|
BATI Şeria'nın El Halil şehri yakınlarında alçakça bir saldırı sonucu hayatını kaybeden Hava Piyade Binbaşı Cengiz Toytunç'un ve olay sırasında aynı arabada bulunan İsviçreli Catherine Berruex'in katili, polis kayıtlarında şimdilik görünmüyor.
Filistin ve İsrail gibi, sokakların kan gölüne döndüğü yerlerde bu tür olayların failini bulmak çok zordur. Çünkü çarpışanlar güvensizliği ve korkuyu yoğun hale getirmek için ölüm her an her yerde karşınıza çıkabilir mesajını vermeye özen gösterirler. Bunun da yolu, cinayetin en alçakça türlerini işlemektir. Örneğin masum çocukları hedef almak... Karşı tarafın taktiklerini uygulamak, onların üniformalarını giyinip silahlarını kullanmak...
El Halil'de Binbaşı Toytunç'un kullandığı arabanın önünü kesip onun ve Bayan Berruex'nun üzerine birkaç saniyede 30 mermi boşaltan ‘‘Filistin polisi’’ üniformalı katilin gerçekten Filistinli mi, yoksa cinayeti Filistinliler üzerine yıkmayı amaçlayan bir İsrail ajanı mı olduğu o nedenle bu aşamada söylenemez.
Ancak bu olayın failini yani katilin kimliğini bilmesek de şimdi İsrail Başbakanı olan Ariel Şaron'un bundan 18 ay önce, yani muhalefet lideri sıfatını taşıdığı sıralarda Müslümanlardan başkasının girmesine izin verilmeyen El Aksa Camii'ne girerek içinde bulunduğumuz bu kanlı süreci başlattığını biliyoruz.
O tarihten bugüne kadar Filistinlilerle İsrail Devleti arasında çıkan çatışmalarda 357'si İsrail vatandaşı, tamamına yakını Filistinli olmak üzere 1594 kişinin öldürüldüğünü dikkate alırsanız, sadece Binbaşı Toytunç ile İsviçreli görevli Bayan Berruex'nun değil hemen hepsinin ölümünden sorumlu kişinin Bay Ariel Şaron olduğunu da kabul edersiniz.
Kuşkusuz Filistin lideri Yaser Arafat'ın Filistin'de faal olan İslami Cihad ve Hamas gibi terör örgütlerini tamamen ortadan kaldırmak gibi bir niyet taşımaması ölü sayısının bu kadar büyümesinin öteki sebebidir. Gerçekten Ariel Şaron ne kadar samimiyetsiz ise Yaser Arafat da onunla aşık atacak kadar kaypaktır.
Böyle bir tablo içinde Türkiye'nin kendi evladı Binbaşı Toytunç'un katillerine tek başına etkili bir ders vermesi -maalesef- kolay değildir. Nitekim Türkiye'nin faili bizzat cezalandıracak nitelikte elemanlara sahip bir Gizli Servis'i olduğuna ilişkin hiçbir bilgi yoktur.
Türk hükümetinin yetkili İsrail ve Filistin makamları nezdindeki protestoları da -ardına düşülmediği takdirde- arşivdeki yerini almaya mahkûmdur.
Ama Türkiye, fail bulunup cezalandırılmadığı takdirde bu olayın hesabını açık tutacağını iki tarafa da uygun bir dille anlatırsa... Ve yeri geldiğinde faturayı ödetirse, sonuç alabiliriz. |