|
TÜRKİYE ekonomik büyüme konusunda bir ikilem içinde. Siyasetçi uygulanan politikaların olumlu sonuçlarını vatandaşa göstermek için büyüme istiyor.
Çünkü, vatandaşlar için büyüme, enflasyonu indirmekten çok daha önemli. Öyle olmasaydı, otuz yıldır bu denli yüksek enflasyonla yaşar mıydık?
Ekonomi yönetimi ve IMF açısından enflasyonu indirmek, kısa dönemdeki ekonomik büyümeye göre çok daha önemli. Önce enflasyonun kalıcı olarak tek haneli rakamlara inmesini hedefliyorlar. Daha sonra gerçekleştirilecek büyümenin çok daha sağlıklı olacağı görüşündeler.
IMF'NİN HATASI
Forum İstanbul toplantısında Başbakan Ecevit'in dile getirdiği şikáyet siyasetçilerin bir arayış içinde olduğunu gösteriyor. Bu arayış, hükümetin uygulanan ekonomik programı delmek isteyebileceği yönünde kamuoyunda haklı şüpheler oluşturuyor. Tehlikeli bir durum. Çünkü, önümüzdeki dönemde hükümetin programlanan işleri yapmakta gecikmesi ya da yapmamak için bahaneler uydurması yeni bir kriz anlamına gelir. Ekonomi iyice batar. Şimdiye kadar çekilen sıkıntılar boşa gider.
Uygulanan program, ekonomik büyümeyi gerçekleştirmeye yönelik bir program değil. Aksine, programın ana hedefine ekonomik büyüme olmadığında daha kolay ve daha çabuk ulaşılabileceği hesaplanmakta. Dolayısıyla, tesadüfen de olsa, yüzde 2 ya da 3'ü geçen bir büyüme olması durumunda, ekonomiyi soğutacak önlemlerin uygulanması dahi gündeme gelebilir. Kısacası, aksi söylense de, ekonomik büyüme en az birkaç yıl Türkiye'nin gündeminden çıkmış durumdadır.
Uygulanan program konusunda IMF önemli bir hata yapıyor. Belli bir büyümeye izin verilmediği takdirde, ekonomik istikrarı sağlamak için gerekli ortamın sağlanması da zorlaşmaktadır. Düne kadar devlet borçlarının çevrilebilirliği tartışılırken, IMF'den gelen mali destek sayesinde beklentiler olumluya çevrilmiştir.
Türkiye, bir yandan borçlanma ihtiyacını azaltarak diğer yandan da büyüyerek borç sarmalından çıkabilecektir. Yalnızca borçlanma ihtiyacının azaltılması sorunu çözemeyecektir. Yani, ekonomideki sıkıntıları ancak büyüyerek aşabileceğiz. Büyüyerek borçlanma ihtiyacının göreli olarak azaltılabilmesi mümkün olacak ve borç stokunun çevrilmesi kolaylaşacaktır. Ekonomiyi büyütemezsek, önümüzdeki yıllarda devlet borçlarını çevirebilmek için yeni dış mali desteğe ihtiyaç duyacağız.
TARTIŞMALIYIZ
Ekonominin bugün geldiği noktada ekonomik büyümeyi sağlayamadan enflasyonu düşürmek kalıcı olamayacaktır. Arjantin bu konuda bize de, IMF'ye de ders olmalıdır. Arjantin'in içine düştüğü sefaletin en önemli kaynağı on yıldır çok düşük enflasyonla yaşadıkları halde ekonomik büyümeyi sağlayamamış olmasıdır. Çünkü, büyüme olmadığı zaman kamu finansmanındaki arzulanan iyileşme de gerçekleşememektedir. Mutlak anlamda kamunun borçlanma ihtiyacı düşse de, ekonominin küçülmesiyle, borçlanma ihtiyacı göreli olarak artmaktadır. Devletin gelirleri ekonominin küçülmesine paralel olarak azalmaktadır. Harcamaları kısmanın doğal sınırlarına gelinmektedir.
Bütün bunları tartışmamız gerekmektedir. Tartışırken, geriye dönme işaretleri vermek yanlıştır. Tartışalım, IMF ile birlikte...
Devam edeceğim. |