10/03/2002 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Pazar
10.03.2002
Serdar TURGUT
Amerika hatıraları

Bir medeniyet düşünün ki bunun içinde hem 150 minimum kiloya sahip olan insanlar olağanüstü sayılara ulaşsınlar hem de yine bu medeniyet içinde insanın kolesterolünün 130' u aşması durumunda büyük felaketler yaşanacağı rutin bir haber olarak algılansın.

BÖYLE ŞEY OLMAZ.

BU BİR SAÇMALIKTIR.

Ama ne yazık ki Amerika böyledir işte.

Sinemaya gidersiniz mısır istersiniz.

Tezgahtar 'yağı nasıl olsun az mı çok mu' diye sorar.

Az olsun derseniz sivilceleri henüz patlamamış olan oğlancağız spor salonlarında ağırlık çalışmasında bile pekala kullanılabilecek büyüklükte olan mısır kutusunu bir aletin içine sokar ve üstteki musluğu açar.

Oradan saf eritilmiş tereyağı akıyor sevgili okurlar.

Ben bir keresinde, bunu yaşadıktan sonra 'Bol yağlı mısır'da neler olabileceğini görmek için bir köşede bekledim.

Bir yiğit geldi gayet tabii ki biraz sonra.

Yiğidin karısı da vardı.

Bunların sevişme sahnesini videoya çekseler rahatlıkla belgesel diye seyredebilirsiniz, yani toplamları 450- 500 kilo civarında olmalı.

Bol yağlı talep ettiler ve tezgahtar yine aynı işlemi yaptı.

Az yağlı mısır ile bol yağlı mısır arasındaki tek fark birincisinde hacim olarak mısırların daha fazla olması, ikincisinde ise hacim olarak yağın daha fazla olmasından ibaret.

Bu size küçük bir detay olarak gelebilir ama bana inanın değil ve o noktada önemli olan şey sinemada bu tür insanların, yani bol yağlı mısır alıp kilolarıyla birlikte içeriye girenlerin yanındaki bir koltuğa düşmemektir.

Bunu neden söyledin derseniz onu da anlatayım. Ben bir keresinde tamamen mecburen böyle bir adamın yanına oturmak zorunda kaldım sinemada.

Etleri ve yağları kendi koltuğuna sığmadığı için benim koltuğuma da taşıyordu.

Dikkat etmesem bir insan bataklığının içinde boğulup gitmem kaçınılmazdı.

Adam bu arada avucuyla ağzına attığı mısırları öğütürken arada bir de gülüyordu ve gülünce de etrafa bol yağlanmış mısır fışkırıyordu.

Bu fırlayan mısırlardan bazıları onun şort giymekte ısrarlı olan bacaklarına da düşüyordu ama oradan yere düşmüyordu çünkü bacağın içinde bir yerlerde yağlı mısırlar, bacak yağının içinde kayboluyorlardı.

Şimdi düşünüyorum da medeniyetler çatışmasında o adamın bile benim medeni diye tanımladığım tarafta olması hem bana hem de medeniyet kavramına bir hakarettir.

Bunu da bilin yani.

*

Bütün bunları anlatmaktan maksadım şu ki:

Ertuğrul Özkök'ün neden olduğu bir dizi zincirleme olay nedeniyle bizim gazetede geçen hafta yayınlanan kolesterol dizisinde verilen rakamlar katiyen moralinizi bozmasın.

Amerikalılar son zamanlarda işi iyice azıttılar. Örneğin tansiyonda normalin büyükte 11 küçükte yedi olmasında ısrarlılar.

Amerika'da bile bu oranın sürekli tutturulması mümkün değil çünkü bir adet az yağlı mısır yediğiniz takdirde bile sadece küçük tansiyonunuzun miktarı Amerikalılar’ın büyük ve küçükte normal olarak tanımladığı miktarların toplamına eşit oluyor.

Orada öyleyken burada durumu düşünüz siz.

Biz Akdenizli’yiz kardeşim, daha ana rahmindeyken kolesterolümüz helalinden bir 150'nin altına düşemez, biz kötü kolesterolü biliriz iyi kolesterol kullanmayız ve bütün bu gerçekleri genel yayın yönetmeninin bile değiştirmesi mümkün değil.


Serdar TURGUT
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Bahçeli'nin ağzındaki bakla
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  23'üncü kromozomun güzel farkı
 
    Ali Atıf BİR
  Fırça beylerle Natura Hanım'ın su bazlı aşkı
 
    Ayşe ARMAN
  Senin amirlerinde iş yok!
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  Erkek kanserden daha korkunç
 
    Bekir COŞKUN
  Yalancı bahar...
 
    Doğan HIZLAN
  Beethoven'ın sonatına karışan kağnı sesleri
 
    Doğan ULUÇ
  Adalet star görünce şaşılaşıyor
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Fogg olayı üzerine
 
    Ercan KUMCU
  Zaman geçiyor maliyet artıyor
 
    Erkan ÇELEBİ
  Telekom'a ‘kazı rahatla’ oyunu
 
    Ferai TINÇ
  Ulusal gururuma dokunanlar
 
    Gila BENMAYOR
  Beigbeder oyunu komünistlere verecek
 
    Hadi ULUENGİN
  Endişeli katil
 
    Kanat ATKAYA
  Şam’da kayısı
 
    Yurtsan ATAKAN
  İnternet’in ‘G’ noktası
 
    Muharrem SARIKAYA
  Pembe çatılı kent
 
    Murat BARDAKÇI
  Avrupa, Tuncer Paşa’yı hep haklı çıkarmıştı
 
    Pakize SUDA
  Gitmek
 
    Sedat ERGİN
  AB sancısı
 
    Tuğrul ŞAVKAY
  Bir finduğun içinu, yar senden ayrı yemem
 
    Uğur CEBECİ
  İşte U-2'nin hikayesi
 
    Yalçın BAYER
  Türkler out yabancılar in
 
    Yasemin BORAN
  Şansınızı algılayın
 
    Özdemir İNCE
  Türkiye örnek olamaz!
 
    Oğuz ARAL
  Ziyaret günlerim
 
    İlhan SÖYLER
  Jokeri çekti
 
    Korkut GÖZE
  Plan tutmadı
 
    Vedat OKYAR
  Daha çok su götürür
 
    İbrahim Bilik
  İtalya’da yasak
 
    Sevgi'nin Diviti
  Koçlardan veya Sabancılardan biri Titanic’e binse ne olurdu?
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com