|
Turizm Bakanı Mustafa Taşar, Türkiye'nin problemleri ve turizm sektörüne yönelik önemli çalışmaları varken, memleketin dansöz tartışmasına kilitlenmesini çok abes ve gereksiz gördüğünü belirterek, ''Dansöz, Türk gecesi etkinliklerinde yer alan, bize ait olan bir kültür veya eğlence motifi değildir'' dedi.
Taşar, AR-EL Eğitim Kurumları'nca düzenlenen ''Türkiye İçin Turizmin Önemi'' konulu panele katıldı. Paneli izleyen öğrencilere, Türkiye'nin tanıtımı ve turizm sektörünün gelişmesi için bakanlığının çalışmaları hakkında bilgiler aktaran Taşar, Türk turizminin iki döneme ayrıldığını söyledi.
1983-1991 yıllarındaki birinci atılım döneminde Turgut Özal'ın planlı, programlı bir çalışma yürüttüğünü belirten Taşar, ''Bugün eğer 8.5 milyar dolara yaklaşan bir gelir elde edebildik, 11.5milyondan fazla turisti Türkiye'ye getirdik diyebiliyorsak, bunu rahmetli Özal'ın yaptığı turizm hamlesine borçlu olduğumuzu unutmamalıyız. Atatürk'ten sonra bu memlekete en büyük hizmeti yapmış olan Turgut Özal'ı rahmet ve şükranla anıyorum'' diye konuştu.
Taşar, ikinci atılım döneminde ise turizmin gelişmesi için çok yönlü faaliyetlerde bulunduklarını anlatarak, yurtiçi ve yurtdışı gezilerine çıktığını, tur operatörleriyle görüştüğünü anlattı.
Turizm Bakanlığı'nın internet sitesinden 5 dilde Türkiye hakkında bilgi alınabildiğini söyleyen Taşar, Arapça, Çince, Japonca ve İtalyanca'nın da yer aldığı 10 dilin daha siteye dahil edileceğini bildirdi.
DANSÖZ KONUSU
Son günlerde Türkiye gündemini meşgul eden dansöz konusundaki polemiğe son verecek açıklamayı burada yapacağını kaydeden Taşar, bu konunun 1-3 Mart 2002 tarihlerinde Pamukkale'de gerçekleştirilen 1. Turizm Fahri Danışmanlar Toplantısı'nda gündeme geldiğini ve Turizm Şurası'nda da kabul edildiğini söyledi.
Taşar, ''Adeta dansöz konusu, ülkemizin öncelikli gündem maddeleriarasına girdi. Defalarca ifade ettiğim bir husus sürekli dikkatlerden kaçırıldı. Söylediklerimin özeti şudur: Dansöz, tanıtım aracı değil, eğlence aracı olmalıdır'' dedi.
Eğlence hayatındaki zenginliğin, turizmin önemli unsurlarından biri olduğunu ifade eden Taşar, şöyle konuştu:
''Turizm Bakanı olarak 'dansöz olmasın' dersem, bir turizm talebini, bir gerçeği inkar etmiş olurum. Böyle bir şey kesinlikle sözkonusu değildir. Bu gereksiz polemiğe nokta koymak istiyorum. Ülkemizin bunca problemi varken, turizm sektörüne yönelik bunca önemliçalışmalar varken, memleketin dansöz tartışmasına kilitlenmesini çok abes ve gereksiz görüyorum. Eğlence anlayışı ile tanıtım araçları birbirine karıştırılmamalıdır. Eğer dansöz oynuyorsa, opera, caz şenliği, sirtaki varsa, bunlar kendi platformlarında olur. Dansöz oynatacaksan bunu Türk gecesi adı altında düzenlenen eğlencelerde yapmak anlamsız ve gerçeklere aykırıdır. Çünkü dansöz, Türk gecesi etkinliklerinde yer alan, bize ait olan bir kültür veya eğlence motifi değildir.''
Taşar, basının olayları yanlış aksettirdiğini de belirterek, ''Antalya Valiliği güya bir yönerge hazırlamış. Böyle bir şey de, yasak da yok. Ama bunlar gazetede yer alıyor'' dedi. Buna benzer bir olayı, kendisinin, Fazıl Say'ın konserinde uyuduğuna ilişkin çıkan haberle ilgili yaşadığını ifade eden Taşar, ''Konserde uyurken fotoğrafımı çekmişler. O resim 7 yıl önce Meclis'ingece çalışmalarının yoğun mesaisi sırasında uyuyorken çekilmiş bir resmim. 7 yıl önce, ayıptır, insan utanır biraz'' diye konuştu.
''BİZ SÖYLEMEDİK VALLAHİ''
Taşar, başka bir olayı da anlatarak, ''Türkiye'ye 2 milyon Çinli gelecek dediler. Biz söylemedik vallahi. Çin'den ne kadar turist geleceğinin hesabını bilirim. THY'nin bütün kapasitesini kullansanız, bu yıl gelecek turist sayısı 67 bindir, daha fazla olmaz. Başka havayolu ile gelecekleri sayarsak 100 bin olur. Çin'den 100 bin kişi getirebilirsek, büyük başarı elde etmiş oluruz'' dedi.
Mustafa Taşar, bütün dertlerinin Türkiye'nin doğru tanıtılması olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:
''Başında fesli bir adam, elinde tambur, ortada dansöz. Fes Acem, tambur Arap, dansöz Mısır, ama adı Türk. Ülkemizin bir Arap ülkesi gibi algılanmasını istemiyorum. Bu ülke bir Arap ülkesi değildir, hiçbir zaman da olmayacak. Türk gecesi, Türk kültürünün, yaşantısının ve bize has değerlerin yansıtıldığı, ülkemizi ve kültürümüzü tanımaya çalışan insanlara kendimizi ifade edeceğimiz bir eğlence türüdür, bir imaj organizasyonudur. Mimarisiyle, mekanıyla ve o mekanda gerçekleşen etkinliklerle ağırlanan misafirlerimiz, Türk kültürünün özgün örneklerini yaşayabilmişse, o zaman bir Türk gecesinden söz etmek mümkün olabilir. Bir otel, eğlence yeri 24 saat dansöz oynatabilir, beni hiç mi hiç ilgilendirmez. Ama bunu Türk gecesi adı altında verdiği zaman karşılarında Turizm Bakanlığı'nı bulacaklar.'' (aa) |