Emekli paşaların Susurluk Davası'ndan hüküm giyen eski MİT'çi Korkut Eken'e destek veren açıklamaları siyasilerin tepkisini çekti. Emekli paşaların açıklamalarına ilişkin siyasilerin tepkileri şöyle:
YÜCELEN: MAHKEMEDE NEDEN SÖYLEMEDİLER
İçişleri Bakanı Yücelen, "Bu konuda hangi dönemde görev almışsa o kişilerin açıklama yapması doğaldır. Bu konuda benim elimde bir bilgi yok, ama ben de sizin gibi gazeteden ve açıklamalardan duyuyorum. Yalnız merak ediyorum; bunları mahkeme safhasında niye söylemediler, diye." dedi.
OKUYAN: SUÇ İTİRAFI
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan bağımsız Türk mahkemelerinin bir soruşturmayı aldığını, incelediğini, yargıladığını ve sonuçta bir karar verdiğini söyledi. Mahkemenin verdiği kararın kesinleştiğini, ilgili kişilerin tutuklanarak cezaevine konulduğunu hatırlattı ve şöyle devam etti:
"Şimdi mahkum olmuş, mahkumiyeti tescil edilmiş bir olayda, burada arka arkaya beyanatlar vererek, bu işin yargı sürecini -çünkü son itiraz hakkı var- etkilemeye matuf açıklamaları cidden kaygı vericidir. O zaman Cumhuriyet savcılarına da iş düşüyor. Aynı şeyleri paylaşıyorlarsa 'bizden talimat alarak yaptı' deniliyorsa o zaman bu açıklamaların da herhalde dikkate alınması lazım. Eğer, o emekli olan paşalardan talimat alarak, mahkemenin suç fiilini tespit edip, mahkum ettiği fiilin talimatını da onlar vermişlerse, bu bir suç itirafıdır. Herhalde yargı bunu da dikkate alacaktır."
ECEVİT: BEN KARIŞAMAM YARGININ İŞİ
Başbakan Bülent Ecevit, bu konuya ilişkin soruya "Bu tartışmalara ben, hükümet başkanı olarak karışamam. Bu bir yargı sorunudur. Yargı bakımından birtakım yeni girişimlerde bulunulacak mıdır, yeni adımlar atılacak mıdır, bunu bilemiyorum. Bu konuda bizim söyleyebileceğimiz herhangi bir şey yok" yanıtı verdi.
Bu sözlerinden "Eken'in mahkumiyetiyle ilgili açıklama yapan emekli askerlerin yargıya müdahale ettikleri anlamının çıkıp çıkmadığı" sorusuna ise Ecevit, "Artık bu herkesin kendi yorumuna bağlı. Nihayet bazı konularda vatandaşlarımız elbette görüşlerini açıklarlar. Yargıyla ilgili konularda yargıya müdahale etmeksizin - burada yargıya müdahale söz konusu değildir- herkes görüşünü açıklayabilir" karşılığını verdi.
KUTAN: ŞİMDİ KONUŞMALARINI YADIRGADIM
SP Genel Başkanı Recai Kutan, gazetecilerin "Paşaların Korkut Eken hapse girdikten sonra açıklama yapmasını yadırgıyor musunuz?' sorusuna şu yanıtı verdi:
"Biraz yadırgadığımı ifade edeyim. Karar Yargıtay'da da kesinleşmiş. Ondan sonra söyleniyor. Halbuki paşaların görüşleriyle kamuoyunu önceden aydınlatmalarında yarar vardı. Mahkemeler millet adına karar veriyor. Milletin bu konuda hissiyatı son derece önemlidir. Bu görüşlerin karardan önce açıklanmasında fayda vardı. Onun için bu tutumu yadırgadığımı ifade ediyorum."
TÜMEN: YARGI SÜRECİNİ ETKİLEMEYİ AMAÇLIYORLAR
DSP Grup Başkanvekili Aydın Tümen, Eken'e yönelik destek açıklamalarının, yargı sürecini etkilemeyi amaçladığı yorumlarına yol açtığını söyledi. Tümen, Eken'in yargılanması ve mahkum edilmesinin devletin terörizmle mücadelesi ile değil devlet içindeki oluşumlarla ilgili olduğuna dikkat çekerek, "Bunun gözden kaçırılmaması gerekir" dedi.
YALÇINBAYIR: DEMEKKİ KAYITDIŞI OLAYLAR ÇOKMUŞ
AK Parti Genel Sekreteri Ertuğrul Yalçınbayır, "Demek ki, Türkiye'de kayıtdışı olaylar epey çokmuş... Türkiye'nin şeffaf bir devlet olması gerekiyor. Terörle mücadele konusunda bile hukuk içinde kalınması zaruridir" görüşünü savundu.
Tartışmaların, kamuoyu tarafından "ilgiyle izlendiğini" kaydeden Yalçınbayır, şunları kaydetti:
"Konu, şüphesiz ilginç ve düşündürücü. Yargılama sürecinde tüm delillerin toplanması gerekir. Eken, bazı konuları (devlet sırrı) diyerek açıklamadı. Tabii, devlet hayatında bazı gizlilikler vardır, kabul edilebilir ama bunların sınırları nereye kadardır? Bu gizlilik bazı kişilerin mahkumiyetine, suçların işlenmesine delil hazırladıysa bazı hak ve yetkiler kötüye kullanılmış demektir. Yeterli bilgi ve belgenin toplanması gerekir. Bazı dokümanlar var ise de bunlar sır perdesini kaldırılabilecek yeterlilikte değil. Mesele, sadece Eken veya diğerleri meselesi değil. Bir bütünlük içinde ele almak lazım. Bu bütün içinde kişilerin rolleri nedir, neler yapıldı, yargılama sürecinde ortaya çıkmalıydı."
Ortaya çıkan durumun, şartların oluşması halinde iadei muhakeme sebebi olabileceğini vurgulayan Yalçınbayır, bu tartışmaların seviyesinin belli düzeyde kalması gerektiğini, aksi halde devleti tahrip etmeye dönek anlayışlara hizmet edeceğini ileri sürdü. Yalçınbayır, "Türkiye, kritik bir süreci yaşıyor, biz de merakla izliyoruz" diye konuştu.
CANDAN: PAŞALAR İDDİANAMEYİ OKUMAMIŞ
SP Grup Başkanvekili Veysel Candan "Paşaların iddianameleri tam okumadıkları anlaşılmaktadır" dedi. Candan, Susurluk olayı ile ilgili yargı sürecinin tamamlandığını ve bir karar verildiğini anımsattı. Korkut Eken'in avukatlarının karar düzeltme hakkını kullanmak istediklerini belirten Candan, şöyle konuştu:
"Gelinen bu noktaya kadar bu açıklamaların yapılmayışı, emekli askerlerin şahitlik yapmaması, kamuoyunda biraz garip karşılanıyor. Bir insan aldığı kararı suiistimal ettiyse bunu hesabını vermeli. Yoksa buna yargı karar verecektir ki, vermiştir. En azından görev verilirken dikkatli olunması gerekirdi. İta amiri, görev yaptığı çalışanın yanlışlarından da sorumludur.
Paşaların iddianameleri tam okumadıkları anlaşılmaktadır. Okunmuş olsalardı daha değişik görüşler ortaya çıkacağı kanaatindeyiz. Son karar verilinceye kadar insanlar suçsuzdur, ancak yargı son kararını vermiştir."
ARABACI: SUSURLUK'U YARATANLAR DIŞARIDA
DSP Bursa Milletvekili Ali Arabacı, emekli generallerin Korkut Eken'le ilgili açıklamalarının, "Susurluk'u asıl yaratanların cezaevi dışında olduğunu ve devletçe tam anlamıyla korunduklarını açık ve net bir şekilde ortaya çıkardığını" söyledi.
Yaşananların hukuk devleti açısından yüz karası bir durum olduğunuifade eden Arabacı, "Tarih bunu yazacaktır. Hem hukuk devleti olduğunuzu söyleyeceksiniz hem de hukuk devleti ile bağdaşmayan kabul edilemeyecek bir tutum sergileyeceksiniz. Devlet üzerindeki hukuksuzluk şaibesini ortadan kaldırmak zorundadır" dedi.
SAVAŞ: AÇIKLAMALAR DELİL NİTELİĞİ TAŞIYOR
DSP Sakarya Milletvekili Ramis Savaş, emekli generallerin Korkut Eken'e destek veren açıklamalarının, bir dönem yaşananların ve tam olarak ortaya çıkarılamayan gelişmelerin "Delil"i niteliğini taşıdığını söyledi.
Savaş, 12 Eylül öncesi ve sonrası ile diğer askeri darbeler dönemine ilişkin henüz bir "Beyaz sayfa" açılamadığını, ayrıca "Devlet-çete-mafya" ilişkilerinin de karanlıkta kaldığını bildirerek, "Bu gelişmeler bunun için bir fırsat olarak kullanılabilir" dedi.
ARINÇ: FAİLİ MEÇHULLERİN BU EMİRLERLE BAĞLANTISI VAR MI?
AK Parti Grup Başkanı Bülent Arınç, Parlamento'da düzenlediği basın toplantısında, "Türkiye bir hukuk devleti ise bu yapılanlar ve söylenenler yargıya açıkça müdahaledir" şeklinde konuştu.
Arınç, yargının abluka altına alınmış olmasının, hakimler üzerinde değişik etkiler meydana getirebileceğini savunarak, bunu önlemenin Hükümet, Parlamento ve siyaset başta olmak üzere herkesin görevi olduğunu söyledi.
"Emekli generallerin suç işleme imtiyazı mı var Türkiye'de, bir dokunulmazlıkları mı var?" diye soran Arınç, Eken'e destek verenlerin, "biz emir verdik, O uyguladı" dediklerini, suç teşkil eden hiçbir emrin yerine getirilemeyeceğini ifade etti. Arınç, "Bu kişilere soruyorum; siz hangi emri verdiniz? Neyi yapmasını istediniz? Faili meçhul cinayetlerle ilgili kalın dosyaların içinde hala aydınlatılmamış olayların bu emirlerle bir bağlantısı var mı?" diye konuştu.
PİŞKİNSÜT: DEMOKRASİ DÜŞMANLIĞI
Toplumcu Demokratik Parti Genel Başkanı Sema Pişkinsüt, emekli paşaların açıklamalarını demokrasi düşmanlığı olarak değerlendirdi. Pişkinsüt, hukuk devletine karşı suç işleyenlere, "bu eylemler bilgimiz dahilindedir" denilerek sahip çıkılmasının Susurluk olayına yeni bir boyut kazandırdığını kaydetti. Pişkinsüt, bu konuda savcıları ve Adalet Bakanı'nı göreve davet ettiğini bildirdi. Hukuk devleti düşmanlarının fırsat buldukça ortaya çıkmaya devam ettiğini bildiren Pişkinsüt, emekli generallerin açıklamalarıyla ilgili olarak, "Bu ifadelerin yargıda hesabı verilmelidir" dedi.
SAĞLAR: EŞREF BİTLİS OLAYINI AÇIKLASINLAR
Görevini tamamlayan eski TBMM Susurluk Komisyonu üyesi Fikri Sağlar, "Yargının çete kurduklarına karar vererek mahkum ettiği kişileri koruyan ve kahraman ilan edenler, uyuşturucu ve katliam sanıklarından oluşan bu çetenin her yaptıklarının bilgileri dahilinde olduklarını itiraf edenler, yargı önüne çıkarılmalıdır.
Bu itirafların ardından şimdi hukuk devleti derin devlete karşı mücadele etmek zorundadır, çünkü itiraf etmişlerdir. Türkiye'de 17 bin 547 faili meçhul cinayet dosyası ortada durmaktadır. Ayrıca bu dosyaların en önemlisi Eşref Bitlis dosyasıdır. Eşref Bitlis ve diğer faili meçhul cinayetlerle ilgili olarak dönemin sorumluları kamuoyunu bilgilendirici açıklamalar yapmak zorundadır" dedi.