|
Yargıtay 8. Ceza Dairesi tarafından da oybirliği ile onanan İstanbul 6 No'lu DGM'nin 188 sayfalık tarihi Susurluk kararında, sanıkların ‘‘Devlet adına PKK ile mücadeleri nedeniyle değil yasadışı çete faaliyetleri’’ yüzünden mahkum oldukları belirtildi.
Gerekçeli kararda, ‘‘İç ve dış güvenliğin katillere, uyuşturucu kaçakçılarına, kumarhane işletmecilerine emanet edilmesi, affedilemez bir davranıştır’’ denildi. Kararda şu ifadelere yer verildi:
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ve Türk Milleti'nin iç ve dış güvenliğinin katillere, uyuşturucu kaçakçılarına, kumarhane işletmecilerine emanet edilmesi, bunlardan medet umulması affedilemez, kabul edilemez bir davranıştır.
Devlet adına hareket ettikleri yolunda savunmalarının dosyaya da yansıdığı gibi gerçekle alakası yoktur. Devlet adına operasyon görevi vermek yetkisi, görevi ve sorumluluğu cumhurbaşkanı, başbakan ve bakanlar kurulu gibi yüksek makamlara aittir.
Sanıkların, devlet adına hareket ettikleri şeklindeki savunmalarının, kendilerini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik, samimi olmayan, gerçeklerle ve yasalarla bağdaşmayan savunmalardır.
Yargıtay da DGM'nin bu kararını onayarak, devlet içindeki çetenin varlığını ilk kez kayda geçirmişti. Yargıtay'ın gerekçeli kararında da sanıkların, ‘‘terörle mücadele’’ adı altında yola çıkıp, bir süre sonra yasadışılığı benimsedikleri belirtilmişti. |