|
BANKALAR borç alıp borç veren kuruluşlardır. Bilançolarındaki göreli olarak az miktardaki sermayeleriyle halktan mevduat toplarlar ve devlet dahil ekonomideki şirketlere kredi verirler.
Kredilerini artırmak istediklerinde borçlanmalarını artırmak durumundadırlar. Kredi satamadıklarında mevduat faizlerini düşürüp halk açısından mevduatı cazip olmaktan çıkarırlar.
Her ekonomik birim gibi, bankalar da verdikleri borçları geri alamayabilirler. Onlar da gelirlerini hesaba yazıp tahsil edemeyebilirler. Bu gibi durumlarda bankalar yaptıkları borçlanmalarla geri alamadıkları kredileri, tahsil edemedikleri gelirleri ve zararlarını finanse etmek durumunda kalabilirler.
KAMU
Aşağıdaki tabloda, Türkiye Bankalar Birliği verilerinden, kamu ve özel bankaların şirketlere ve devlete açtıkları toplam kredilerinin (kötü krediler hariç) kaç katı mevduat topladıkları verilmektedir. Ortaya çıkan resim ilginçtir. Kamuoyunda ‘‘görev zararı’’ olarak bilinen kamu bankalarının devletten alacakları arttıkça, verdikleri kredilerden çok daha fazla mevduat toplamak zorunda kalmışlardır.
Söz konusu oran 1997 yılından sonra hızla yükselerek 1.3 civarından 2000 yılı sonunda 2.4'e yükselmiştir. Yani kamu bankaları devlet iç borçlanma senetleri yoluyla devlete ve şirketlere verdikleri kredilerin yaklaşık 2.5 katı mevduat toplamak zorunda kalmışlardır. Mevduatın büyük bir bölümü kamu bankalarının zararlarının finansmanında ve ‘‘görev zararları’’nın finansmanında kullanılmıştır. Kısaca, getirisi olmayan ya da düşük olan varlıklar maliyetli kaynaklarla finanse edilmiştir. 2001 yılında devletin kamu bankalarına olan borçlarını káğıt vermek suretiyle kapatmasıyla, söz konusu oran hızla düşmüştür. 2001 yılının eylül ayında bu oran 1.1 olmuştur.
ÖZEL
Özel sermayeli bankalarda ise krizlerle beraber, kamu bankalarındaki kadar korkutucu olmasa da, daha farklı bir eğilim gözlenmektedir. 1997 yılına kadar kamu ve özel bankalarda mevduat/kredi oranı 1.1-1.4 düzeyinde yaklaşık aynıyken, 1998'den sonra kamu bankalarında bu oran fırlamış, özel bankalarda ise artma eğilimine girmiştir.
Krizlerle beraber, özel bankalarda da bu oran daha hızlı artmaya başladı ve 2001 yılının eylül ayı itibarıyla 1.6 oldu. Bu artışın bir kısmı likit varlıkların artışından kaynaklansa da, özel bankaların da mevduat toplama ihtiyacı artmış görünmektedir.
Kamu bankalarının bilanço yapıları göreli olarak düzeltildi. Şimdi özel bankaların bilanço yapılarının bozulmasının önüne geçilmesi gerekiyor. |