|
Yaklaşık 15 yıldır evrimsel biyologlar, canlıların zamanla nasıl bir değişimden geçtiklerini araştırmak amacıyla eski DNA’lardan yararlanıyorlar. Ne var ki, dinozor ya da kehribar içine gömülü eski böceklerden DNA örnekleri alınması istenen sonuçları vermedi. Şimdi soğuk ortamlarda korunmuş eski kemiklerden alınan çok sayıda DNA örnekleri, geçmişe biraz olsun ışık tutuyor.
Oxford Üniversitesi moleküler evrimbilimcilerinden Alan Cooper ve arkadaşları, 60 bin yıl önce kutupların yakınlarında yaşayan kahverengi ayıların göç düzenlerini yeniden oluşturdu.
Cooper ve arkadaşları, kemikleri Alaska, Yukon ve Sibirya’nın donmuş topraklarında korunan 36 ayıdan DNA örnekleri aldı. Ayıları benzerlik derecesine göre gruplara ayırdı ve sonuçta bu eski genetik gruplar arasındaki dağılımların, beklendiği gibi, günümüz türdeşlerinden çok farklı olduğunu gördü.
Elde edilen bulgular Alaska ve Yukon’da kahverengi ayıların soyunun 35 bin yıl önce tükendiğini, ancak 14 bin yıl sonra yeniden ortaya çıktıklarını da gösteriyor. Cooper bu dönüşün rakip bir türün, söz gelimi kısa-yüzlü ayıların, yok oluşuna katkıda bulunmuş olabileceğine dikkat çekiyor.
Öte yandan, Yeni Zelanda Massey Üniversitesi’nden David Lambert önderliğindeki bir başka ekip binlerce yıldır koloniler halinde yaşayan Adélie penguenlerinin donmuş kalıntılarını inceledi. Aynı kuşlar ve ataları yaşadıkları yere her yıl geri dönerek katmanlar dolusu eski malzeme bırakırlar. Farklı katmanlardan 96 kemik örneği toplayıp tarihlerini belirleyen Lambert ekibi, canlı penguenlerden de 300 kan örneği aldı. Hızla evrilen mitokondriyal DNA dizgelerini inceleyerek, eski ve yeni örnekler arasındaki değişiklikleri saptayan araştırmacılar evrimsel değişim hızının, başka türler için daha önce belirlenen ortalamalara kıyasla, iki ile yedi kat daha fazla olduğunu ortaya çıkarttılar.
Bu iki araştırma sayesinde eski DNA örneklerinin incelenmesine dayalı yöntem, artık türlerin binlerce yıl içinde uğradıkları genetik değişimi gözler önüne serecek ve bizlere güvenilir veriler sunacak bir aşamaya gelmiş oldu. |