|
İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, 17 Ağustos depreminin ardından bazı bilim adamlarının spekülatif modeller üzerinde konuşması nedeniyle, toplumun bilimle ilişkisinin kaderciliğe dönüştüğünü söyledi.
Prof. Dr. Üşümezsoy, 17 Ağustos depreminin ardından çeşitli görüşler ortaya konulduğunu söyleyerek ‘‘Büyük bir felaketle karşı karşıya değiliz. Marmara Denizi'ni kesintisiz geçen Kuzey Anadolu Fayı yoktur. Hiçbir zaman böyle bir Kuzey Anadolu Fayı, Marmara'da yırtılmamıştır. Yalova-Çınarcık-İmralı fay hattı, Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara'daki uzanımıdır ve İmralı'nın batısında sonlanır’’ dedi.
Batı Marmara'daki Tekirdağ-Silivri Fayı'nın, Kuzey Anadolu Fayı'ndan farklı bir rejimde oluştuğunu belirten Prof. Üşümezsoy, ‘‘Bu kesimde (daha önceki yıllarda olan ve olası depremlerin büyüklüğünü tahmin etmede esas alınan) depremlerin büyüklüğü 7'nin altındadır’’ diye konuştu.
Bilim adamlarının birbirleriyle çelişen demeçleri olduğunu ve bu durumun toplumun korkusunu en üst noktaya çıkardığını belirten Üşümezsoy, ‘‘17 Ağustos'tan sonra spekülatif modeller üzerinde konuşan arkadaşlarımız yüzünden, toplumun bilimle ilişkisi kaderciliğe dönüştü’’ dedi.
Prof. Dr. Üşümezsoy, bilim adamlarının depreme ilişkin görüşlerinin, insanların geleceğe yönelik kararlarında etkili olduğunun belirtilmesi, bu nedenle sürekli görüş bildirilmesinin doğru olup olmadığının sorulması üzerine de şunları söyledi:
‘‘Devletin kendi kurumlarındaki kişiler, hükümetle olan çelişkilerini topluma yansıtıyorlar. Bu, devlet açısından acizliktir. Kendi kurumunda müdürlük yapan biri, hükümeti istediği noktaya getirmeye çalışıyor. Kişiler, kurumlar adına konuşmak yerine, öğretim üyelerine veriler sunmalı. Kurum müdürleri demeç vermemelidir.’’ |