır.
İlk yatırımımız, Kurtköy'de 22 bin metrekare kapalı alana sahip tesisin hayata geçirilmesi olacak. Yan sanayimizi, Baymak Organize Sanayi çatısı altında toplayacak bu yatırımın temelini Temmuz ayında atmayı, Nisan ayında da üretime geçmesini planlıyoruz. Tesis için ilk aşamada 1 milyon dolarlık yatırım yapacak Baymak'a, yeni ortağımız da 1 milyon dolar ile katılacak.''
Akdoğan, nüfusu 300 milyonu aşan komşu ülkelerin büyük bir fırsat sunduğuna dikkat çekti.
''TÜRKİYE ÇOK ÖNEMLİ PAZAR''
Baxi Group Yönetim Kurulu Başkanı Mike Davies de konuşmasında, ısıtma pazarında 700 bin adetlik kazan üretimi ve 1 milyar Euro'yu aşan ciroları bulunduğunu belirtti.
Davies, faaliyet gösterdikleri endüstri kolunda, Türkiye'nin çok önemli bir pazar olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:
''Bu işbirliği ile Türkiye'deki pazarın önemini uzun vadeli olarak dikkate aldık. Sadece bugüne değil yarına, markamızın gelişmesine ve Türkiye'ye yatırım yaptık.
Umudumuz ve niyetimiz odur ki, Baymak'ın gelişmesinde ortaklığımız aktif bir güç olacaktır. Bu yıl, Türkiye'deki tesisimize kesinlikle 1 milyon dolarlık yatırım yapma planımız mevcuttur. Baymak'ın, Baxi International olarak adlandırdığımız uluslararası satış network'ümüzün bütün imkanlarını kullanarak, Türkiye'de üretilmiş ürünleri uluslararası pazarlarda satmasını bekliyoruz.''
Baxi Group'un karlı bir şirket olduğunu ifade eden Davies, 140 milyon dolarlık atıl fonlarıyla uzun vadeli yatırım yapma imkanları olduğunu kaydetti.
''EKONOMİK BULUNAN HER ÜRETİM TÜRKİYE'YE TAŞINACAK''
Konuşmaların ardından soruları yanıtlayan Baymak Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akdoğan, daha önce Baymak'ın yüzde 85 hissesine sahip olan Alman Wolf Grubu'nun ısıtma sektöründen ayrılarak turizme geçmeye karar vermesi üzerine ortaklığı sonlandırdıklarını bildirdi.
''Baxi Group ile beraber Baymak'ı satın almış olduk'' diyen Akdoğan, ne kadara aldıklarına ilişkin soruları yanıtlarken, ''Satın alma rakamı dahil, 3 yıllık periyotta toplam yatırımımız 50 milyon dolar olacak. Bunun büyük kısmı bu yıl yapılacak'' dedi.
Baxi Group ile ortaklık sonucu 1,200-1,300 civarında yeni istihdam yaratılacağını belirten Akdoğan, Baymak'ın 2001 Mart-2002 Mart döneminde dolar bazında yüzde 51 büyüdüğünü ve bu yıl yüzde 30-31 büyümeyi planladıklarını bildirdi.
Akdoğan, şu bilgileri verdi: ''Krizde yüzde 5 personel alımı yaptık. Dışarıya döndük ve yatırımlara devam ettik. Baxi ile ortaklığımız özellikle ihracata büyük sinerji getirecek. 2001 yılında 2 milyon dolar ihracat yaptık. Bu yıl 5 milyon dolar, önümüzdeki yıl 10 milyon dolarlık ihracat hedefliyoruz. Geçen yıl 35 milyon dolarlık ciro yaptık, bu yıl da 47-48 milyon dolar ciro yapmayı bekliyoruz.''
Akdoğan, Baxi Group ürünlerinin Türkiye'de üretilip, üretilmeyeceğine ilişkin bir soruyu cevaplarken de, şunları kaydetti:
''Mayıs ayında bir komite kuracağız. Mike Davies ile beraber kuracağımız bu komite, ekonomik bulduğu her üretimi buraya taşıyacak. Biz buradan üretip, bütün Avrupa pazarlarına onların markası altında satacağız. Fabrika binası tamamlanıncaya kadar çalışmalarımız bitecek. Hedefimiz, Nisan 2003'de burdan Avrupa'ya ihraç edeceğimiz ürünleri üretmeye başlamak olacak.''
Murat Akdoğan, ortaklık nedeniyle dün İstanbul'da düzenledikleri defilede, Ankara Olgunlaşma Enstitüsü'nün 1930'lu yıllara ait giysileri sergilediklerini ifade ederek, İngiliz konuklarının bundan çok etkilendiğini söyledi. Akdoğan, ''Defile sonrasında 10. Yıl Marşını hep birlikte söyledik. Neredeyse, (biz de Türküz) demeye başladılar'' dedi.