29/04/2002 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Ekonomi / Vergide Satır Arası Son Güncelleme 07:55
29.04.2002
Personele verilen temettü ikramiyeleri ne zaman gider yazılır?

Hasan Yalçın

Temettü ikramiyelerinin ücret gideri olarak değerlendirilip kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılacağı yönünde herhangi bir tartışma yoktur.

Uygulamada gerek Danıştay kararlarında, gerek Maliye Bakanlığı'nın olay bazında verdiği özelgelerde gerekse yazılı olarak ortaya çıkan görüşlerin tamamında temettü ikramiyesinin hangi yılın karından ayrılıyorsa o yılın gideri olarak kabul edilmesi gerektiği yönünde görüş birliği oluşmuştur.

Ancak Maliye Bakanlığı ile Yargı Merci aralarında temelde bir görüş birliği olmasına rağmen uygulamada bazı noktalarda ayrılıklar ortaya çıkmaktadır.

Maliye Bakanlığı'nın Konuya İlişkin Görüşü

Maliye Bakanlığı tarafından olay bazında verilen özelgelerde bu temettü ikramiyelerinin ayrıldıkları yılın karından indirim konusu yapılmaları söz konusu temettü ikramiyelerinin beyanname verme süresine kadar nakden veya hesaben ödenmesi şartına bağlamıştır.

Bu noktada nakden ödemeden kasıt açıktır. Hesaben ödeme kavramıda G.V.K.'nun 96. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre hesaben ödeme deyimi vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder.

Dikkat edileceği üzere hesaben ödemenin mevcudiyeti  için karşı tarafı alacaklı duruma getiren kayıtların yapılması gerekmektedir.

Danıştay Tarafından Verilen Kararlarda Savunulan Görüşler

Danıştay tarafından verilen bir çok kararda kurum kazancından personele verilen ikramiyenin ilgili olduğu dönemde (ikramiyenin ayrıldığı kazancın elde edildiği dönemde) gider yazılacağı görüşü tekrarlanmıştır. 

Danıştay 4. Dairesi "1985 yılı kazancından personele dağıtılacak ikramiyenin 1985 yılı hesaplarına gider yazılmasının vergi kesintisinin 1985'te yapılmasını gerektirmeyeceğini, stopajın tahakkuk ve ödemenin yapıldığı 1986 yılındaki tarifeye göre yapılacağını, 1985'te fazladan kesilmiş olan verginin düzeltme yolu ile sorumlu kişiye ödenmesi gerektiğini" ifade etmiştir.

Başka bir ifade ile Danıştay gider yazılma için nakden ve hesaben ödemenin aranmaması gerektiğini zımmen kabul etmektedir.

Konuya İlişkin Görüşlerimiz Temettü ikramiyeleri hangi yıl kazancından ayrılıyorsa o yıla kazancından indirim konusu yapılması gerekmektedir. Bu konuda uygulamada görüş birliği olmasına rağmen Maliye Bakanlığı bu ikramiyelerin ancak beyanname verme süresine kadar nakden ve hesaben ödenmesi ile gider yazılabileceğini savunmaktadır. Dolayısıyla vergi  idaresi karşılık ayrılma yöntemi ile gider yazmayı ortadan kaldırmaktadır.

Vergi Usul Kanunu'nun 287. ve 288. maddelerinde yer alan "pasif geçici hesap kıymetleri" ve "karşılıklar" başlıklı düzenlemeler uygulamada en çok tartışmalara konu olan düzenlemelerdir.

Yukarıda izahına çalışdığımız temettü ikramiyeleri ve buna benzer nitelikteki giderlerinin V.U.K.'nun 288. maddesinde yer alan düzenlemeye istisnadan karşılık ayrılmak suretiyle gider yazılıp yazılamayacağı bu tartışmaların başında gelmektedir.

Maliye Bakanlığı'nın konuya ilişkin görüşü 288'nci maddenin karşılığın tarifi niteliğinde olduğu, vergi matrahından düşülebilecek karşılıkların kanunlarda ayrıca özel bir düzenleme ile belirtilmesi gerektiğidir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus Maliye Bakanlığı'nın bu görüşden zaman zaman ayrıldığıdır. Geriye yönelik ücret farklarının vergilendirilmesi ve gider yazılması konusunda olduğu gibi.

Yine uygulamada Maliye Bakanlığı'nın görüşünü savunan ve buna karşı olan yazarlar mevcuttur ki bu doğaldır. Ancak bu noktada dikkat çekici husus bazı yazarların hemen hemen aynı niteliğe sahip fakat sadece adları farklı olan giderlerin bir kısmında Maliye Bakanlığı'nın görüşünü savunurken bir kısmında ona karşı olmalarıdır. Bu olay geriye dönük ücret ödemelerinde daha da enteresan boyutlar kazanmaktadır.
Ayrıca Maliye Bakanlığı'nın genel uygulamasından sapma niteliği taşıyan geriye dönük ücret farkı ödemelerindeki görüşüde tartışmaları artırmaktadır.

Yapılan bu açıklamalardan da açıkça anlaşılacağı gibi karşılık ayrılarak gider yazılmasına ilişkin kalıcı ve yine düzenlemelerin yapılması zorunludur. Durum böyle iken mevcut görüşlerden birini savunmanın pratikte mükelleflerin uygulamasını kolaylaştırıcı bir niteliğe sahip olmayacağı açıktır.

Bu aşamada temettü ikramiyelerinin gider yazılmasına ilişkin olarak uygulamacılara aşağıda yer alan hususlar bir öneri ve uygulama şekli olarak sunulmuştur.

* Daha öncede belirttiğimiz üzere temettü ödemesi yönetim kurulunun önerisi ve genel kurulun kabulü şeklinde olmaktadır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 364'üncü maddesi gereğince genel kurulun olağan olarak hesap döneminin bitimini takip eden üç ay içinde ve yılda en az bir defa toplanması gerekmektedir. Kurumlar Vergisi beyannamesi ise hesap bitimini takip eden dördüncü ayın içinde verilmesi gerekmektedir.
Bu açıdan beyanname vermeden önce anılan giderin yapılıp yapılmayacağı kesinleşmiş olacaktır. Bu aşamada mükelleflerin bazı hususlara dikkat etmeleri halinde anılan uygulama ile ilgili olarak vergi uygulaması açısından herhangi bir eleştiriye maruz kalmayacaklardır.

Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
1)
Yönetim kurulu yılın kapanmasından sonra söz konusu yıl için personele verilmesi düşünülen temettü ikramiyesinin brüt tutarını belirleyerek bu tutarın genel kurula sunulmasını karar altına almalı, kararda temettü ikramiyesinin ilgili olduğu yıl (hangi yıldan ayrılacağı) zikredilmelidir.

2) Temettü ikramiyesi nedeniyle karşılık ayrılabilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, temettü ikramiyeleri beyanname verme süresince nakden ve hesaben ödenmezse vergi idaresinin uygulamasına göre bu karşılık giderleri kanunen kabul edilmeyen gider niteliğine sahip olacağı hususu göz ardı edilmemelidir.

3) Genel kurul, yönetim kurulu tarafından önerilen bu temettü ikramiyesini global olarak onaylamalı ve yönetim kuruluna bu tutarın personele hangi esaslar ve oranlar dahilinde dağıtılması konusunda yetki vermelidir.

4) Yönetim kurulu, genel kuruldan sonra süratle bu dağıtım işini yapmalı ve ilgili personeli yapılacak muhasebe kayıtları ile alacaklandırarak en azından hesaben ödemeyi, mümkünse nakden ödemeyi Nisan ayı sonuna kadar yapmalı, bu ödeme nedeniyle ortaya  çıkan gelir vergisi kesintisini Mayıs ayının 20'sine kadar verilecek muhtasar beyanname ile bildirmelidir. Gelir Vergisi kesintisinin yapılmasında ödemenin yapıldığı yıldaki vergi tarifesinin esas alınması işin doğası gereğidir ki Danıştay tarafından verilen ve daha önce bahsettiğimiz bir kararda bu yöndedir.

5) Şayet bu temettü ikramiyesi için karşılık ayrılmamışsa bu tutar beyanname üzerinden indirim konusu yapılacaktır.

 

 


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com