English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Yazarlar
31.03.2002
Sedat ERGİN
Sezer'in villası
  
seergin@hurriyet.com.tr
 

CUMHURBAŞKANI Ahmet Necdet Sezer'in satın aldığı havuzlu villanın piyasa değeri ile ilgili tartışmalar, geride bıraktığımız hafta Türk kamuoyunda büyük bir tartışmaya yol açtı.

Kamuoyu ve basının çoğunluğu, bu konunun tartışılmasına, Cumhurbaşkanı hakkında soru işaretleri yaratılmasına kuvvetli bir tepkiyle karşı çıktı.

Cumhurbaşkanı Sezer ise Türk devlet adamları arasında eşine ender rastlanan bir davranışla, villayı hangi birikimlerini değerlendirerek satın aldığı konusunda ayrıntılı bir açıklamada bulundu, topluma bu alışverişin hesabını verdi.

Sezer, bu hareketiyle kamuoyundan büyük destek aldı ve tartışmadan zemin kazanarak çıktı.

SEZER'İN ÖLÇÜLERİ İLE BAĞDAŞIR MI?

Sorun, galiba Sezer'in bir vatandaş olarak gayrimenkul edinme hakkını kullanmasından çok, bu villanın Cumhurbaşkanlığı makamına geldiği günden itibaren kamuoyuna çizdiği resmi bir nebze gölgelemesinden kaynaklanıyor.

Sezer, Cumhurbaşkanı seçildikten sonra kısa zamanda Türkiye'de dürüstlük, tevazu ve sadelik gibi değerlerin simgesi haline geldi.

Gösterişten hazzetmeyen, şatafattan uzak duran çizgisi ile halkın sevgisini kazandı, güvenilirlik anketlerinin tepesine yerleşti.

Çünkü, bu ülkede 1980'lerin başlarından itibaren pompalanan gösteriş merakının, görgüsüzce tüketme alışkanlıklarının antiteziydi.

Sokaktaki vatandaş, Sezer'de kendisini buldu.

İŞADAMLARI İLE MESAFE GEREĞİ

Yanıtlanması gereken soru şudur:

Şahsında bu değerleri simgeleştiren, bu değerlerin toplumda yeniden güç kazanmasının bayraktarlığını üstlenen bir Cumhurbaşkanı'nın ‘‘lüks’’ tanımına giren bir mal edinmesi, onun tutarlılığını gölgeler mi?

Bu soruya ‘‘evet’’ yanıtı vermek, onun dürüstlüğünü sorgulamak değildir.

Bu arada, iş çevrelerine genellikle mesafeli duran Sezer'in bu villayı satın aldığı zengin müteahhidin kendisinin yakın dostu olduğu, yaklaşık 20 yıldır ailece görüştükleri ortaya çıktı.

Bu aile dostu, geçmişte rüşvet suçlamalarına maruz kalmış, hukuki sorunlar yaşamış, ancak sonuçta beraat ederek masumiyeti tescil edilmiş bir müteahhit.

Soru önergesini veren milletvekili, villanın değerinin 250 milyarın çok üstünde olduğunu, müteahhidin Sezer'e büyük bir ticari zarafet gösterdiğini iddia ediyor.

Müteahhit Cemil Özgür ise inşaat muhasebesini rakamlarla ortaya koyup, villayı maliyetinin üzerine yüzde 25 kár ekleyerek sattığını söylüyor.

Daha ilginci, müteahhidin, Sezer'in villasının hemen yanı başında bulunan sitesindeki diğer villaları da 250 milyarın üstüne enflasyon oranını yansıtarak, yani büyük ölçüde aynı değerden satabileceğini söylemesi.

GİDİP GÖZÜNÜZLE GÖRÜNCE FARKLI

Gidip gözümüzle görmeseydik yadırgamazdık.

Bir kere, yandaki villalar havuzlu değil. Sezer'inki gibi geniş bahçeleri yok, duvarla çevrelenmiş değiller.

Ayrıca, Sezer'in villasında kaliteden tasarruf edilmediği, evin dış kaplamasından panjurlarına kadar sitedeki benzerlerinden kat kat kaliteli olduğu hemen ilk bakışta fark ediliyor.

İçindeki malzeme ve işçilik faslını bilemiyoruz.

Peki, nasıl oluyor da hemen hemen aynı fiyata satılıyorlar?

Bu satırların yazarı, Sezer'in kendisine önerilen fiyatın villanın gerçek değeri olduğunu düşünerek bu alımı yaptığı konusunda en ufak bir soru işareti taşımıyor.

Ancak müteahhidin önerisinin yol açtığı soru işaretlerine makul bir yanıt da bulamıyor.

Cumhurbaşkanı Sezer, bu villayı görevinin sonuna doğru almış olsaydı, herhalde daha isabetli davranmış, en azından böyle bir tartışmanın içine düşmekten de kendisini korumuş olurdu.

Onun farklılığı, bu özel dikkati gerektirirdi.


Sedat ERGİN
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  İstenirse kolayı var
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Evli erkek aşk yazısı yazabilir mi
 
    Ali Atıf BİR
  Halkla ilişkilerin Yakup Cemilleri
 
    Ayşe ARMAN
  8 ay bir köstebekle görev yapmışım
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  Uzakdoğu'da futbol ateşkesi
 
    Bekir COŞKUN
  Pako'dan Hıncal'a mektuplar
 
    Doğan HIZLAN
  Piramitler ülkesinden
 
    Doğan ULUÇ
  Cahiller ve ahmaklar ülkesi
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Köşe yazarı hata yapar mı?
 
    Ercan KUMCU
  Kalıcı istikrar büyüyerek sağlanabilir
 
    Erkan ÇELEBİ
  Devretatil aidatı bile 5 yıldızlı otel parası
 
    Ferai TINÇ
  Bu şiddet Ortadoğu'yu sarsar
 
    Gila BENMAYOR
  Global köyün Türkleri
 
    Hadi ULUENGİN
  Ah moda
 
    Kanat ATKAYA
  U F O
 
    Yurtsan ATAKAN
  Ulaştırma eriştir eleştirme ekleştir
 
    Muharrem SARIKAYA
  İzgi-Bahçeli ilişkisi
 
    Murat BARDAKÇI
  54 yıl önceki vur emrini eski başbakan Şamir verdi
 
    Pakize SUDA
  Özlem
 
    Tuğrul ŞAVKAY
  Muhteşem şarap şenliği
 
    Uğur CEBECİ
  AIREX 2002 Muhteşem olacak
 
    Yalçın BAYER
  Kimse kimseyi kandırmasın
 
    Yasemin BORAN
  Nisan'da neler olacak
 
    Özdemir İNCE
  Bacım’ın öyküsü
 
    Oğuz ARAL
  Kavga etmeden Türk erkeği olunur mu?
 
    İlhan SÖYLER
  Ararım
 
    İbrahim Bilik
  Toskana'da şarap ve puro turu
 
    Sevgi'nin Diviti
  Salzburg'da gönüllü temsilciyiz
 
    Serdar TURGUT
  Eski bir filmi izlerken
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com