Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayşe Avcı, ani başlayan ve kaşlardan ve gözde yoğunlaşan, burun ağız, gögüs kafesi, bel ve ayaklara kadar inen tiklerin, erkeklerde kızlara oranla 3-4 kat daha fazla görüldüğünü söyledi.
Tiklerin sadece motor kaslarda değil, burun çekme, garip sesler çıkarma ve öksürme gibi ses tikleri şeklinde de olabildiğini belirten Avcı, en sık rastlanan göz tiklerinde, ailelerin göz hekimine başvurmayı tercih ettiklerini, oysa bunun psikolojik bir tedavi gerektirdiğini anlattı.
Avcı, tiklerin ani başladığını, erkeklerde kızlara oranla 3-4 kat daha fazla görüldüğünü belirterek, ''Olguların yüzde 90'ında ilk belirtiler 10 yaşından önce başlamakta. Ancak, literatürde 35 yaşından sonra başladığı da görülmektedir'' dedi.
ÇEVREDEN UZAKLAŞTIRIYOR
Çocuklarda yoğun olarak görülen rahatsızlığın ilerleyen yaşlarda sosyal çevresinden uzaklaşma gibi psikolojik sorunlara yol açabileceğine dikkati çeken Avcı, tik bozukluğunun yüzde 30-40'ının ergen dönemde hafiflediği, erişkinlikte devam edenlerin ise yüzde 30'unda önemli derecede düzelme görüldüğünü ifade etti. Avcı, şöyle devam etti:
''Tik bozukluklarının nedenleri tam olarak aydınlatılamamış olmakla birlikte, nörolojik, genetik ve psikolojik çalışmalarda çeşitli sonuçlar alınmaktadır. Genetik nedenlerin yüzde 60-80 arasında olduğu da araştırmalarda ortaya çıkmıştır.''
BOĞAZ ENFEKSİYONLARINA DİKKAT
Avcı, son yıllarda yapılan bazı çalışmalarda ise tik bozukluklarının ateşli hastalıklar ve boğaz enfeksiyonu sonrasında da başladığının görüldüğünü belirterek, ''Bunlar, bir takım antibiyotiklerin de kullanıldığı ilaç tedavisi ve davranışçı tedavilerle giderilebiliyor'' dedi.
Tik bozukluklarının heyecan anında arttığını, uykuda ve sevilen bir işe yoğunlaşıldığında ise genellikle geçici olarak azaldığının da bilindiğini belirten Avcı, görülme sıklığının ise küçük yaş gruplarında yüzde 4-5'e kadar çıktığını kaydetti.
Avcı, ''İlaçla ve davranış tedavileri ile yüzde 70-80 oranında başarı sağlanabilmektedir. Aileler çocuklarda bu tür bozuklukları farkettiklerinde zaman geçirmeden uzmana başvurmalı ve tedaviye başlamalıdır'' diye konuştu.