|
ABD yönetiminin, 11 Eylül sonrası, terörle bağlantısı olduğundan şüphelendiği kişileri, sorgulanmak üzere gizlice başka ülkelere yolladığı ortaya çıktı.
Washington Post'un haberine göre, şüpheliler, skandal bir biçimde, yasal iade prosedürleri by-pass edilerek, Ürdün ve Mısır'ın da aralarında bulunduğu, ‘sorgulama sırasında işkencenin yaygın bir biçimde konuşturma yöntemi olarak kullanıldığı ülkelere’ gönderiliyor. Skandalın patlak vermesiyle, ABD'nin insan hakları konusundaki çifte standardı da su yüzüne çıkmış oldu. ABD, bir yandan işkenceye karşı çıkarken, bu şüphelileri işkence görmeleri için bir başka ülkeye gizlice teslim etmekte sakınca görmüyor. Skandalın bir başka boyutunu da ABD Dışişleri Bakanlığı, şüphelilerin gönderildiği ülkeleri, geçenlerde yayınladığı insan hakları raporunda ‘işkenceye rastlanan ancak gelişme kaydeden’ ülkeler kategorisinde göstermesi oluşturuyor. Batılı diplomat ve istihbarat kaynaklarının verdikleri bilgiye göre, şüphelilerin gönderildiği ülkelerin arasında bulunan Ürdün ve Mısır'ın istihbarat örgütleri, CIA ile yakın ilişki içinde. Bu ülkelerde sorgulama sırasında, işkence ve tutuklunun ailesine tehdit gibi yöntemlerin kullanıldığı biliniyor.
YASALAR ÇİĞNENDİ
ABD'de sorgulama sırasında zor kullanma veya işkence uygulaması yasak olduğu için, Washington yönetiminin böyle bir çareye başvurduğu belirtiliyor. Bir kaynak, ‘‘11 Eylül saldırılarından sonra, terörle bağlantısı olduğundan şüphelenilerek gözaltına alınan kişiler, ABD'de uygulanmakta olan sorgulama yöntemiyle konuşturulamadılar. Bu nedenle bu şüpheliler, CIA'nın işbirliği yaptığı ülkelerdeki istihbarat örgütlerine teslim edildiler. Bu iş gizlice yapılırken, tüm yasalar çiğnendi’’ diye konuştu.
MUHAMMED OLAYI
ABD'nin uygulamasına örnek olarak, Yemenli mikrobiyoloji öğrencisi Cemil Kasım Said Muhammed olayı gösteriliyor. Muhammed, Amerikan Cole Firkateyni'ne Yemen'de girişilen saldırının şüphelisi olarak Pakistan'da yakalandı. Muhammed, apar topar teslim edildiği ABD tarafından, sorgulanmak üzere gözleri bağlı ve zincire vurulmuş bir biçimde Ürdün'e gönderildi. ABD'nin bu tür uygulamalarına daha birçok örnek verilebileceği ve aslında ABD'nin bu uygulamalarını 1998 yılından bu yana büyük bir gizlilik içinde yürüttüğü belirtiliyor. |