|
Nuray BABACAN / DEMİRHAN HARARLI
İTÜ Rektörü Prof. Gülsün Sağlamer'in kabalıkla suçladığı Ediz Hun, "Asıl mağdur benim" dedi.
ANAP milletvekili Ediz Hun, önceki gün İstanbul'da yapılan ANAP Kadınlar Günü töreninde, İTÜ Rektörü Sağlamer'in yanında oturan Hülya Koçyiğit ile konuşmak için koltuğunun ucuna ilişmiş ve Sağlamer'in tepkisini çekmişti. Sağlamer'e ‘‘Ben milletvekiliyim’’ diyerek kaba davranmakla suçlanan Hun, olaydan büyük üzüntü duyduğunu ve kendisine yapılan hakareti hak etmediğini ifade etti. Ediz Hun, olayın nasıl geçtiğini anlatırken gözyaşlarını tutamadı.
ANAP milletvekili ve partinin kadın örgütlenmesinden sorumlu olan Ediz Hun, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Gülsün Sağlamer'le arasında yaşanan ‘‘koltuk tartışması’’nda, mağdur tarafın kendisinin olduğunu savundu.
Hun, önceki gün İstanbul'da yapılan ANAP Kadınlar Günü töreninde, İTÜ Rektörü ile yanyana oturan Hülya Koçyiğit'le konuşmak için koltuğunun ucuna ilişmiş, rahatsız olan Sağlamer tepkisini hem kendisine dile getirmiş, hem de kürsüden ‘‘Siyasetteki ayrıkotları temizlenmeli’’ demişti.
BÜTÜN GECE UYUMADIM
Sağlamer'e ‘‘Ben milletvekiliyim’’ diyerek kaba davranmakla suçlanan Hun, olaydan büyük üzüntü duyduğunu ve kendisine yapılan hakareti hak etmediğini ifade etti. Hun, Hürriyet'e yaptığı değerlendirmede, ‘‘Bütün hayatım boyunca tek bir kadına hakaret etmedim. Tek bir kadını kırmadım. Herkes benim bu konuda ne kadar hassas olduğumu bilir. İnanmazsınız üzüntüden uyuyamadım’’ dedi.
Hun, olayın yanlış anlamadan kaynaklandığını belirterek, ‘‘Oraya Mesut Beyi değil, çok yakın arkadaşım Hüyla'yı (Koçyiğit) görüp, yanaklarından öpmek için gitmiştim’’ dedi. Hun törende yaşananları şöyle aktardı:
ÖZÜR DİLERDİM AMA
‘‘İki gün Tunceli ve Elazığ'da Kadınlar Günü Programı yaptık. Oradan İstanbul'a geldim. Biraz yorgundum, çok kalabalık bir ortamda salona girdik. Hülya'yı gördüm. Yıllardan beri çok yakın arkadaşım. Ona bir merhaba deyip, yanaklarından öpmek için 5 dakikalığına koltuğun koluna iliştim. Kendisinden özür dileyerek, bir süre orada kaldım. Aslında kendisini tanırım. Tuzla'da da birlikte olmuştuk. Ancak yorgunluğumdan olsa gerek, gerekli yakınlığı gösteremedim. Kendisine sırtımı döndüğüm için de özür diledim. Ama tepki gösterdi. Gerginliğini görünce kalktım.
Oradan ayrıldıktan sonra ayıp ettiğimi düşündüm. Kendisine bir mektup ve bir çiçek gönderip, özür dilemeyi düşündüm. Ancak kürsüye çıkıp ‘‘Siyasetteki ayrıkotları temizlenmeli’’ dediği an bundan vazgeçtim. Ben bu hakareti hak edecek birisi değilim. Hayatım nezakete önem vermekle geçti. Kadınlara nasıl hitap edeceğimi çok iyi bilirim. Kadınların siyasette güçlenmesi için mücadele eden bir adamım. Çok kırıldım, artık kendisiyle görüşmem. Yolu açık olsun. Yalnız onu değil, tüm kadınları saygıyla kucaklıyorum.’’
İŞİMİ BIRAKIRDIM
Bu sözlerin ardından Ediz Hun telefonda ağlamaya başladı ve güçlükle konuşarak, şunları söyledi: ‘‘60 yaşında bir insanım, şu an gözlerim doldu. Benim için bu insanları temizlemek gerektiğini, toplantıdan ben ayrıldıktan sonra kürsüye çıkıp söylemiş. İyi ki oradan ayrılmıştım. Mesut Bey bana moral veriyor. Benim nasıl bir insan olduğumu bilirler. Çalışmak için buradayım. Bir hanıma saygısızlığı bilinçli olarak yaptığımı nasıl düşünürler. Beni temizlemek, ayırmak istiyorlarsa buyursunlar. Şunu da ilave etmek istiyorum. Bu olaylar böyle gelişmiş olsaydı, bu görevden ayrılır, üniversiteye gidip kendisinin elini öper, özür dilerdim...’’ |